Malatya Kültür Yaşam Derneği Başkanı ve BUSABAH gazetesi yazarı Atilla Kantarcı, Eşref Bitlis’in bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm yönleriyle anlattı. İşte Kantarcı’nın ifadeleri:
ONURLU VE ŞEREFLİ OLSUN DİYE ADINI EŞREF KOYUYORLAR
1933 yılında Büyük Hüseyinbey Mahallesi Hüseyin Beg Körpüsü’nde “Gabadayı Mustafa” Bektaş’ın fırınının karşısındaki Şeyhvelioğlu Abdullah beyin binasında oturan Kemal beyin evinde tatlı bir doğum telaşı ile başlayan bir serüven… Kemal beyin sevgili eşi Seher Hanım nur topu gibi bir erkek evlat dünyaya getiriyor. Onurlu ve şerefli olsun diye adını Eşref koyuyorlar.
NİCE BAŞARI VE ONUR…
Eşref yaşıtları arasında hemen fark edilen bir çocukmuş. Arkadaşlarıyla sülü deynek, özellikle de parkda oynamayı çok seven Eşref, her seferinde arkadaşları tarafından takım kaptanı seçilirmiş. Eşref liseyi birincilikle bitirerek hayali olan askerlik mesleğine adımını atmak için girişimlere başlamış. Liseyi bitirdikten sonra 1949 yılında Kara Harp Okulu'na girmiş. Başarılı bir askeri öğrencilik döneminden sonra 1952 yılında teğmen rütbesiyle mezun olmuş.
Bundan sonraki serüvende ise Eşref Bitlis, 1966'da Kara Harp Akademisi'ni de iyi dereceyle bitirdikten sonra, dil eğitimi için Almanya'ya gitti. İyi derecede Almanca öğrenen Eşref Bitlis, 1969 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi'nden mezun oldu. 1973'te Alman Harp Akademisi'ni de bitirdi. Bir yıl Kara Harp Akademisi'nde başöğretmen olarak görev yaptı. 1978'de tuğgeneral oldu ve Bolu Komando Tugay Komutanlığı'na getirildi. 1982'de tümgeneral ve Kıbrıs 28. Tümen Komutanı oldu. 1986'da korgeneral rütbesi aldı. 1988'de Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı oldu. 1990'da orgeneral rütbesi aldı ve 20 Ağustos 1990'da Jandarma Genel Komutanlığı'na atandı.
HELİKOPTERİ İNİŞE ZORLANDI!
Farklı ve sıra dışı bir komutan olan Eşref Bitlis, ABD’nin de konuşlandırdığı Çekiç Güç kuvvetlerinin Kuzey Irak’ta oluşturulmak istenen Kürt devletine hizmet ettiğini ve ABD’nin PKK’ya doğrudan destek verdiğini gayet yakından bildiğini, bu oyunu bozacağını her fırsatta dile getirdi. Bunun sonucunda ABD Büyükelçisi aracılığıyla defalarca Hükûmete şikâyet edildi. Helikopteri maalesef kendi ülkemizde ABD uçaklarınca taciz edilerek inişe zorlandı.
Kendi silah arkadaşları tarafından da anlaşılamayan Eşref Paşa çareyi dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a bir mektup yazarak görüşlerini anlatmakta buldu. Paşa, mektubunda şu ifadelere yer verdi:
“Sayın Cumhurbaşkanım, Zatı Aliniz bu olaya müdahil olmalı, aksi takdirde bölgede sonu alınamayacak ciddi risk ve tehditlerle karşı karşıya kalabiliriz.” Eşref Bitlis, mektubunda Kürt sorununa ilişkin önemli uyarılar yapıyor ve çözüm önerileri sunuyordu.
ABD’NİN PKK İLE GÖRÜŞMELERİNİ YAZMIŞTI
Bitlis, mektubun ilk bölümünde ABD tarafından bölgede konuşlu Çekiç Güç'teki bazı komutanların terör örgütü PKK'ya yardım ettiğini ayrıntıları ile açıklıyordu. Bu iddiayı güçlendiren görüntü ve telsiz konuşmalarını aktarıyordu. ABD'li bazı komutanlarla PKK lider kadrosunun yaptığı üç toplantıya ilişkin ayrıntılar veriyordu.
“BÖLGE HALKININ KAZANILMASI ZARURİDİR…”
Eşref Paşa, mektubunda ikinci olarak devlet içindeki bazı unsurların terörden rant sağladığını vurguluyor ve isimler veriyordu. Güneydoğu'daki bazı iş adamlarının güvenlik güçlerinin de desteğini alarak bölgede terör örgütü PKK adına kaçakçılık yaptığını belirtiyordu. Mektubun ikinci bölümünde ise Kürt Sorunu Çözüm önerilerini içeren bir rapordan bahsediyordu. "Kod Adı: Kale" olarak tanımlanan planda öncelikli olarak terör belasının def edilmesi gerektiği belirtiliyordu. İkinci aşamada ise Kürt halkına yönelik ılımlı adımların atılması için devlet politikası oluşturulması gerektiği vurgulanıyor ve "Bölge halkının kazanılması zaruridir. Halk yanlış yönetim ile terör örgütü arasında sıkışmış durumdadır. Bunu suiistimal eden unsurların bertaraf edilmesinin zorunluluğu ortadadır" tespitinde bulunuyordu.
BİNDİĞİ UÇAK DÜŞTÜ!
Eşref Bitlis, 7 Şubat 1993 tarihinde İncirlik üssünden kalkan ABD uçaklarının PKK’ya yardım dağıttığı" açıklamasını yaptıktan sonra 17 Şubat 1993 tarihinde içinde bulunduğu uçağın henüz aydınlanamayan nedenlerle düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
Kazanın ardından olay yerinde inceleme yapan Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş uçağın düşüş sebebinin buzlanma ve pilotaj hatasını olduğunu söyledi. Ertesi gün Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada hiçbir bilirkişi ve teknik raporun olmadığı açıklandı. Kara Havacılık Okulu Komutanı Tuğgeneral Armağan Kuloğlu tarafından kazadan yarım saat sonra jet hızıyla hazırlanan bilirkişi raporunda genelkurmay açıklamasını tekrarlandı.
TÜRKİYE TARİHİNİN EN KARANLIK SENESİ: 1993
Hemşehrimiz Eşref Bitlis'in kamuoyunda tartışmalara ve büyük üzüntüye neden olan ölümünün hemen ardından kendisine yakınlığıyla bilinen Cumhurbaşkanı Turgut Özal geçirdiği şaibeli kalp kriziyle, ardından Bitlis'in ekibi içinde yer alan Rıdvan Özden ve Bahtiyar Aydın gibi bazı yüksek rütbeli askerler de görevi başında vefat etti. Aynı yıl Türkiye'de derin yankı uyandıran Uğur Mumcu ve Adnan Kahveci suikastleri yapıldı, Bingöl karayolunda 24 Mayıs 1993 günü PKK’nın hain pususunda yolları kesilen 33 silahsız er öldürüldü, hemen ardından Alevi-Sünni çatışmasına sahne olan Sivas Katliamı yaşandı, yine aynı yıl PKK saldırısında 33 sivilin katledildiği Başbağlar katliamı yaşandı.
Atilla Kantarcı’nın ilgili yazısı: https://www.busabahmalatya.com/makale/14901930/atilla-kantarci/esref-bitlis-yil-1933
( Haber Merkezi)