Sumudica ile birlikte kısa süren pastırma yazı yaşadıktan sonra, her şey maalesef eski haline döndü. Her şeyden önce takımın mücadele gücünün olmayışı, oyunu ve skoru kabullenişi düşündürücü. Başakşehir takımına yenilmek normal karşılanabilir ama rakibin oyununu bozmaya yönelik çabanın olmayışı, skoru erkenden kabullenmek bize yakışmadı. Adeta antrenman havasının hakim olduğu bir maç izledik. İç sahada taraftar gücünü de katarak kolay yenilmeyen bir takım görüntüsüne bürünmek için yazılar yazıyoruz. Fakat anlaşılan yönetimin böyle bir kaygısı yok. Zor şartlarda stada giden taraftar sahada varlık gösteremeyen bir takıma şahit olduğunda, bir daha ki maç için heyecanı kalmıyor.
Hoca değişimi ile Başakşehir takımının yükselen bir grafiği vardı. Pas oyunundan vazgeçmeyen, ısrarla ve sabırla geniş alanda oynamaya çalışan bir takım olduğu belliydi. Oyunlarını bozmak, onların oyununa karşılık vermek zorda olsa, bu yönde çabanın olmaması ve bu durumun hem futbolcular hem de hoca tarafından kabullenilmesi, maçın havasını antrenmana çevirdi. Bu durumun sebebi rakibin üstünlüğünü kabullenmek mi yoksa başka sebeplerden kaynaklı isteksizlik mi? Bu sorulara cevap bulmak için görevlendirilmiş profesyonellerimiz ve yönetim var. Umarım bu soruların cevabını bulurlar yoksa takım tepetaklak yokuş aşağı inmeye başlar.
Milli ara sonrasında deplasmanda oynayacağımız Giresunspor maçı, küme düşme hattını etkileyecek maçlardan biri olduğuna göre altı puanlık maç diyebiliriz. En kötü yenilmeden gelinmesi gereken bir deplasman. Buna gücümüz yeter, bu maç özelinde iyi bir taktiksel hazırlık yapılmalıdır.
İlimizi temsil diğer profesyonel takımımız deplasmanda yenilse de elde ettiği puanlarla beklentimizi karşılamıştır. Bal liginde 3. Ligi kovalayan iki takımımızdan Arguvan Belediyespor galip gelirken, diğer iki takımımız yenişemedi. Öncelikle dostluk ve kardeşlik kazandı. Dört takımımızın yer aldığı gurupta umarım bizim takımlardan birisi üst lige çıkar.
Esen kalın…