Haftalar sonra yönünü galibiyete çevirmiş bir Malatyaspor vardı sahada. Öyle ahım şahım bir futbol oynamadı ama önceki maçlarda eksik olan ne varsa cumartesi birazını tamamlamıştı. İyi bir sonuçla rakiplerin de kaybetmesiyle, haftayı karlı kapattı.
Son 5 maçında kazanamayan bir takım psikolojisinden, lideri deviren bir takım görüntüsüne geçen Alima Yeni Malatyaspor, hem moral kazandı hem de 3 puan. Bu galibiyet sonrası futbolcular, hafta sonu oynanacak derbiye başları yerde değil kafaları dik bir şekilde çıkacaklar.
Günün yıldızı tartışmasız Sadık Çiftpınar’dı. Müsabakanın ikinci yarısında onunla başlayan başkaldırı, galibiyeti getirdi. Mücadeleyi alevlendirmenin meşalesini yaktı. Tempoluydu, yürekliydi, düşüncede de hızlıydı eylemde de… Partneri Godoy’un açığını kapatan, onu sırtında taşımaktan bile gocunmayan futbol işçisi. Alkışlarım sana gladyatör Sadık Çiftpınar...
Bir de Osman Fırat vardı, üvey evlat muamelesi gören, hak ettiği halde forması verilmeyen… Buram buram tecrübe kokan, koca yürekli adam. Mücadelene, yüreğine kocaman alkış. Rakibin en etkili silahı Isaac’ı sol çizgiye hapseden, aylardır o kulvarı yol geçen hanı gibi kullanan rakiplere dar eden ve takımın en torpilli oyuncusunu bile keserek bu yükün altından kalkan Malatyalı Osman, performansın takdire şayan.
Guido’nun iyi oyunu, Ali Sakal’ın değişmeyen savaşçılığı ve Umut Nayir’in yıpratıcı özelliği maçın kazanılmasında önemli etkenlerden diğerleriydi.
Kamp akşamı tesislere giderek oyuncularla samimi ve içten bir konuşma yapan tribün liderlerinin galibiyete etkisi de yadsınamaz. Onların yaptığı maç konuşması eminim İrfan Buz’un haftalardır sağlayamadığı motivasyonu yaratmıştır.
Belki bunları cevaplarsın!
Lig TV’nin “Vay Be” programına konu olacak golle gelen galibiyetten sonra, İrfan Buz’un basın odasındaki afrasına tafrası na baktım da bana nur içinde yatsın, rahmetli Kemal Sunal’ın ‘Sahte Kabadayı’ filmini hatırlattı.
Komik bir filmdi, çok da gülmüştüm. O sahneleri tekrar yaşattığı için İrfan hocaya ne ka-dar teşekkür etsek azdır. Soru almayacakmış, kendisinin görevde kalmasını sağlayan futbolcularını kutlayacakmış, bu süreçte yazıp çizenlere de alınan galibiyet en güzel cevap olacakmış…
Şimdi bu kastettiği yazan çizenlerden biri olarak sana soruyorum İrfan Buz:
*Son haftaların en formda iki oyuncusu kaleci Ertaç ve Sandro Gotal kadroda neden yoktu? Sakatlar mıydı, hastalar mıydı yoksa malum sıkıntılar mı vardı?
*Başkan ve yönetim Alanya maçından sonra yeni bir teknik direktör arayışına girmiş mi?
*Takım da egeli efeler var mı?Varsa bunlardan biri Sait Karafırtınalar ile telefon görüşmesi yapıp, ‘hocam senin bu takıma gelmeni istiyoruz’ demiş mi?
*Bu takımın kaptanlarıyla neredeyse 24 saatini geçiren bir vatandaş, ekranda Sait Karafırtınalar’ın gündeme gelmesini eleştiren bir basın mensubunu arayıp, ’Sait hocanın içerde 10 tane oyuncusu var, gelirse iyi olur’ demiş mi?
Şimdi neyine inanayım ki?Kaybedince sesi çıkmayan kazanınca ortalığı yangın yerine çeviren bir başkan portresi çizen Adil Gevrek’in, maç sonrası yaptığı gruplaşma iddialarına karşı, ‘öyle bir şey yok’ açıklamasının da benim nazarımda, hükmü yok! Malatyalılar takımlarına sevdalı olabilir ama kör değiller. Sen, kendi takım oyuncun olan elin Nijeryalısı Mba tarafından yalanlanan bir kulüp başkanısın. Ben senin neyine inanayım şimdi.
Yalan doğrudan arta kalan değildir. Yalan, doğruyu ortadan kaldırmak için üretilmiş sinsi bir yılandır ve her gün insanların koynuna biraz daha sokulmaktadır. Başkana naçizane tavsiyem yılanlara da yalanlara da daha fazla dikkat etmesidir. Bu takımı yağcılık değil, eleştiri yola getirir!