Yeşilyurt Belediyesi’ni ve Başkan Hacı Uğur Polat başta olmak tüm ekibini, sosyal amaçlı projeleri için her zaman takdir etmişimdir.
Özellikle gelenekselleştirilen ve bu sene üçüncüsü düzenlenen "Sokak Oyunları Şenliği" çok beğenilen bir organizasyon haline gelmişti, ta ki bu pazar düzenlenen şenliğe kadar.
Uçurtma başta olmak üzere eskiye ait ne varsa yaşatılmak ve çocuklarımıza, nesilden nesile aktarmak için planlanan bu organizasyonda her şey güzel gibi geliyor değil mi kulağa?
Peşin peşin söyleyeyim çok istememe rağmen geçirdiğim rahatsızlık nedeniyle çocuğumu da alıp katılamadım ancak katılan arkadaşlarımdan, komşularımdan duyduklarımdan sonra "iyi ki gitmemişim" dedim.
Ailece, çocuğunun elinden tutan herkes pazar günü Yakınca'daki meydanda toplanmış. Ama organizasyon sıfır olunca herkesin burnundan gelmiş.
Yeşilyurt Belediyesi yetkililerinin vatandaşa uçurtma dağıtması tam bir fiyasko.
Hücum şeklinde koşuşturan, ezilen, itilip kakılan insanlar, çocuklar mı dersiniz? Uçurtma almak için birbiriyle yarışan vatandaşa hakaret eden yetkililer mi dersiniz?
Yapılan hakaretler aşağılama boyutuna gelmiş o derece…
Bu görüntüler, yaşanan curcuna, hengame yine çocukların gününe gölge düşürmeye yetti.
Çünkü çocukların hafızasında uçan uçurtmalar, oynanan oyunlar değil bedava uçurtma için savaşan aileler ve sanki altın dağıtıyormuş gibi yaptığı işi kibirle yapan görevliler kaldı.
Biz millet olarak hiçbir işi sakinlikle, düzenle çözemiyoruz maalesef üstelik işin içine birde "bedava" girince iyice çirkinleşiyoruz.
Bir naylon parçası uçurtmanın dağıtılması büyük olay oluyor ne yazık ki.
Bu ilk defa yaşanmıyor ve bence sonda olmayacak.
Biz insanlığımızı kaybedince, gözümüz doymayınca her türlü hakareti, taşkınlığı hak ediyoruz.
Şimdi organizasyon eksikliği var kabul ediyorum, üzerinde daha çok çalışılan bir proje olsaydı herkes işini dört dörtlük yapsaydı o gün orası adına yakışan şekilde şenlik yerine dönüşürdü diyeceğim amma biz koyun muyuz ki başımıza illa bir çoban verilsin…