Soytarının Davası!

Abone Ol

Tarık Bin Ziyad: O meşhur dillerden düşmeyen ‘gemileri yakmak’ değiminin ortaya çıkmasına sebep olan kumandan.

Tarık Bin Ziyad; Endülüs’ü fethetmek üzere donanması ile birlikte Cebelitarık Boğasını geçmiş, askerlerini karaya çıkardıktan sonra gemilerin tamamını yaktırmış ve askerlerine ‘önünüzde düşman arkanızda deniz var’ diyerek amaçladığı fethi gerçekleştirmiştir.

Tarık Bin Ziyad’ın bunu yapmasındaki sebep askerlerinin aklında oluşmuş ya da oluşabilecek alternatifleri yok etmektir. Sayıca kendilerinden üstün olduğunu bildikleri bir ordu ile geriye dönüş hayalleri kurarak savaşamazlardı.

Gemiler yakıldıktan sonra yaşamaları için tek şansları vardı: Savaşı kazanmak!

Bir dava adamı olmak her insanın harcı olamaz.

Bir davaya hizmet etmek omurga gerektirir.

Çıkarlarının kölesi olmuş insanlardan saray soytarılarını ayırabilmek pek mümkün olmaz. Gerçi adamın davası saray soytarılığı yapabilmek ise yazıyı burada noktalamam gerekir. Ama durun, anlatacaklarım var:

‘Dava’ dediğin büyük olur. Uğruna ölenler olduğunda geride kalanların duruşundan bile anlarsın meselenin dava olup olmadığını.

Tarih boyunca verdiğimiz şehitlerin geride bıraktıklarını okuyamadıysak yazıklar olsun bizlere.

250 bin şehidi dilimizden düşürmeyiz Çanakkale Zaferi konuşulduğunda. Şehitlerimizin davasını konuşur dururuz haklı gururunu yaşayarak. Oysa zaferin ardından 5 yıl geçtikten sonra İstanbul işgal edilmiştir. İstanbul’un işgali nasıl gerçekleşmiştir? Okurken pek hoşlanmayabilirsiniz ama ben yine de yazayım. Düşman Çanakkale’yi geçip gelmiştir İstanbul kıyılarına. Üstelik savaşarak değil. Müsveddelere anlatılan imzalarla! Teslim ola ola! Şehitlerimizin kemiklerini sızlata sızlata!

Omurgası ile savaşanların kazanımlarını sürüngenlerin imzaları ile teslim etmememiz gerekir.

Yaşamları boyunca hiçbir mücadelenin içinde yer almamış pastadan en büyük dilimi nasıl alabilirimin derdine düşmüş olanlar hep vardı hep de var olacak.

15 Temmuz’u, iktidarı muhalefeti kontrollüydü kontrolsüzdü diye tartışadursun. Umurumda değil!

O gece yurdun dört bir yanında mücadele eden ateşli silahların üstüne dik dik yürüyen tanklara helikopterlere aldırış etmeyen Anadolu insanında Çanakkale ruhunun ölmediğini hepimiz gördük.

O Anadolu insanının davası memlekettir. Hiçbir düşmanın veya hiçbir hainin hesabı 1000 yıldır Anadolu’da tutmamıştır.

Ha bir de Anadolu insanının Tarık Bin Ziyad’ın ordusundaki askerden bir farkı vardır.

Anadolu insanı evini yakıp sokağa çıkmamıştır!

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…