Trump nihayet Amerika’yı bitiriyor

Abone Ol

AMERİKA’NIN SONU YAKLAŞIYOR

Dünyayı karıştıran, devletleri yıkan, insanları birbirine düşman eden, milyonları öldüren, milyonlarcasını da yerinden eden Amerika Birleşik Devletleri, nihayet kendi içinden çöküyor.

Bir ülke düşünün: Demokrasi naraları atarak mazlum coğrafyaları işgal eden, sözde özgürlük dağıtarak kan ve gözyaşı götüren, dünyaya “adalet” satarken kendi halkına bile merhamet göstermeyen bir zalim imparatorluk…

Bugün sokaklar dolup taşıyor Amerika’da. Binlerce insan, Trump ve onun el birliği yaptığı Elon Musk’a karşı haykırıyor. “Elini çek!” diyorlar. Halk, yönetime karşı ayağa kalkmış durumda. Çünkü artık sadece dışarıya değil, içeridekine de düşman bir sistem var ortada. Trump’ın politikaları, kendi vatandaşını bile hedef alıyor. Üniversiteleri cezalandırıyor, sağlık sistemini buduyor, işten çıkarmalarla geçim kaynaklarını kurutuyor. Ve bütün bunları “verimlilik” adı altında yapıyor.

AMERİKA’NIN KANLA YAZILMIŞ TARİHİ

Amerika’nın tarihi, bir adalet ya da özgürlükler öyküsü değil; işgal, katliam, yalan ve sömürüyle örülmüş bir kanlı imparatorluk hikâyesidir. Bu hikâyenin başından bugüne kadar dökülen kanın rengi aynıdır: mazlumun kanı…

KIZILDERİLİLERDEN BAŞLAYAN KATLİAM TARİHİ

Amerika’nın tarih sahnesine çıkışı bile bir soykırımla başladı. Topraklarını işgal ettiği Kızılderili halkı yok etti. Milyonlarca yerli, sistematik şekilde katledildi, kültürleri silindi. Bugün hâlâ yok sayılan bir halk, Amerika’nın “kurucu günahı”dır.

AFRİKA’DAN KAÇIRILAN MİLYONLARCA İNSAN

Köle ticaretiyle binlerce Afrikalıyı zincire vuran, onları insanlık dışı şartlarda Amerika’ya taşıyan sistem de aynı ellerin eseridir. Bugün Amerika’da sistematik ırkçılığın hâlâ bitmemiş olması, bu utanç tarihinin hâlâ kapanmadığını gösterir.

TRUMP VE YENİ EMPERYALİZM DALGASI

Donald Trump, bu kanlı mirası daha da büyüten, dünyayı küresel anlamda bölen ve kutuplaştıran bir figür haline geldi. Seçildiği günden itibaren sadece kendi halkına değil, bütün dünyaya nefret, kibir ve düşmanlık yaydı. Yaptıklarıyla hem Batı’yı hem Doğu’yu hem Güney’i hem de Kuzey’i karşısına aldı. Trump’ın Amerika’sı, “önce Amerika” söylemiyle dünyayı hiçe sayan bir çılgınlık dönemini başlattı.

MÜSLÜMAN YASAĞI

Trump’ın göreve gelir gelmez imzaladığı kararnamelerden biri, yedi Müslüman ülkenin vatandaşlarına vize yasağıydı. Bu yasa, İslamofobi’nin devlet politikası haline geldiğinin açık bir göstergesiydi. İran, Irak, Suriye, Yemen, Somali, Libya ve Sudan vatandaşları, sadece inançları yüzünden ayrımcılığa uğradı.

FİLİSTİN’İ SATTI, İSRAİL’İ BESLEDİ

Trump yönetimi, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı. Bu adım, Filistin davasına doğrudan ihanet anlamına geliyordu. Gazze’de her bomba düştüğünde, Beyaz Saray’dan destek mesajı geldi. Binlerce çocuk, kadın, yaşlı katledilirken, Trump ve ortakları, İsrail’e yeni silahlar göndermeye devam etti.

İRAN’LA NÜKLEER ANLAŞMAYI BOZDU

İran’la yapılan nükleer anlaşmayı tek taraflı feshetti. Bu adım, Ortadoğu’da gerilimi yeniden zirveye çıkardı. İran’a yönelik ambargoları artırarak milyonlarca insanın temel ihtiyaçlara ulaşmasını engelledi. İlaç yokluğu nedeniyle binlerce hasta öldü. Ekonomisi çöken İran, halkı üzerinde daha baskıcı bir rejimle mücadele etmek zorunda kaldı.

