URFA MI ÇOK İYİ YÖNETİLİYOR, YOKSA BİZ Mİ ÇOK KÖTÜ YÖNETİLİYORUZ?

Abone Ol

Hafta sonu oynanan Yeni Malatyaspor-Turgutlu maçını izlemek için gittiğim Şanlıurfa’da birkaç izlenimim oldu; müsaadenizle paylaşmak istiyorum.

Malatya ile birlikte büyükşehir olan bu Güneydoğu’nun şirin, derin kültürel bağları bulunan İl’inde dikkatimi çeken birkaç husus oldu.

Nüfus olarak Malatya’dan daha kalabalık olan Şanlıurfa, trafikte Malatya’nın yaşadığı kaderi yaşamıyor. Yolları da geniş değil aslında. Tabi merak ettim biraz araştırdım.

Trafik sorunu lokal sıkıntıların üzerine çıkmamış. Eski dokusundan dolayı yolları genişletilmeye çok müsait olmayan Şanlı şehir Urfa’nın tam 4 girişi var. Yani Malatya’daki gibi sadece Beylerderesi’nden girip İnönü Üniversitesi’nin önünden çıkan zorunlu bir giriş- çıkışa mahkûm değil şehre gelmek isteyenler. Güney-Kuzey-Doğu ve Batı kapıları var şehrin… Bu durumda şehirlerarası yoğunluğu merkezden uzak tutuyor.

İkinci bir dikkatimi çeken husus da şu oldu…

Şehrin kültürel dokusu üzerinde ameliyat yapılmamaya özen gösterilmiş. Camiler, hanlar, medreseler, kütüphaneler aslına uygun şekilde korunmuş. Kültürel dokunun bozulmamasına o kadar dikkat edilmiş ki, eski dükkân ve evler kullanılmasına rağmen tarihi eser gibi koruma altına alınmış. Yani Malatya’daki gibi “eskimiş yık” anlayışı hüküm sürmüyor şanlı şehirde. Kernek Meydanı ve yıkılan eski camilerimizin acı sonunu anlatmama gerek yok sanırım.

Tabi bir de yeşil dokunun korunması konusu var dikkatimi çeken. Şanlıurfa, bulunduğu bölge ve iklimi itibariyle yeşilliği olmayan bir İl’imiz. Lakin buna rağmen şehir merkezinde tek tük bulunan ağaçlar o kadar büyük özenle korunmuş ki, değil o ağaçları kesmek dokunmak bile cesaret ister.

Acaba diyorum, Şanlıurfa mı çok iyi yönetiliyor, yoksa biz mi kötü yönetiliyoruz?

SUÇ VE CEZA!

Yeni Malatyaspor cezalı olduğu maçta rakibi Turgutluspor’u rahat geçti. Açıkçası Federasyon’un verdiği cezanın Yeni Malatyaspor’a bu denli ödül olacağını tahmin etmemiştim.

Tamam, belki seyirci desteğinden yoksundu Yeni Malatyaspor ama GAP Arena’nın muazzam zemini adeta ödül oldu. Federasyon biraz düşünseydi, eminim böyle kıyak gibi bir yer tayini yapmazdı.

Federasyon’un farkında olmadan yaptığı bir diğer güzellikte maça tayin ettiği hakemdi bence. Sinan Cem İyihuylu kalitesinde bir hakemin Malatya’nın maçına atanması durumu inanın daha ilk duyduğumda beni çok şaşırttı. Böylelikle, Yeni Malatyaspor yönetiminin “adil hakem istiyoruz” feryatlarının da daha net anlaşıldığını düşünüyorum. Sinan Cem İyihuylu sadece maçı yönetmeye çalıştı. Ekstra hiçbir şey yapmadı. Ne oldu peki? Maç olağan seyrinde aktı gitti.

Gelelim Yeni Malatyaspor’un sergilediği futbola…

Kartal maçında kaybedilen 3 puanın acısını iliklerine kadar hisseden futbolcuların, lider Ümraniye’nin bay olduğu haftada kazanmaları halinde neler kazanacaklarını bilerek çıktıkları karşılaşmada, en büyük artımız kazanma arzumuzdu.

Aydın Çetin ve İrfan Başaran başta olmak üzere, takımda başarısızlığı kabul etmeyen birkaç futbolcunun rakip karşısındaki iyi oyunu getirdi galibiyeti. Tabi savunmada sadece savunmayıp, müthiş bir gövde gösterisi yapan Sadık ve orta sahada koşmaktan yeşil zeminin toprağını çıkaran Vedat için ayrı bir parantez açmak lazım diye düşünüyorum.

Yeni Malatyaspor yönetimini ara transferdeki yüzde yüze yakın başarısından dolayı kutluyorum. Devre arasında ancak bu kadar başarılı uygulanır transfer politikası.

Yeni Malatyaspor rakiplerinin puan kaybettiği haftada aldığı galibiyetle adeta yeniden doğdu. Bunu iyi kullanıp, Trabzon deplasmanından iyi bir sonuçla dönmesi gerekiyor- ki camia yeniden şampiyonluk için kenetlenebilsin.