Canını sıkacak şeylerin insanın kendisine has olması gerçekten insanoğluna bahşedilmiş bir lütuf.
Birinin güldüğüne diğerinin ağlıyor olması bir diğerinin tepkisiz kalması eylemin aynı olması ile çelişiyor olsa da her insanın mizaç ve meşrebinin farklı olduğunun bir delilidir.
Bazen kuşaktan kuşağa aktarılan bir hastalık gibi görülse de farklı beyinlerin farklı gözlerin dile getirdiği bir iki cümle kansere dönüşen problemlerin çözümü için bir anahtar olabiliyor.
Beyinsiz bir güruhun “sen falanca partiye mi oy verdin”, “sen falanca sendikalı mısın”, “sen şu takımlı mısın”,“sen şu STK üyesi misin” gibi sorularının sonunda “o zaman sen bu konuda böyle düşünüyorsun” kalıbının hazırlığı vardır.
Peki, bu anormal bir durum mu? Bana göre hayır!
Çünkü bu fastfood kafaların başkalarına sunabilecek başka sunuları yok.
Öyle fastfood kafa deyince hemen aklınıza kahvehanede hükümet düşürüp hükümet kuran ihtiyarlar gelmesin aklınıza.
Bazen bir yazar olarak bazen bir şair olarak bazen bir siyasetçi bazen akademisyen olarak da çıkabilir karşınıza.
Bir konu ile ilgili oy verdiğiniz siyasi parti ile oy verdiğiniz cumhurbaşkanı ya da üyesi olduğunuz sivil toplum kuruluşlarının her biri farklı görüş bildirebilir. Bu sizin zenginliğinizin bir göstergesidir. Rahat olun…
Üniversite yıllarımda Soner Yalçın’ın Efendi kitabını okumuştum. Oldukça ilgimi çekmişti hızla bitirdim. Artık Beyaz Türklerin büyük sırrını öğrenmiştim! Okumayanlar için kısaca bahsedeyim:
Kitapta İzmirli büyük bir aile, ailenin sabetayistoluşu ve aile ile kurulan akrabalık ilişkileri ile Yahudilerin evlenme ön şartları ilişkilendirilerek bazı akıl almaz isimlerin Yahudi kökenli daha doğrusu sabetayist olabilecekleri ilişkilendirilmiştir.
Yani kitabı okurken söz konusu bu ailenin bir kızı ile evlendiği için merhum başbakan Adnan Menderes’in sabetayist olma ihtimali aklınıza gelebilir.
Şaşıracağınız daha ne isimler ne isimler…
Dedim ya gerçekten sürükleyici bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim…
Konuyu hemen toparlıyorum.
Andımız ile ilgili yapılan tartışmalara ve Reşit Galip’e yönelik yapılan ahmakça saldırılara şahit olunca aklıma geldi ‘’Beyaz Türklerin Büyük Sırrı’’.
Neymiş efendim Reşit Galip Yahudi okuluAllianceIsraelite mezunuymuş. Yani Reşit Galip Yahudilerce beyni yıkanmış bir zatı muhterem. Andımız da Yahudilerin bize dayattığı ve Reşit Galip aracılığı ile aktarılan bir yemin metni…
Bu düşünceye sahip zehir hafiyelerimiz varken Allah’tan bu ülke adına isteyebilecek başka bir şey gelmiyor aklıma!
Etrafınızda sizden farklı düşünebilen insanlar eksik olmasın…