Yedi bin ton tuz kullandık

Abone Ol

Malatya’nın trafik konusu oldu bitti sıkıntılı.

İnsan yarım saatte Yazıhan’dan geliyor, şehre girdikten sonra o süreden fazla zamanda merkeze ulaşıyor.

Sabah merkeze gelirken, akşam eve dönerken sıkışıklık had safhaya geliyordu.

İnönü Caddesi Atatürk zamanında açılmış ve Türkiye’ni uzun düz caddesi olduğu ve iki gidiş, iki gelişli dört şerit olmasına rağmen iki şerit adeta park yeri olarak yapılmış park edilince ve bu haksızlığı Devlet baba da görevini yapmadığı için önleyemeyince trafik giderek içinden çıkılmaz hale gelmişti.

Depremden sonra da haklı olarak ne kural kaldı, ne sevgi, ne saygı; her şey birbirine girdi.

Büyükşehir Başkanımız Sami Er bu trafik eleştirilerine, yakınmalarına çok mantıklı yanıt vermiş.

Demiş ki, “Şu anda ben de biliyorum şehirde bir trafik sorunu var. Şehirde bir yol sorunu var. Aslında, Malatya’da bir trafik problemi olmaması lazım. Ama takdir edersiniz ki, rezerv alanlar hala kapalı. Yollar var ama kapalı.  Ama açılmak üzere. Trafik rahatlayacak. Yollar hakikaten bozuldu. Malatya’da, 1263 lokasyonda inşaat var. Malatya’da, inşa işlerinde 1200 tane araç dolaşıyor, kamyon dolaşıyor. Ve Malatya’nın mevcut altyapısı yerine şu anda gördüğünüz gibi 35 milyarlık bir alt yapı yapılıyor. Şehir kazılıyor yeniden. Şehrin bütün şebekesi neredeyse yenileniyor. Birazcık sabırlı olacağız. Ama, ‘Siz sabırlı olun, biz rahat edelim’ demiyoruz size. Biz de, daha çok gayretli olacağız. Şimdi bir taraftan soğuk bir kış geçirdik arkadaşlar. Tam yedi bin ton tuz kullandık. Eksi 15’te hızlı bir şekilde organize olduk. Yağmurlar da olacak. Tozlar da olacak, o tozları da gidereceğiz inşallah. Birazcık sabır istiyoruz. Malatya’nın güzel taraflarını hep gösteririz inşallah.” diyor bizim Malatya’nın Büyükşehir Başkanı. Battalgazi Başkanımız Meslektaşım Bayram Taşkın da, Yeşilyurt Belediye Başkanımız Prof. İlhan Geçit Hocamız da akşam sabah, gece gündüz demeden işlerinin içindeler, başındalar, alandalar.

Bu günler geçecek, yine baharlar gelecek ve yeni bir Malatya dünyaya gelecek.

Ben de diyorum ki az kaldı, sabır, sabır.

Sami Er Başkanın dediği gibi, “Hep Malatya’mızın kötü yerlerinin fotoğrafını çekip paylaşmayalım. Bunun kime ne faydası var. Böyle gösterirsek, hangi iş insanı parasını alıp gelir de buraya yatırım yapar?

Ben şimdiden, yani fazla vakit geçmeden, bizim ünlü Kışla ve İnönü Caddelerindeki trafik sorununa çözüm olabilecek önerimi sunayım;

Özellikle bu iki ana caddemizde yoğunlaşan trafik sıkıntısının, başta acil ulaşması gereken sağlık, itfaiye, güvenlik araçları olmak üzere her türlü aracın gidişini engelleyen, durduran boyutta ve hepimizi canından bezdiren çekilmezlikte olduğu bir gerçek.

Dört şeritli bu caddelerin iki yanında gerçekleşen ve bir türlü önlenemeyen park edişler, dört şeritlik yolu iki şeride ve böylece yolun verimini yarıya değil belki de dörtte, beşte bire düşürmektedir.

Çünkü iki şeritte araçlar çok daha hızlı akacak, bu hız, kuyruklar ve beklemeler nedeniyle bir şeritte gerçekleşecek akış hızının iki katından çok çok fazla olacaktır.  

Önerim şu:

1.Cadde, birinden diğerine geçişi engelleyecek şekilde dört şeride bölünecek.

2.Şeritler arasında zorunlu geçişlere olanak vermek üzere, belirli aralıklarla açıklık bırakılacak.

3.Caddenin iki yanındaki yaya kaldırımlarından alınarak 50 - 100 m. gibi aralıklarla bir ya da iki araçlık, on dakikayı geçmeyen süreli duruş-kalkış yerleri oluşturulacak. Duruşun on dakikayı aşması halinde aracın çekilmesi, trafik cezası gibi yaptırım uygulanacak.

