Kalan maçlarımızın hepsi önemliyken, dün İnönü Stadı’nda 0–0 berabere kaldığımız Ümraniyespor karşılaşması ligdeki iki takımın konumu açısından baktığımızda bizim için en önemlisiydi.
Böylesine bir müsabakada iki takım adına girilen pozisyon sayısının ikiyi bulmadığını belirtirsem inanın yanlış olmaz. Ben müsabakayı tabiî ki kendi takımımız adına değerlendirmek istiyorum. Yarım gol pozisyonu ile bitirdiğimiz bu hayati karşılaşmanın yine son 35-40 dakikasını on kişi oynamak zorunda kaldık.
Müsabaka öncesinde ekibimiz için en büyük handikapın, Sadık, Samed, İrfan gibi as oyuncularımızın yokluğu yanında, iç saha maçlarında her zaman 12. adam olarak görev yapan ve takımı kazanma adına ateşleyen taraftarlarımızın olmamasıydı. Bu sebepten olsa gerek, kazanmamız gereken bu karşılaşma da bir türlü vites yükseltip tempomuzu arttıramadık ve gereken baskıyı rakip üzerinde kuramadık. Sadece Ersin Veli’nin yediği kırmızı kart sonrası 20 dakika, özellikle orta saha da sert oynayıp rakibe oyun kurma ve hücuma organize çıkma fırsatı tanımadık.
Eğer, kırmızı kart sonrası bunu yapmayıp oyun disiplininden kopup, demoralize olsaydık mağlubiyetimiz de kaçınılmaz olurdu. Rakip Ümraniyespor her ne kadar oturaklı bir takım görüntüsü sergilese de, beraberlik için geldiği bu maçta eksik kalmamıza rağmen üzerimize gelmeye cesaret edemediler. Sadece kaptan Ramazan’ın kademeye girip önlediği bir pozisyonda defansın arkasına koşu yapıp gol atmaya çalıştılar.
Kazanabilsek çok şeyler kazanacağımız bir karşılaşmadan beraberlikle ayrılmak, hele de Turgutlu, 1461 Trabzon maçlarından 6 puan aldıktan sonra hiçte iyi olmadı. Lakin, 40 dakikasını eksik oynadığımız karşılaşmayı mağlup kapatsak, bence şampiyonluk şansımız da bitebilirdi diye düşünüyorum.
Müsabakaya başlarken böyle bir takım dizilişi ile sahada yer alacağımızı söyleseler çok garipserdim. Geçen hafta tamam da, Koray’ın bu maçta sağ bek olarak başlaması anlaşılır gibi değil. İçeride ve kazanman gereken bir karşılaşmayı Koray gibi sadece stoper özelliği bulunan bir oyuncuyla oynamak ne derece doğrudur bilmiyorum. Sağ ayağı sadece yürümeye yarayan Hüseyin Kar’ın sağ kenarda oynaması, Aydın Çetin’in ise belki de veriminin en düşük olacağı sol önde görev yapmasını da hiç mi hiç anlamadım. Aydın Çetin kaleye yakın oynadığı sürece bu takıma fayda sağlar ve goller atar. Serkan Çalık ise hazır olduğu her zaman bu takımda görev alacağını düşünüyorum.
Bu yazdıklarımın müsabakanın skoruyla alakası olmadığını açıkça belirteyim. Ayrıca İrfan Başaran’ın bu takım için ne denli önemli bir oyuncu olduğunu hepimiz gördük. Çünkü organize olmada büyük sıkıntılar yaşadık. Eksik olan futbolcuların takıma girmesiyle umarım yine galibiyetler alırız.