Yazıya başlamadan önce herkesin geçmiş Kurban Bayramlarını tebrik etmek istiyorum.
DÜNYA GÜNDEM
Dünya ve ülke gündemi alışık olmadığımız ters köşelerle sürekli değişkenlik gösteriyor…
Aylar, haftalar, günler ve hatta saatler içinde konuşulanlar değişebiliyor…
Dün esilen barış rüzgârları bugün aniden 3. Dünya Savaşı söylemlerine dönüşebiliyor…
İstanbul da toplanan Ukrayna-Rusya Savaşı barış görüşmelerinden sonra Ukrayna F-16’lar ile Rus Su-35’lerini düşürüyor…
ABD başkanı Trump ve Rus Lider Putin İstanbul’a gelip Ukrayna-Rusya Savaşı’nı bitirecekler haberine karşılık Ukrayna Lideri Zelensky ben İstanbul’a gitmeye hazırım mesajı verirken hiçbir lider İstanbul’a gelmiyor…
Trump; ‘’dünyaya barışı getireceğim’’ diyor. İsrail’in çocuk katliamlarına çanak tutuyor…
Batı dünyası Ukrayna’ya NATO’ya üyelik sözü veriyor. Rusya’nın sert tavrına karşılık geri adım atabiliyor…
Avrupa savunmasında Trump’tan destek almayınca güvenlik telaşlarına düşebiliyor…
Ukrayna-Rusya barış görüşmelerinde barışa dair bir emare olmayınca Avrupa Ukrayna’ya destek açıklaması yapabiliyor. …
ABD çocuk ölümlerine karşılık; ‘’İt(s)rail kendini savunuyor’’ cüretinde bulunabiliyor…
Gazze’de yaşanan trajedilere kayıtsız kalamayan birçok ülke ve sivil toplum kuruluşu harekete geçerken, Madleen Gemisi uluslararası arenada merak konusu haline geldi. Asıl amacı Gazze’de yaşanan insanlık dışı muamelelere ses getirmek ve yardım etmek olan Medleen Gemisi İsrail tarafından alıkonularak 12 Aktrist tutuklanabiliyor… Bu vahşete karşılık ABD sessiz kalmayı tercih ediyor…
Gazze’de yaşatılan vahşet bir futbolcunun transferi kadar konuşulmayabiliyor…
Dünyada insanlar öldürülürken ne ilginçtir ki, ilk tepkileri yine o futbolcular veriyor…
En ilginç olanı ise farklı kutupları tek çatı altında birleştiren yegane güç ise yine spor oluyor. Birleştirici ve toparlayıcı etkisi su götürmez.
Ortadoğu Coğrafyası sürekli kan ve terör ile anılırken buna karşılık Arap Dünyası sessiz kalabiliyor/kalıyor…
ABD Los Angeles kentinde, göçmen karşıtı sınır dışı operasyonlarına karşılık eylemlere karşı Trump güvenlik tedbirlerini kırmızı alarm kodu ile üst seviyeye çıkararak olası bir iç savaş ihtimalini yok etmek istiyor.
ABD ve dünya narkoz etkisinde debelenip duruyor. Bu etkiden kurtulursa savaş karşıtı mı, yoksa barış karşıtına mı evrilir onu kestirmek mevcut ABD başkanı için tahminde bulunmak narkoz etkisinde konuşan bir ameliyat hastasına benzer…
TÜRKİYE GÜNDEMİ
Türkiye gündeminin de Dünya gündeminden geri kalır yanı yok…
Türkiye gündeminin tek hoşnut olan yanı Savunma Sanayi’nin devrim niteliğindeki gelişmeleri olsa gerek…
Hayat pahalılığı ve alım gücü taban görmüş durumda…
İnsanlık sürekli aşağı doğru bir ivmede…
Eğitim sürekli kanayan yaramız…
Enflasyon canavarı hala yok edilemez bir noktada…
Bir diğer sevindirici durum ise ‘’Terörsüz Türkiye’’ projesi…
Ülkemizin belini doğrultmayan terör, enflasyon canavarına destek veren bir hadise…
Ülke sınırları içinde yok edilen terör sınır dışında bu proje ile bitirilmek isteniyor umarız ve dileriz ki bu konuda yol kat edilsin… Bu konuda Cumhur İttifakı’nın güçlü bir iradesi var.
CHP ve CHP’li Belediyeler ülke gündeminin büyük bir çıkmazı…
Anketlere göre yolsuz operasyonlarının gerçek payına karşılık bu operasyonların siyasi bir yanı olduğu gerçeği de az değil…
Ülkenin Ana Muhalefet partisi konumundaki siyasi irade kendi iç dinamikleri ile mücadelenin yanında ülke gündemine Fransız kalabiliyorlar…
Yolsuzluk operasyonları, kurultay şaibesi, meşru liderlik tartışmaları, bitmek tükenmek bilmeyen iç hesaplaşmalar, yolsuzluk operasyonlarındaki itiraflar bir türlü kamuoyu gerçek bir fikre sahip olamıyor. Kamuoyu neye inanacağı konusunda nerdeyse ikiye bölünmüş durumda…
Erken seçim ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar aday olup olamayacağı konusu hala netlik kazanamamış durumda…
Bir ülkenin Ana Muhalefet siyasi aktörü ülke gündemi yerine sürekli kendi iç mücadelelerine zaman ayırırsa ülkeye fayda yerine zarar getirir.
Ülke gelişiminin ana gücü olan belediyecilik tam olarak idare edilemezse hizmetler aksar, halk bunun cevabını sandıkta verse de geçmişi geri getirmek hayalden öteye gitmez.
Asıl mesele yolsuz operasyonları veya diğer gelişmeler karşısında narkoz etkisinde olan iradeler bu etki geçince ne yapacak? Asıl cevap bekleyen en önemli soru bu olsa gerek…
Ezcümle; narkoz etkisinde söylenenler bazen hakikatin taa kendisi olsa da o etkiden kurtulunca ne yapılacak o çok önemli…
Ya narkoz etkisi geçince her şey ters-yüz olursa endişesi gerçeği yabana atılmaz…
Vesselam…