Evkur Yeni Malatyaspor’un transferde hemen her sezon izlediği sessiz, derinden ve ağır politika yine kulüp yönetimine ağır eleştiri yapmayı ‘milli spor’ mesabesine indirmiş durumda.
Hoş transfer meselesi her kulüpte böyledir taraftar takımında dünya yıldızlarını görmek ister.
Açıkçası Yeni Malatyaspor’un mevcut durumuna şaşırmamakla birlikte, sezon başladıktan sonra geç kalınmasından kaynaklı büyük sorunların ortaya çıkacağına da pek ihtimal vermiyorum.
Nedeni gayet basit…
Kulüpte 5 sezondur tekrarlanan bu tabloya alıştık artık.
Zaten kulüp başkanı da gayet dürüst bir şekilde ‘evet transferde her dönem ağır hareket ediyoruz, bu da taraftarımızı haklı olarak çileden çıkarıyor’ mealindeki açıklamalarla yaşanan duruma empatiyle yaklaştığını gösteriyor.
Peki Adil Gevrek ve yönetimi transferde neden bu şekilde davranıyor?
Taraftarın her transfer döneminde kendilerine ağır eleştiri yöneltmesinden zevk mi alıyor?
Sevgili dostlarım, reel ölçülerde durum analizi yaptığımızda Türkiye liglerinde transferde son yılların en başarılı kulüplerden birinin çok rahatlıkla Yeni Malatyaspor olduğunu söyleyebiliriz.
Düz mantıkla; bir kulüp dışarıdan küçük paralara oyuncu getirip, büyük paralara satıyorsa o kulüp işi biliyor demektir.
Yeni Malatyaspor bugüne kadar transfer ettiği hemen her yabancı oyuncudan ya verim aldı, ya da para kazandı.
Kimse bana ‘Dia’ örneğini vermesin, zira o tamamen karşılıklı inatlaşmadan mütevellit bir durum.
Başkan git diyor, o gitmem diyor. Erol Bulut’un kulübeye mahkum edip enkaza çevirdiği bu futbolcunun oynadığında neler yapabildiğini Ertuğrul Sağlam döneminde hep birlikte gördük.
Yönetimin transferdeki son akıllı işi de 130 bin Euro gibi küçük bir paraya alıp, 2 Milyon Euro civarında olduğu söylenen bir bedele sattığı Aleksic oldu.
Sözleşmesi seneye bitiyordu, iyi para verdiler, gitmek istedi ve kulüp sattı.
Bence gösterişsiz ama faydalı bir futbolcuydu. Gerçi istikrar sorunu vardı ama Malatyaspor buna rağmen iyi verim aldı.
Yayın geliri kısıtlamasının konuşulduğu bir süreçte bu transferden gelecek paranın yönetimin elini iyiden iyiye rahatlatacağı bir gerçek.
Tekrar ?transferde geç kaldık’ mevzusuna dönecek olursak…
Evet Avrupa maçlarından dolayı daha çabuk hareket etmemiz gerekir-di, ancak bizim zaten bu kulvarda çok başarılı işler yapmak gibi bir hedefimiz yok ki.
Oynayacağımız 2 maç, turu geçersek diğer maçlar ilerisi için sadece tecrübe olacak.
Bizim için handikap teşkil edecek tek durum erken form tutmaktan kaynaklı ilerleyen haftalarda yaşayabileceğimiz hızlı fiziksel düşüş olur.
Bunun için de teknik heyetin önlem mahiyetinde ‘lige kadar yüzde 60 seviyede olmamız yeterli’ açıklaması şayet beni rahatlattı.
YEŞİLYURT BU LİGİ BİRAZ HAFİFE ALIYOR GALİBA!
Yeni sezonda 3.ligde mücadeleye etmeye hazırlanan Yeşilyurt Belediyespor teknik heyet sorununu çözdükten sonra transferde imzaları attırmaya başladı.
Açıkçası bir iki isim dışında hayal kırıklığına uğramadım dersem doğru konuşmuş olmam.
Öyle zannediyorum ki yönetim 3. Ligi gözünde çok küçümsüyor.
Transfer edilen isimlerin neye, hangi kıstasa göre alındığını merak ediyorum.
Bence kulüp yönetiminin acilen transfer politikasını gözden geçirmesi gerekiyor.
Zira hatır gönülle yapılan transferlerin futbol gibi acımasız bir mecrada başarılı olmasını beklemek hayalden öteye geçmez!