TARSİM NEREDE?

Abone Ol

13 Nisan günü yazdı­ğım “Zorunlu TARSİM sigortası” başlıklı yazı­ma cevaben dün elime TARSİM’den bir mektup ulaştı. Mektup Malatya TARSİM’den gelmemişti ta İstanbul’dan postalan­mıştı.
Direkt TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil SA­TOĞLU ve Genel Müdür Yardımcısı Zeki KARA­KURT ıslak imzalı bir şekilde güzel ve parlak bir kâğıda basılı şekilde gelmişti.
Lütfedip yazıma ceva­ben gönderdikleri mektu­bun içeriği beni hayrete düşürdü!
Yazım ortada ama ga­liba yazımı anlamamışlar!
Ya da ben tam olarak anlatamamışım!
Mektup şöyle başlıyor:
“Bu Sabah Malatya Gazetesi’nde tarafınız­ca kaleme alınarak, 13.04.2016 tarihinde yayınlanan ‘Zorunlu TARSİM Sigortası’ başlıklı haber, detaylı bir şekilde araştırma yapılmadan hazırlan­mış olup, kamuoyunda yanlış algılar oluştura­cak ve Sistem’e karşı güvensizlik oluşturacak niteiiktedir.”
BUSABAH’ı ayrı yazmalarını geçtim de “detaylı bir şekilde araştırma yapılmadan” lafı yazımı gerçekten okumadıklarını bana düşündürdü.
Devamında daha va­him cümleler kurmuşlar...
“Haberde özetle, 17 Mart tarihinden itibar­en üç veya dört gün boyunca Malatya’nın belli ilçelerinde kayısı ürününde farklı hasarlar yaşandığı, bu konuy­la ilgili hasar tespiti yapılmadığı, hangi ilçede ne kadar hasar olduğu konusunda bilgi verilmediği, TARSİM’in zorunlu trafik sigortası gibi gösterildiği, TAR­SİM’in nerede old­uğunun dahi bilinmediği ifadelerine yer verilm­iştir.”
“Zorunlu TARSİM si­gortası” başlıklı yazımda ne demişim, biraz açalım ve TARSİM yetkililerinin anlamasını sağlayalım. Çünkü Malatya’daki TARSİM galiba yazımı anlamamış ve bu anlaşıl­mayan yazı İstanbul ge­nel merkeze gönderilmiş ve direkt genel müdür ben anladım deyip bana cevap yazmış!
TARSİM, ben o yazımı yazmadan bir gün önce tüm basına bi haber ser­vis etti. Haberde, “Mey­dana gelen hasarın bo­yutunun tam anlamıyla belirlenebilmesi, hasar tespit çalışmalarının ta­mamlanmasını takiben mümkün olabilecektir. Üreticilerimizin endişe etmesini gerektiren bir durum söz konusu olmamakla birlikte, ka­muoyuna yönelik bilgi­lendirmelerimiz devam edecektir.” dedi.
Bende bu yukarıdaki cümleleri köşeme taşı­dıktan sonra devamında şunları yazdım:
“Tamam, bekliyoruz ama maalesef maddi durumundan dolayı kayısı ağacını sigorta­latamayan üreticileri­miz var. Zaten iki yıldır doğru dürüst hasat kaldıramayan üreticinin TARSİM’in zorunlu trafik sigortası gibi gösteril­mesi bana çok garip geliyor. Galiba bundan sonra TARSİM’li isen hasarın zaten karşılana­cak değilsen adres ola­rak TARSİM’e git, dene­cek! Ayrıca hasar tespit raporları nasıl çıkıyor? Sadece TARSİM’li olan üreticilere dayanarak mı bir rapor hazırlanıyor? Üretici sıkıntılı, parası yok TARSİM’in nerede olduğunu dahi bilmiyor, o yeri bilmediği için bahçesinin yüzde kaçı hasarlı onu da bilmiyor. Bu bilmezliği yüzde 67 oy alan Malatya AK Parti milletvekilleri de bilmiyor galiba…”
Burada sorular sor­muşum ama bu soruların hiçbirine cevap verilme­den benim olmayan cüm­lelerimi cevaben bana ta İstanbul’dan gönderme­niz aslında tam mizahlık bir konudur.
“TARSİM’in hasar tespiti yapmadığını” söylemişim güya o ya­zımda!
“Hangi ilçede ne kadar hasar olduğu konusunda bilgi ver­ilmediği” ni yazmışım güya!
O anlayamadığınız yazımda ben, parasızlık­tan dolayı kayısı ağacını sigortalatamayan çiftçil­erden bahsetmişim. Yani TARSİM’li olamayan çitçilerden...
Açık açık sormuşum: Hasar tespit raporlarının nasıl yapıldığını sor­muşum!
Aslında o yazım siya­silere yönelik bir yazıydı. O yazının bütününe bakarsanız muhatap TARSİM değildir. Malatya milletvekilleridir.
Yazımı ciddiye alıp cevap göndermişsiniz ama kaş yapayım derken göz çıkartmışsınız!
Sayın TARSİM Genel Müdürü, lütfen Malatya’ya geliniz ve benle beraber birkaç ilçeyi ziyaret ed­iniz. Tek bir soru sora­cağız, TARSİM nerede, diye...
Söz, ben kaybeder­sem yemek ısmarlaya­cağım...
Mektup ile cevap vermeyiniz lütfen, mail adresime cevabınızı gön­derebilirsiniz.
Mail adresim köşe fotoğrafımın altında var ama ben yine de yazayım.
temur_mahir@hot­mail.com