Malatya yaşadığı deprem ile yatıp kalkarken hiçbir soruna somut cevap almamanın acısını ve üzüntüsünü ayrıca çekiyor.
Kentsel dönüşümün daha faydalı olduğunu bildikleri halde yerinden dönüşüme fakir fukarayı yönlendirmenin ne alemi var?
Yerinden dönüşümde vatandaş iki kez borçlanırken, kentsel dönüşümde yirmi yıl ödemeli ve vatandaşın ödeme gücüne göre yapılan uygulama neden teşvik edilmez veya vatandaşın lehine olacak bu uygulama için çaba sarf edilmez?
Geçen gün bir yerel TV’de canlı yayında olan çiçeği burnunda vekilimiz Abdurrahman Babacan’ı izlerken gerçekten bizleri kimlerin temsil ettiğini görünce bunu fazlası ile hak ediyoruz demekten kendimi alamadım.
Şehir merkezinin Emlak Konut tarafından yapılacağını sağır sultan dahi biliyor.
Sayın Vekil, hangi cadde ve hangi semtlerin Emlak Konut kapsamında olduğunu bilmiyorum diyor.
Deprem dolayısıyla evleri yıkılan ve ağır hasarlı olanlar için Maliye nezdinde yapılan eşya yardım başvurusu alınmasına rağmen Sayın Vekil ödeme yapılıp yapılmaması ile ilgili bilgisinin olmadığını ve öğrendikten sonra bilgi verebileceğini söylüyor.
Yahu siz bilmeyecekseniz gariban vatandaş nereden bilecek?
Umut verdiniz ve insanları en azında umutlandırdınız. Şimdi ne olacak? “Kardeşim biz vatandaştan talep aldık ancak destek olmayacağız mı?” diyeceksiniz.
Bakıldığında tüm vekillerin gözü kulağı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin ağzında çıkacak cümlelerde.
Ne iş yaptığınızı ve Malatya için nelerin yapılması gerektiğini lütfen garip gureba vatandaşa anlatın en azından umutlanmasınlar.
Depremde en fazla yıkıntının olduğu ikinci il olmamamıza rağmen arpa boyu kadar bir çalışma görülmedi.
Gerçekten bu Destan şehre yakışmadı sayın vekiller ve belediye başkanları.