Yarımın Yönetimi
Anadolu’da gelinlerine sürekli zulmeden zalim mi zalim bir kaynana varmış.
Öyle ki gelinlerine bir ekmeği dahi çok görürmüş.
Ekmekleri kapalı bir alanda saklayıp etrafına da un serpermiş ki gelinlerden biri gelip kendisinden habersiz ekmek alırsa ayak izlerinden hangi gelin olduğunu anlasın.
Zalim kaynananın aklı ve kurnazlığı ile nam yapmış gelinlerinden Perihan bir gün kapalı alandan ekmek almak üzere binmiş eşeğin sırtına, yanaşmış ekmek istifine, istifin üzerinden birkaç ekmek almış ve yine eşeğin üzerinde ayrılmış alandan.
Kaynana içeri girmiş ekmeklerin azaldığını fark edince yere serpiştirdiği unların üzerindeki izlere bakmış. Yerde eşeğin ayak izlerini görünce ‘’ izler ne kadar eşeğin izi de olsa akıl yine Perihan’ın aklı’’ demiş.
Tecrübeli bir sendikacı ile yapmış olduğum bir sohbette bazı kurumlardaki yöneticilerin değişkenlik gösteren ahlaki yapılarını konuşurken tecrübeli sendikacı sözü Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine getirdi.
Hiç böyle düşünmemiştim dedim kendi kendime. Dinlemeye devam ettim.
Tecrübeli sendikacı insanların temel ihtiyaçlarını Maslow’un penceresinden anlattı.
Maslow, ‘’Fizyolojik ihtiyaçlarını gideren bir insan güvende olmak ister, güvenliğini sağladıktan sonra sevmek ve sevilmek ister’’ der. Dördüncü sırada ise insanın toplumda saygınlık görme isteğinin yer aldığını söyler.
Sendikacı sözlerine devam ederken kafamda bu yazının ana fikri oluştu.
İtibar temel bir ihtiyaç olduğuna göre, açlıktan ölmemek için harama tevessül etmek zorunda kalan bir insanın, itibar için de ahlaki sınırları aşma dürtüsünün normal kabul edilip edilmeyeceği ile ilgili çok düşündüm.
Ancak açlıktan ölmemek için harama yönelişin yine helal sayıldığı, hatta bu noktada ölürüm de yemem psikolojisinin haram sayıldığı bir anlayış ilahi bir emrin gereğidir.
İtibar için de bunun böyle olacağına dair kararı ancak insan verebilir. Bu noktadaki ilahi gerekçeler tamamen safsatadır.
Emri altında çalışanlara zulmü mubah görüp üstlerine her şey yolunda izlenimi vermek isteyen beceriksiz bir yöneticinin bunu tek başına başaramayacağı aşikardır. Bu durumu resmetmek için de uzun uzadıya düşünmeye gerek yoktur.
Bu kafa yapısındaki bir yönetici yarımdır. Diğer yarısını mevcudiyetini koruma veya yükselme adına çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile birlikte olduğu izlenimi vermekten geçtiğini düşünür.
Emri altındakilerin tamamına gücü yetmez. Diğer çalışanlara korku salmak ve şovunu yapmak üzere bir kişi seçer ve onun üstüne gider. Elinin altında kendisi ile aynı kafa yapısına sahip birkaç ayak takımı mutlaka vardır. Senaryoyu ayak takımına yazdırır, oyunu hep birlikte oynarlar. Galibiyeti tek başına ilan edip mağlubiyeti ayak takımına mal ederler.
İzler eşeğin izleridir ancak akıl Perihan’ın aklıdır.
Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…