PARA İÇİN KATLİAMA DESTEK VERDİ

Suudi Arabistan’la yapılan silah anlaşmaları, Yemen’deki savaşın fitilini ateşledi. Trump yönetimi, Yemen’e bomba yağdıran koalisyona milyarlarca dolarlık silah sattı. Bu savaşta 400 binden fazla sivil öldü. Açlıktan ölen çocuklar, kolera salgınları, göç dalgaları… Hepsinin arkasında Amerikan mühürlü bombalar vardı.

TÜM DÜNYANIN ORTAK ŞİKÂYETİ: AMERİKA

Artık yalnızca Müslüman coğrafyalar değil; Latin Amerika’dan Afrika’ya, Asya’dan Avrupa’ya kadar tüm devletler, Amerika’nın emperyal politikalarından şikâyetçi.

1- Venezuela, ekonomik ambargolarla çökertildi. Seçilmiş hükümeti tanımayan Amerika, darbe girişimlerini bile destekledi.

2- Küba, yıllardır süren abluka yüzünden hala temel tıbbi malzemelere ulaşamıyor.

3- Haiti, defalarca Amerikan destekli darbelerle sarsıldı.

4- Sudan, Etiyopya, Cezayir, hepsi Amerikan çıkarları için zaman zaman iç karışıklığa itildi.

5- Pakistan, yıllarca “terörle mücadele” bahanesiyle Amerikan insansız hava araçları tarafından bombalandı; düğünler, taziyeler hedef alındı.

6- Almanya bile kendi istihbarat teşkilatlarının Amerikan istihbaratı tarafından dinlendiğini itiraf etti.

7- Fransa, Trump’ın Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesine büyük tepki gösterdi.

8- Kanada, sınırda göçmen çocukların kafeslere konulmasına karşı sert açıklamalar yaptı.

HALKLARIN ORTAK FERYADI: ARTIK YETER!

Dünya milletleri, artık Amerika’nın sadece kendi halkına değil, insanlığa karşı da suç işlediğinin farkında. İşte bu yüzden bugün Boston’da, New York’ta, California’da insanlar sokakta. “Elini çek!” diye bağırıyorlar. Sadece Amerikan halkı değil, bütün insanlık bu haykırışa katılıyor:

Artık yeter!

Savaş istemiyoruz.

Kardeşin kardeşi vurduğu sahneler istemiyoruz.

Bombalar değil, kitaplar, kalemler, okullar istiyoruz.

Mazlum çocukların gülümsemesi için barış istiyoruz.

Artık yeter!

ADALET GECİKİR AMA ASLA GELMEZLİĞİ OLMAZ

Amerika’nın üstüne yıktığı bütün mazlum coğrafyaların ahı artık taşları bile konuşturacak kadar büyüdü. Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Libya, Somali… Ve en çok da Filistin… Her biri kan, gözyaşı ve yetim dualarıyla dolu. Amerika, zalim İsrail’in hamisi olarak bu kanın doğrudan ortağıdır. Bugün orada akan her damla kan, Washington’un kaleminden çıkan bir kararnameyle başladı.

Ama artık kimse bu gidişatı durduramayacak. Çünkü bu çöküşün mimarı, bizzat Amerika’nın kendisidir. Şimdi kendi içinde patlıyor. Yahudilerin bile dizginleyemediği bir yangın var ortada. Sömürüyle büyüyen bu sistem, kendi elleriyle kendi mezarını kazıyor.

Bu çöküş sadece Amerika’yı değil, onun kolu olan İsrail’i de vuracak. Artık devir değişiyor. Mazlumların duası kabul görüyor. Filistin’de kan duracak, zulüm bitecek. Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacak. Bu defa tarih, haklı olanı yazacak.

Amerika’nın çöküşü, mazlumlar için bir şafak vaktidir. Artık gözyaşları dinecek. Çünkü bu kez dünyayı değiştirecek olanlar silah tüccarları değil, sabırla dua edenler olacak.

UNUTMAYIN,

“Mazlumun ahı, indirir şahı… Vakti gelenin hükmü biter.”

SAYGILARIMLA!