Geçen hafta Diyarbakır Devlet Tiyatrolarının ‘TEK KİŞİLİK ŞEHİR’ isimli oyununu izledik.
Koca bir şehirde tek kişi yaşamak, kalabalıklar içinde yalnızlık çekmek, günümüz insanının gerçek ruh halini anlatan oyundan etkilenmemek elde değil.
Zaten tiyatro sadece güldürmek için var olamaz. Onun insanlık adına, insanca anlattığı değerler vardır,
TEK KİŞİLİK ŞEHİR, günümüz hayatının koşturmacasında yaşamın kıyısına itilmiş ruh hallerimizi anlatıyor. Biz neyiz, amaç sadece nefes almak mı yoksa doyasıya yaşamak mı? Belki de sadece çocukluğumuzda yaşadık gerçek yaşamı. Bir iple atlarken, bir topun ardında çamura, toprağa bulanma pahasına koşarken yaşadık. Gerisi uzun bir koma hali mi peki? Hangi sır çekti aldı bizden çocukluk hallerimizi?
Çocuk olmak: Yaşama anne kanatlarında balıklama, umursamadan dalmaktı. Boğulma korkusundan uzak, engin denizlere açılmaktı. Bir de her akşam baba kokmak ve her sabaha anne kokusuyla uyanmaktı.
TEK KİŞİLİK ŞEHİR oyunu gerçekten de muhteşemdi. Gerçek bir sanat eseri olarak insani mesajı tüm seyirciye taşımış oldu.
UMUDUN KIYISINDA
Malatyalı yönetmen Haydar Işık’ın son filmi Umudun Kıyısında 5 Mayıs’ta sinemalarda gösterime girecek. 14 Mart sabahında özel bir otelde Haydar Işık’la kahvaltı yaptık. İçten, samimi, nasıl denir bilmiyorum hani Malatyalı gibi bir ortamdı. Haydar Işık’ın basına verdiği demeç çok içten ve samimiydi.
Bir gerçeği burada paylaşmak istiyorum; bugün yüzlerce kanalı açın Malatyalı sanatçıların filmlerini görürsünüz. Kemal Sunal, İlyas Salman gibi büyük sanatçılar çıkmasına rağmen bir tek film Malatya’da çekilmemiş. Ne garip; biz üretiyoruz, bizi gösteremiyoruz.
Bir Malatyalı olarak şunu demek isterim: bir şehir üretiyorsa bunun karşılığını almalı. Haydar Işık bizim sinemadaki gururumuz. Ona destek olmalıyız. Bu biz Malatyalılar için bir görev olmalı. Malatya’dan kopmamış, Malatya denince yüzü gülen büyük bir sanatçıdır Haydar Işık…