YAZIN PİŞEN KIŞIN DONAN CAMİLER

Abone Ol

Onca köşe yazarı var memlekette, onca gazete, onca televizyon…

Hani diyoruz ya yüzde 99, diye…

Kaç yıl önce “camiler” ile ilgili bir yazı yazmıştım. Okuyan din görevlileri beni gördüğü zaman tebrik etmişlerdi. Kimselerin bu tür konulara girmediğine dem vurmuşlardı.

Malatya için konuşalım…

Allah aşkına Malatya’da klima sistemi veya soğutma sistemi iyi olan bir cami var mı?

Ya da kaç cami var?

Hadi teknik bi soru sorayım:

Camilerdeki klimalar alınırken BTU (halk arasında BÜT derler) hesaplamasını bilen bir yetkili var mıdır?

Bir evin salonuna alırmış gibi klima alınmaz camiye!

Geçen gün hava sıcaklığını bir derece dahi düşüremeyen bir klima gördüm camide, yetmiyordu ve boşa elektrik harcıyordu sadece.

Kendimize biraz değer verelim ve inanın bundan yirmi-otuz yıl öncesindeymiş gibi yapmayalım.

Camiler bir minber bir hutbeden oluşmuyor artık.

Malatya’da maalesef camilerimizde kışları donarsın yazları pişersin!

Çünkü sadece beş vakit düşünülür…

Sadece beş vakit cami cemaati gibi camisine giden görevli için fazla bi şey bekleme, diyebilirsiniz.

Ama sistem gerçekten yanlış ve şu sıralar “paralel” terör örgütleri ile uğraşırken başka cemaatler yerine cami cemaatini önemseyelim.

Öncelikle camilerimizi yaşam alanı gibi daha insancıl bir hale sokalım.

Camideki ses sistemini yıllardır kullanılmasına rağmen halen gerçek manada kullanmayı bilmeyen, tek bildiğinin sesi sonuna kadar açmak olduğunu zanneden cami görevlilerimiz var maalesef.

Camilerimiz yaşam alanıdır, elini eteğini bu dünyadan çekmiş insanların tapulu yerleri değildir.

Sadece 70 yaş ve üzeri insanların ikamet ettiği ve maalesef müftülük tarafından da öyle görüldüğü yerler değildir.

Bu son cümleme karşı bir görüş gelirse tek tek sayarım. İsim isim söylerim.

Her gün ya da her hafta Cuma günü soğutma yerine sadece “elektrik” harcayan makineler çalışıyor camilerde…

Herhalde bunu ben tek fark etmiyorum!

İl müftülüğünden de birileri görmüştür!

Mesela bazı camilerde klima veya doğalgaz olmasına rağmen imamın tam karşısında yazın vantilatör kışın bir ısıtıcı olur.

Niye?

“Aldığımız klima soğutmuyor camiyi o yüzden ben burada kadrolu olduğum için kendime vantilatör aldırttım” mı oluyor!

Yine söylüyorum, bu çelişkiyi herhalde yine ben tek görmemişimdir!

Bizde maalesef sesi güzel olan imamı “muteber” kabul ederiz. İyi nağme yaptın mı iyi imamsındır bu topraklarda!

Tekrar ediyorum;

Camilerimiz bundan 20-30 yıl öncesinin camileri değil…

Artık din görevlilerimize iyi ezan okuma kurslarının yanında camideki elektronik aletlerin kullanımı ile ilgili kurslar açılmalı müftülükler tarafından…

Hatta bana göre Diyanet İşleri Başkanlığı her şehre belli sayıda “teknik personel kadrosu” vermelidir.

Camilerdeki tüm ses sisteminin, sinyal kesici cihazların, ısıtma-soğutma sistemlerin gözden geçirilmesi ve yeni alınacak her elektronik eşyanın o “teknik personelin” onayından sonra alınması gerekir.

Diyanet içerisinde kaç dernek var bilmiyorum ama bildiğim bu derneklerin gerçek manada faaliyet yapmadıklarıdır.

Herkes bırakmış, herkes izliyor maalesef!