Yarının çocukları...

Abone Ol

Günümüz yaş jenerasyonları değiştikçe bir gelişim beklenir ancak toplumsal yapımıza bakarsak sadece değiştik ama gelişemedik diyebiliriz.

Eğitim sisteminden, aileden başlayan bu değişim yarına nasıl yansıyacak açıkçası umutsuz bir merak ile bekliyoruz. Gençlik rüyalarınız her insan için başka iken şuan ki toplumda ahlaklı olsun yeter diyebileceğimiz gençleri, çocukları arar olduk. Yarını emanet edip huzurla köşemizde çekileceğiniz gençler şuan internet ortamının vermiş olduğu sanal ortamda hayatlarını geçirip toplumsal gerçeklikten uzak ve toplumsal yapıya ters şekilde bir topluluk haline gelme yolunda hızla ilerliyorlar. Hatta gençleri etkileyen ve örnek olacak dediğimiz yaş guruplarında bile bu olumsuz değişim etkilerini görebileceğimiz örnekler mevcut.

Toplumsal hayatımızın bozulmasına giderek alışmaya başlıyoruz öyle ki artık aileler çocuğumuz gizli bir şey yapmasın, bizimle aynı sofrayı paylaşsın, kötü alışkanlığı olmasın diye avunarak gençliğe geniş ve rahat hareket edebileceği nasılsa ailem bir şey demez mantığıyla yaşam sürdüren bir genç nüfus oluştu. Bu durumun etkisini bir kaç yıl sonra yaşayacağız ve yaşlı nüfus bu durumu olumsuz etkilerini pişmanlıkla izleyecek.

Aile yaşamında başlayan eğitimin bu denli değişmesi okul yaşamını da etkiler durumdadır. Gençlerin okula ihtiyaç yokmuş gibi davranması, dersleri dışında ne varsa ön planda tutmaları ve ailelerin benim çocuğum özgüvenli olsun kimse bir şey diyemez mantığı asıl tehlikenin şimdiden tohumlarını ekiyor.

Hayat çok hızlı bir nehir gibi akıp gidiyor yaşadığımız ortamın 5 yıl öncesi ve bugünü kıyaslarsak değişimin bize faydadan çok zarar getirdiğini görmemek elde değil.

“Her değişim bir gelişimdir ama her gelişim olumlu olmayabilir.” Bu cümle sanırım günümüz toplumsal değişiminin ne ölçüde olduğunu anlatabilir.

Yarına umutla bakıp, huzurla yaşayacağımız günler görmek dileğiyle...