Rakiplerimizin berabere kalıp puan kaybetmesi önemli olsa da, bizim mağlup olup yerimizde saymamız takımımız açısından iyi olmadı. Geçen hafta Tokat maçında yaşananlara, sonrasına ve hafta içi gelişen olaylara baktığımızda sıkıntılı bir sürecin oluştuğu apaçık Kartal müsabakası öncesi bu süreç belli ki olumsuz bir şekilde karşılaşmaya sirayet etmiş olacak ki, istenilen futbolu ve beklenilen skoru alamadan sahadan ayrılan taraf bizdik.
Rakiplerimizin puan kaybına sevinirken, bize lazım olan galibiyetleri almadan müsabakalara devam etmek, ligin bitiminde takımımızı hedeflediğimiz şampiyonluğa kavuşturmaz. İlk dört takımın hemen hemen belli olduğu bu yarışta birincilik dışındaki diğer söylemleri olabilir diyerek kabul etmek doğru değildir.
Sezon başından bu yana alınan oyuncu sayısı ve mevcut kadro içerisindeki futbolculara verilen para miktarlarını göz önüne getirdiğimizde, eğer birileri çıkıp şampiyonluk dışında play off’a kalmayı başarı olarak kabul görürse, buna sadece gülünür.
Kartal maçına gelirsek; yine 65 dakikasını bir kişi oynadığımız müsabakada, 30 dakikada yediğimiz golden sonra takımımızın dağıldığı apaçık görülüyor. İlk sarısı haksız olan M. Enes’in ikinci sarıdaki 2 rakip futbolcuya yaptığı ardı ardına müdahaledeki sertliğin gerekçesini anlamak mümkün değil. Gerçi sezon başından beri yediğimiz boş kartların haddi hesabı yok.
Takımın ruhuna işleyen bu hastalığa çare bulan da yok. İkinci yarıya baktığımızda oyunun kontrolünün Kartalspor lehine geliştiğini ve gol pozisyonu açısından da bir hayli kalemizde etkili olduklarını gördük. Tabii burada rakipten eksik olarak sahada yer aldığımızı unutmayalım. Müsabaka bittikten sonra ise lider Ümraniye ve Menemen, Pendik takımlarının puan kayıplarını öğrenip, az da olsa kendi kendimize teselli bulduk diyebiliriz.
İşin doğrusuna gelirsek; İkinci yarıyla beraber 3 maçta kazanılan 7 puan bizleri şampiyonluk havasına sokarken, son iki karşılaşmada alınan bir beraberlik, bir mağlubiyet ve TFF tarafından verilen cezalar gardımızı düşürüp, havamızı dağıttı demek yanlış olmaz. Bu zor zamanda teknik heyet ve futbolculara büyük sorumluluk düşüyor. Özellikle iki müsabakanın seyircisiz olduğunu düşünürsek (Turgutluspor maçı tarafsı saha ve seyircisiz Ş. Urfa’da) takımın toparlanması, galibiyetler alması tekrar herkesi bütünleştirip şampiyonluk havasına sokabilir.
Ben olaya belki iyimser, bir o kadar da olur tarafından bakıyorum. Sebebi de mevcut futbolcu kalitesine inanıyor olmam. Futbolcular da önce kendilerine inanıp, sonra ise iyi mücadele ederek ve de kaliteleri ölçüsünde sahada futbol oynarlarsa sonuçlar kendiliğinden gelir diye düşünüyorum.
Turgutlu karşılaşmasında Yeni Malatyaspor’a başarılar dilerim...