Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik serüveni, 12 Eylül 1963 yılnda Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu ile otaklık antlaşması olan Ankara Antlaşması ile başlamış. 1987 yılında ise tam üyeliğe başvuru sürecini başlatmıştır. Tam üyelik süreci 1987 yılında ivme kazanmıştır. Avrupa Birliği üye ülkelerince 1999 yılında tam üyelik başvurusu kabul edilmiştir. 3 ekim 2005 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ile tam üyelik müzakerelerini başlamıştır. Tam üyelik sürecinin nihayete ermesi için 35 faslın yerine getirilmesi gerekir. 35 fasıldan 16 tanesi açılmış olup 2016 yılında kapatılmışlardır. Bu tarihten sonra Avrupa birliği ülkeleri İnsan hakları ihlalleri ve hukukun üstünlüğü gibi konularda ilerleme görmeyip açılmayan 19 faslı açmamışlardır. AB ülkeleri Türkiye’nin ‘’Kopenhag Kriterleri’’ni ihlal ettiğini öne sürmüştür.
Avrupa Birliği;
Vize muafiyeti,
Müzakereci süreci,
Gümrük Birliği,
Serbest dolaşım,
Göçmen sorunu,
Gibi konularda Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye’nin tam üyelik başvurusunu ertelemekten geri durmuyorlar. Buna karşılık Türkiye’yi tamamen yok sayamıyorlar. Sürekli oyalama taktiğini seçiyorlar.
Türkiye’nin AB tam üyelik konusu 11-12 Temmuz 2023 tarihinde Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta toplanan NATO toplantısında İsveç’in NATO üyeliği konusunda gündeme geldi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan NATO liderler zirvesinde; ‘’verin AB üyeliğini alın İsveç’in NATO üyeliğini’’ çıkışını yapmıştı.
Sayın Cumhurbaşkanımızın bu beklenmedik çıkışı hemen hemen tüm üyeleri AB üyesi olan NATO üyesi ülkeleri sarsmıştı. Başta ABD olmak üzere Türkiye’nin haklı çıkışını desteklemişlerdi. Cumhurbaşkanımızın toplantı süresince liderler ile yaptığı ikili görüşmeler neticesinde başta İsveç olmak üzere tüm ülkeler AB tam üyelik konusunda başta Gümrük Birliği, Vize serbestisi, serbest dolaşım ve göçmen değişimi gibi konularda beraber hareket etme vurgusu öne çıktı.
İsveç Türkiye’nin AB tam üyelik konusunda ve terörle mücadele konularında beraber çalışma sözü verdi. Türkiye ise buna karşılık İsveç’in NATO üyeliğini meclise getireceği sözünü verdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın NATO Liderler zirvesindeki AB çıkışı Dünya basınında büyük ses getirdi. NATO liderler zirvesinin baş aktörü Türkiye oldu kanaati hakim oldu. Başta Alman basını olmak üzere NATO liderler zirvesinin kazananı Recep Tayyip Erdoğan’dır manşetlerini attılar.
Dünya Basını Dünya liderleri arasında Biden’dan sonra en akıllı lider Erdoğan’dır haberlerini manşet yaptılar. Cumhurbaşkanımızın Dünya Basınında gündem olması en kazançlı Türkiye oldu manşetlerine karşılık muhalefet kanadı tarafından ‘’Atatürk Hava Limanı’nda aslan kesiliyor, Liderler zirvesinde ise teslim oluyor’’ şeklindeki söylemleri değişmez muhalefet aklının bir arpa boyu yol almadığının göstergesidir.
Türkiye’yi 60 yıldır AB kapısından içeri almayan üye ülkeler Demokrasi, İnsan Hakları, Hukukun Üstünlüğü, Milli Gelirin seviyesi ve dağılımı gibi konuları bahane etmektedirler. Kuruluş Felsefesi Ekonomik İş Birliği Topluluğu olan AB Türkiye gözüyle bir Hristiyan Kulübü’dür fikri hakim…
AB üye ülkeleri; Türkiye’nin son zamanlardaki çıkışları ile rahatsızlıklarını açık dile getirmeseler de ‘’Mavi Vatan, Suriye, Rusya ile ilişkiler, Milli Savunma hamlesi, Ortadoğu açılımı’’ gibi konularda Türkiye’yi kapıdan içeri almıyorlar.
Kendilerini İnsan Hakları ve Demokrasi konusunda rakipsiz gören AB üye ülkeleri göçmenler çırıl çıplak edilerek ölüme terk edildiklerinde (Yunanistan) sorun görmüyorlar. Türkiye de teröristler yargılandığında adil olmayan yargılama ve insan haklarını hemen gündeme getirirler.
NATO liderler zirvesinde Türkiye’ye verilen sözlerin tutulup tutulmayacağına beraber şahitlik edeceğiz.
Kişisel kanaatim; AB üye ülkeleri asla verdikleri sözü tutmayacaklardır. Türkiye’nin eski Türkiye olduğunu düşünüyorlar. Yunanistan ikinci kez NATO’ya üye edildiğinde verdikleri hiçbir sözü tutmadıkları gibi... 12 Eylül 1980 darbesini yapıp Milli Güvenlik Konseyi üyeleri Yunanistan’ın üyeliğini derhal onayladılar. Bu pişkinliğe karşı Türkiye ise hazırlıklarını yapacaktır. Verilen sözler tutulmadığı zaman İsveç üyeliği meclise gelmeyecektir.
Batı ülkeleri her ne kadar Türkiye’yi kapıda bekletmeye çaba gösterseler de Türkiye’nin Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu açılımları kartı ve Rusya ilişkileri onlara artık tiyatro alanı bırakmayacaktır. Batı’nın gözünde Türkiye Demokratik ve Laik değildir.
Türkiye AB’ye tam üye olacak mı üzerimize düşeni yapıp göreceğiz. Umarız gerçekleşir lakin ben hiç umutlu değilim. Umarım ben yanılırım.