Caddeyi, birbirine geçişi engellenmiş dört şeride ayırmakla iki yana park etmiş araçların yolu tıkamalarının ve 4 şeridi 2 şeride düşürmelerinin önüne kesin olarak geçilmiş olacaktır..

Çünkü, şehrin kimi sokaklarında örnekleri olduğu gibi tek yönlü yolarda bir aracın park ettiği görülmemiştir.

Neden? Çünkü park edilince yolun kesin olarak trafiğe kapanacağı ve bunun ağır tepkiye yol açacağı her sürücü tarafından bilinmekte ve ona göre davranılmaktadır.

Kaldırımdan alınarak oluşturulacak park yerleri, araçların caddedeki mağazadan bir paket alıp çıkma gibi zorunlu ihtiyaçları karşılamaya yaradığı gibi esnafın da işine yarayacaktır.

Bu uygulama veya benzeri, Emeksiz, Fuzuli, Sivas, Hastane, Mehmet Buyruk, Paşaköşkü Caddelerinde de uygulanabilir.

Belki Türkiye’de benzeri yok ama bir ilk olabilir.

Caddelerin kaldırımlarının uygun, dulda yerlerine banklar konularak yaşlı yayaların dinlenmeleri, birini bekleyebilmeleri sağlanabilir.

Niye olmasın ki?

İnanıyorum ki, vatandaşlarımız bu banklara otururken veya kalkarken, “Bunu buraya koyandan Allah razı olsun!” diyeceklerdir.

Şehir merkezinde otopark yapılmasına da müsaade edilmemelidir.

Çünkü merkezde zaten bir yoğunluk var, bir de park yeri için gelen araçlar olmamalı.

Bir gün önceki valilerimizden İbrahim Halil Daşöz’ün ziyaretine gitmiştik.

Odasının yan tarafındaki Temelli Pasajını göstererek, “Buranın altını otopark yapmak gerekir.” demişti.

Ben de bu itirazı yapmıştım.

Bir gün de önceki, Büyükşehir Başkanımız Ahmet Çakırla Er TV’de Mikail Pelit ve eşi Neriman Pelit hanımın konuğuyduk. Trafik konusunu konuşurken, ben yine, “Otoparklar şehrin girişlerine yapılmalı” deyince, Mikail bey itiraz etmişti. Ahmet bey, “Evet, evet, teknik adamlar böyle diyor.” diyerek beni desteklemişti. Meğer, biz teknik elamanlar gibi düşünüyormuşuz!!!

Şimdi başka bir şey söyleyeceğim: Adıyaman, Sincik, Çelikhan üzerinden, Çat Barajı yanından gelip batıya gitmek isteyen araçların, Çırmıktı’da akan o çayın akış yönünün solunda bulunan yoldan giderek, Turgut Özal Viyadüğünden geçmeden Ankara asfaltına girme imkanları var.

Bu yol gidiş-geliş olarak genişletilip geliştirildiğinde önemli bir güzergah olur.

Bu, hem o yöreyi, güzergahı şenlendirir, hem de doğu-batı doğrultusunun tek geçidi olan viyadüğün trafiğini rahatlatır.

Teknik adamların, siyasilerin, “Olmaz ya!” değil, “Neden olmasın!” olumlu yaklaşımıyla bu yolu incelemeleri, yerelde ve sonrasında Ankara nezdinde gündeme getirmeleri gerekir diyorum.

Ayrıca…

Bildiğimiz gibi, Malatya’mızın, viyadük denilen, uzun, yüksek köprüsü yapılmadan önce araçlar, Beylederesi vadisine inip, köprüden geçip, yukarı çıkarak Adana, Ankara yönüne giderdi.

Bu yol çok büyük emekle genişletilip bitirildikten kısa süre sonra da Viyadük yapımı başlamıştı.

Viyadük yapılınca, önceki yola gerek kalmadı, kapatıldı.

Ben derim ki, gene o viyadüğün yükünü hafifletmek için bu eski ama çok işe yarar yolu da açalım, devreye sokalım.

Trafiğin çok yoğun olduğu zamanlarda, özellikle viyadüğün bakımı, onarımı yapıldığı günlerde bal gibi çözüm olur.

Malatya’ya girişi, sağdan gelindiği ve eski yol da sağda olduğu için kolay olur.

Ama Malatya’dan çıkışı, sola dönülecek ve geliş istikametindeki araçların yolunu kesecek olmasından dolayı trafik lambasını gerektirecektir; o kadar. 

Büyükşehir Başkanımız Sami Er’den duyduğuma göre, ikinci bir viyadük yapılacakmış.

Yapılsın, çok güzel olur.

Malatya çok büyüyecek inşallah, çok büyüyecek…