ÜLKEMİN METEOR İLE SINAVI

Abone Ol

(İki yıl önce izlediğim bir belgeseli tekrar izleyince şimdi okuyacağınız yazı aklıma geldi. İki yıl önce yazdığım trajikomik makalemi BUSABAH’da da kayıt altına alınsın istedim. Galiba tembellik ediyorum.)


Gamlı günlerden “Gam gam”lı günlere geçişimizi kutlarken, kıyametin de olmayacağını anlayınca dansın ritmini doruğa çıkarmış durumdayız. YouTube’un rekorunu 1 milyar tıklanmayla kıran Park Jae-Sang'in milyar dolarlarını hesaplamayı bırakıp Şirince’deki para akışının hesabına dalan medyamızın tartışmalı-bilgisizleştirmeli-kafa kırıştırmalı programların çokluğuna dalmışken NTV’de güzel bir belgesele rast geldim.


Belgeselin teması Dünya’ya meteor çarpmasıyla ilgiliydi. Hesaplamalara göre (Herhalde dört işlem değil) Berlin’e çarpması düşünülüyormuş. Meteorun çarpacağı kenti, saatini hatta kenttin hangi bölgesine çarpacağına kadar bilgiler hesaplanıyordu belgeselde. Meteorun imhasından önce şehrin nasıl boşaltılacağı, o şehrin uğrayabileceği hasar-tespit raporlarını resmediyorlardı belgeselde. Ve en sonunda Dünya, nükleer başlıklı füze ile Meteor’un yönünü değiştirebileceklerine karar veriyor. Maalesef olmuyor ve İzmir büyüklüğündeki meteor, 2 Aydın, 3 Muğla 5 Osmaniye büyüklüklerine ayrılarak Berlin’e çarpıyor. Bir zamanların faşist Berlin’i yerle bir oluyor. Belgeselin 21 Aralık’ta yayınlanmasından, görsellik kalitesinin bir sinema filmi kadar etkili oluşuna varıncaya kadar bi sürü nedenden dolayı çok etkileyiciydi benim için bu belgesel.


Belgeseli izlerken çoğunuzun aklına gelen şeyi bende düşündüm. İzmir büyüklüğündeki bir meteorun Türkiye’ye çarpmasını önceden bilmemiz halinde ki tutumumuzun nasıl olacağını düşündüm. Önce kahkaha attım, sonra bunun mizahi tarafını düşündüm. En sonunda bu meteoru “gamgam”a bağlamalıyım, deyip yattım.


İzmir büyüklüğünde ki bir meteorun Türkiye’ye çarpmasına inanmayan bir Başbakan’ın olmasına… Ya da, bu olay devlet sırrıdır, kimse konuşmasın, diyen bir Başbakan yardımcısının olmasına… Ölüm Allah’ın emridir, diyen bir Spor Bakanı’nın oluşunu düşünmem beni benden alıyor. Meteorun çarpmasına saatler kala yol çalışması yapan belediyenin halini gören kaldırım taşları dile gelse kahkaha atar! Sorun bende değil, sorun bu algıyı bana verenlerde…


Meteordan korunmak için evin önüne kum çuvalları yığan cin fikirli insanların olamayacağını mı düşünüyorsunuz?


“Başka il mi yok benzetecek, niye ‘İzmir büyüklüğü’ niye Konya değil” diyenleri hayal etmemek imkânsız!


Kısacası bu tür bir durumda halimiz yaman! Bunun filmini yapsalar, “Gamgam”ı geçmezse şerefsizim(!)


İki soru:


BİR: Bu tür olağanüstü felaketleri düşünen bir kuruluş var mı Türkiye’de?


İKİ: “Arkadaş biz daha kar yağınca şok oluyoruz, şoklaşıyoruz devlet olarak, ne uzayı ne meteoru?” diye bir analiz yapan meteoroloji uzmanının videosunu kaç kişi tıklar?