Performans sanatlarına önem veriyorum.
Canlı olarak icra edilen bu sanat biçimi metinden veya başka etmenlerden tamamen bağımsızdır ve o an olur.
Tekrarı da yoktur.
Performans sanatı denince akla ilk gelen isimlerden biri Sırp asıllı Marina Abramoviç’tir.
Yaptığı gösterilerle kendi dalında tarihe geçmiş bir isimdir Abramoviç.
Onun çok etkilendiğim bir performansı vardır bu sanat adına.
Bir çeşit sosyal deney…
Kendisi bir gün olduğu yerde hareketsiz kalarak hiçbir şeye ve hiç kimseye tepki vermemeyi amaçlamış. Yanı başında da bir masa varmış ve bu masanın üzerinde 72 adet nesne dizilmiş. Performans sanatını izlemeye gelenler, bu nesneleri sanatçının üzerinde istedikleri gibi kullanabileceklermiş.
Nitekim Abramoviç'in üzerinde "Ben 6 saat boyunca burada ayakta duracağım. Bu objelerle bana istediğinizi yapabilirsiniz, olacakların hepsinden ben sorumluyum" yazan bir kağıt varmış.
İnsanlar, ilk başta oldukça insancıl yaklaşmışlar Abramoviç’e. Ancak bir süre sonra savunmasız olan bu kadının hiçbir şeye tepki vermediği görülünce tam bir vahşet yaşanmış.
İnsanlar onu dövmeye, kesmeye, taciz etmeye başlamış. Hatta tecavüz etmeye kalkışmışlar.
Sonrasında birkaç kişi, Abramoviç’in ağladığını görünce karşı çıkıp insanları durdurmuş…
***
İnsanoğlunun savunmasız ve bir bakıma yardıma muhtaç insana gösterdiği bilinçaltı acımasızlığının bir göstergesi aslında bu performans…
Adolf Hitler’e sayfalar dolusu hakaret yağdırıp eleştiri sırası kendisine geldiğinde gözlerinin önüne perde çeken insanoğlu…
***
Geçtiğimiz günlerde Irak’ta korkunç bir deprem oldu.
Hemen sonrasında sosyal medyada binlerce paylaşım yapıldı.
“Acı; din, dil, ırk dinlemez” cümleleri havada uçuştu falan…
Düşünsenize insanlar ölüyor ama sosyal medyada din, dil, ırk gibi olgulardan bahsediliyor.
Tabi bu paylaşımların ana nedeni bir hastane çalışanının şuursuz bir şekilde, “Bırakalım gebersinler” içerikli paylaşım yapmasıydı ama olayın bilinçaltında utanç verici bir durum var.
“Zayıf olan insan değildir” düşüncesi kadar dehşet verici hiçbir ifade yoktur.
Ölenler çocuktu, yaşlıydı, kadındı, babaydı…
***
Gelelim Marina Abramoviç’e:
Onun 1974’te sergilediği o performans sanatı aslında halen bugünün yansımasıdır.
Savunmasız insanları ezmek, yok etmek istemek…
***
Bu arada, ben herkes için kullanmıyorum elbette bu ifadeleri.
Biz her zaman mazlumun yanındayız.
Zalimin bize zulmü bundandır.