Süper Lig’deki ilk sezonunda hakem hatalarından dolayı canı yanan Yeni Malatyaspor camiasının yüzü, VAR sayesinde gülmeye başladı.
Maçın 20. dakikasında Mina’nın ceza sahasına sarktığı pozisyonu Göztepe kalesinin arkasında canlı şekilde izledim. Ofsayt olmama ihtimalini yardımcı hakemde tıpkı ben gibi santimle ölçse bile hesaplayamazdı.
VAR odasından beklenen yanıtın uzun sürmesi gol olma ihtimalini kuvvetlendirmişti.
Belki hatırlayanlarınız vardır. Önceki yazılarımda transferin geciktiğini ama taraftarın sabırlı olması gerektiğini sezonun en iyi transferinin VAR olacağını yazmıştım.
Düşünsenize bu sistemin hiç getirilmediğini? Göztepe’nin 9 kişi kalmadığını ve Yeni Malatyaspor’un attığı iki golün ofsayt gerekçesiyle verilmediğini?
Şuan taraftarın neler konuştuğu, takıma ve yöneticilere ağza alınmayacak sözler sarf ettiğini duymayacak mıydık?
Neyse ki bu tür vahim durumla karşılaşmadan temsilcimiz Yeni Malatyaspor, ikinci sezonuna iyi bir sonuçla merhaba dedi.
Malatyaspor’da müsabakanın geneline baktığımızda rakibe kıyasla daha az telaş içinde olan bir futbolcu grubu vardı.
Ayakları yere sağlam basan nereye pas atacağını bilen, dersine iyi çalışan bir Malatyaspor…
Göztepe ise her zamanki ofansif futbolunu yansıtmak için sağlı, sollu ataklarla rakibini hata yapmaya zorladı.
Golü kalelerinde erken görmeleri İzmir temsilcisini panikletti. Oyuncular daha hırçın oynadılar.
Adem Büyük gibi topu ayağında saklayabilen bir oyuncunun bu takımda olması temsilcimizin rakibi karşısında sinir bozucu bir kozu.
Göztepe gibi sürekli topa sahip olmak isteyen takımlar Yeni Malatyaspor’un ayağından topu almak için sürekli agresif olacak.
Doğal olarak bu durum her zaman olmaz ama lehimize sonuç doğuracaktır.
Atılan üç golün ikisi yeni transferlerden geldi. Uyum sorununun kalktığını düşünüyorum.
Daha 33 hafta var. Khalid, Donald, Aleksic, Guilherme, Pereira, Ömer ve Adem kalan haftalarda gol noktalarından daha da önemli işler yapacaktır.
Savunmada Mina ve Sadık gibi gizli golcülerimizde var. Biri atmazsa diğeri atar.
Şimdi sırada Fenerbahçe maçı var. Güzel bir kampanya başlatalım ve Cumartesi günü tribünleri sarı-kırmızıya boyayalım.
Kimse üzerinde farklı renklerle maça gelmesin. Forması olan formasını, sarı-kırmızı tişörtü olan tişörtünü bir şekilde giysin. Bu maçta tribünler mutlaka sarı-kırmızıya boyanmalı.
Bu arada İzmir’de yaşayan Malatyalı iş adamlarımız Kenan Kalı ve İlhan Kavuk’un hemşerilerine selamları var. Kendileriyle İzmir’de sohbet etme imkânı bulduk. İki hemşerimizin kalbinin Malatya ile attığını bütün gelişmeleri yakında takip ettiklerini ifade ettiler. Göztepe maçını İlhan Kavuk tribünden takip ederek takıma destek verdi.