6 Şubat 2023…
Saat 04.17
O sabah, güneş doğmadan uyandık.
Her zaman olduğu gibi, kuş sesleri değil, yerin derinliklerinden gelen uğultu uyandırdı bizi.
Sarsıldı her şey.
Ve sen, güzel Malatya’m…
Sessizce çöktün gözlerimin önünde.
Arapgir’in taş sokakları, Pütürge’nin evleri, Çırmıktı’nın Lezzetleri, Battalgazi’nin tarihi…
Sokaklarında çocukluğumun geçtiği…
Her köşesinde bir anımın asılı kaldığı güzel şehrim...
Kabadayı Mustafa Dayının fırınından aldığımız mis gibi ekmek kokusu, Zaza Cemil’in çay bahçesinde müzik eşliğinde içtiğimiz çaylar, süslenip püslenip Temelli Pasajı civarında attığımız voltalar, Kışla Caddesi’nde yürürken karşılaştığımız gülümsemeler…
Adını bile bilmeden sevdiğimiz, saydığımız yüzler...
Hepsi yok oldu bir anda.
Binalar birer birer yıkılırken, asıl yıkım yüreğimizde oldu.
Fırınlar artık eskisi gibi ekmek kokmuyor.
Kâğıt Kebabı bile eskisi gibi lezzetli değil…
Ne Temelli Pasajı kaldı ne de civarı…
Kışla Caddesinde yürürken tanıdık yüz bulmak bile mümkün değil.
Hepsi şehrimin ruhu ile birlikte enkaz altında kaldı. Yıkıldın ama tükenmedin Malatya’m
Çünkü biz seninle büyüdük, seninle güldük, seninle sevdik.
Ve şimdi seninle ağlıyoruz.
O soğuk enkazların altında sadece taşlar değil, çocuk kahkahaları, bayram sabahları, anne duaları kaldı.
Ama bil ki Malatya’m, seni yeniden kuracağız. Acını yüreğimize kazıyarak, ama umudu elden bırakmadan... Çünkü sen bir şehirden fazlasısın. Sen, bizim kalbimizsin…
Her şeyin küle döndüğü bu yerde bir kıvılcım yanıyor içimizde.
Çünkü biliyorum ki şehir dediğin sadece taşla, toprakla, betonla kurulmaz.
Şehir, gelenekleriyle, örfüyle ve kültürüyle onu seven insanların kalbinde kurulur ve yaşatılır.
Şehrimin kültürünü göz ardı eden yöneticilere inat…
Karizmatik Malatyalılık olgusunun, yerini kimlik sorunu yaşayan ve kendini ifade edemeyen bireylerden oluşan sıradan bir şehir haline gelmesine izin vermeden…
Depremde asıl yıkılan Malatyalılık kimliğimizi tekrar tesis ederek ve hatıralarını, acılarını ve umutlarını taşıyarak...
“KAYBETMEMEK İÇİN KAYDEDEREK”, seni yeniden kuracağız, güzel şehrim.
…
Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına…
…
Yazarın Notu:
“Paris yok olsa, Balzac’ın eserlerinden faydalanarak tekrar kurulur”
Şu anda tam da bu durumda olan şehrimiz için bu güzel söz geçerli mi sizce…
Maalesef değil…
Çünkü Malatya’yı anlatan yeterince eser yok…
Yazılanlar da tozlu raflarda bekliyor.
Beni üzen hiç bir kuruluş bu önemli görevin farkında bile değil…
Ne de olsa tasarruf tedbirleri var.
İsraf da haram…