Yeni Malatyaspor UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunun ilk maçında Olimpija Ljubljana karşısında iyi bir başlangıç yapamamıştı. Henüz hazır olmayan bir takımla yüksek tempoda oynamaya çalışmıştı. Topa ve oyuna hakim olarak pozisyon üretmek, rakibin ataklarını durdurmak anlamda bu maç için bir strateji oluşturamamıştı. Bunun yanında bazı oyuncular oyun disiplininden uzaklardı. Yenilen gollerde bireysel hatalarımız vardı. Attığımız göllerde şans bizden yanaydı. Fakat rakibin durumu ve bizim var olan kapasitemiz göz önüne alındığında ikinci maç için umudumuz vardı.
İkinci maça umutlu gitmemizde etkili olan skor, rakibin gücü ve bizim ortaya çıkaramadığımız kapasitemizdi ki her galibiyet bizi tur atlatacaktı ve buna gücümüz yeterdi. Takımımıza güveniyorduk. Şahsen birçok eleştirilecek durumların olmasına rağmen, bu denli güzel bir oyun beklemiyordum. Bizim sabırlı, topu ayağımızda tutarak oyunu kontrol eden, savunmada hata yapmadan, duran toplar ve kanat hücumları ile golü aramak zorunda olduğumuzu geçen haftaki yazımda belirtmiştim. Bunların hepsini yaptığımızı düşünüyorum. Tüm Türkiye’nin gurur duyacağı bir oyunla turu geçtik. Emeği geçenleri tebrik ediyor ve canı gönülden kucaklıyoruz. Fakat birçok eksiğimizin de var olduğunu söylemez isek kendimizi kandırırız.
Kanatlarda etkili bir takımız. Yalnız yaptığımız atakların anlamlı olabilmesi neticelendirilmesine bağlıdır. Sayısız atak ve orta girişimimiz olmasına rağmen bir türlü gol çıkaramayışımızın sebebi, ortaların ve çıkarılan topların hedefe ulaştırılamamasıdır. Orta yapanların mental antrenmanlarla desteklenerek tercih hatalarının ve beceri noktasında da saha çalışmaları ile eksikliklerin giderilmesi en iyi kanat hücumuna sahip takım olmamızı sağlayacaktır. Bir de Bifouma’nın biraz disiplini-ze edilmesi, Gökhan Töre’nin de takımı sahiplenmesi gerekecek.
Rakibin iki ortasında girdiği yüzde yüzlük iki pozisyon karşısında bizim otuza yakın orta girişiminden tek gol ve bir kaç pozisyon çıkarmamız bu yönde ısrarla çalışmak gerektiğini ve bu yönümüzün etkili olduğunu gösteriyor.
Kadroda yapılan rötuşların etkili olduğunu gördük. Tercih edilen futbolcuların oyun karakteri, oyun stratejisiyle örtüştüğünde etkili bir oyunun ortaya çıktığını gördük.
Topa daha fazla sahip olan, kanatları etkili kullanan, duran topta ve yan toplarda etkili bir takım olduğumuz gerçeğini kabul edip bu yolda ilerlemeliyiz. Var olan eksikliklerimizi bu oyun tarzına uygun oyuncularla tamamlamalıyız.
3. Lig temsilcimiz Yeşilyurt Belediyespor kamp sürecini tamamladı. Güçlü bir takım kurulduğunu düşünüyorum. Fakat bu takımın sürekli ayakta kalmasının tek yolunun iyi bir altyapı olduğunu söylemek isterim. Bu kulüpte oynayabilecek kapasiteye ulaştırılacak futbolcu adaylarının eğitimini sağlayacak tedbirleri almak yönetimin en büyük görevi diye düşünüyorum. Zira günü kurtarma peşinde koşulduğunda acı reçetelerle karşılaşılacağı kaçınılmaz gerçektir. Birkaç antrenman sahası, soyunma odası, bir tane derslik yapmak ve gençleri yetiştirecek donanıma sahip antrenör görevlendirmek, Yeşilyurt Belediyesi için zor olmasa gerek.
Esen kalın…