YEĞEN KADROSU

Abone Ol

Memleketimizde maa­lesef bazı durumlarda ikili sorgulama yapılır.
Yaşanılan bir olaydan sonra “Sen de olsan ay­nısını yapardın” cümlesi­ni duyarsın.
Ne için yaşıyoruz, çocuklarımız için, yakınla­rımız için…
Belli bir konuma gel­dikten sonra yakınlarına veya çocuklarına faydan olamıyorsa sen o koltukta oturma!
Memlekette koltuk sahiplerine yakınları bu şekilde bakar…
Yakınların, koltuktan medet umma halleri o kendi başarısı ile geleme­dikleri koltuğu sahiplen­me durumları maalesef normal karşılanır.
Koltuk sahiplerinde ise “sen de olsan aynısı­nı yapardın” düşüncesi oluşmuş ise artık hiçbir değere, etik kurallarına bakılmaz maalesef!
Aslında tersini dü­şündüğün zaman ya da dillendirdiğin zaman anor­mal gözükürsün…
Mesela, Malatya Bü­yükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Çakır’ın yeğeni diplomasını alır almaz MASKİ’de işbaşı yapmıştı.
Adamın dayısı koskoca Belediye Başkanı! Ahlaki kurallarmış, birilerinin hak­kı yenmiş falan… Sıkıntı görmez işe yeni başlayan “yeğen” ama işveren ken­di işinin patronu değilse yani “Başkan’ım” diyece­ğine “dayıcığım” diyorsa ne kadar yazarsan yaz ya da haberini yaparsan yap, fark etmez.
Cevap verme gereği dahi duyulmaz!
Çünkü Başkan da aynı şekilde düşünüyordur:
“Sen de olsan aynısı­nı yapardın!”
Ya da yine büyük şehrimizin büyük beledi­yesinde çok anlamlı (!) işler yapan Zeki Sarılar’ın kızı yine diplomasını alır almaz işe girivermişti kaç yıl önce.
Yazdık, çizdik o dö­nemler…
Yine düşündük, “Sen de olsan aynısını yapar­dın” cümlesini…
Dün sağ olsun yine gazetemiz rutinin dışına çıkmış haber atlatmıştı.
Manşetten “Rektörden giderayak torpil” başlıklı haberi okumuşsunuzdur.
Haziran’da görevi son bulan İnönü Üniversite­si Rektörü Sayın Cemil Çelik Bey yeğenine kıyak geçmiş ve küçücük bir torpilcik yapmış!
Korumasını “tekniker” yapmış…
Koskoca REKTÖR ye­ğenini de “tekniker” yapa­mıyorsa üniversiteyi nasıl yönetecekmiş kardeşim!
Aşk olsun bizim gaze­teye, “giderayak” demiş manşetten…
“Giderayak” olsa Hu­kuk Fakültesi’ne tek kişilik kadro açıp kızını fakülteli yapar mıydı?
Adam hem dayı hem de baba... Bu son vaka­dan sonra “Sen de olsan aynısını yapardın” lafı hafif kalır.
Tepki çekebilir, en iyisi şundan gidilmesini tavsiye edelim:
“Sen de olsan aynısını bir kere yapabilirdin ama ikincisini ben de yapma­yacaktım. Ben de yeğen çok. Ne yapayım yeğen kadrosu boştu ben de doldurdum!”
Yeğen kadrosu boşa­lınca hemen doldurmak lazım cancağızım…
Biz de olsak aynısını yapacağız zaten!