Sövülesi Övgüler

İnsan psikolojisi ölçüsüz övgü karşısında savunmasızdır. Bu yüzdendir birine zarar vermek istiyorsak onu her koşulda ölçüsüzce övmemiz yeterli olacaktır. Ancak buradaki zarar verici etkinin ‘’ölçüsüzlük’’ olduğunu unutmamak gerekir.

Abone Ol

İnsan psikolojisi ölçüsüz övgü karşısında savunmasızdır.

Bu yüzdendir birine zarar vermek istiyorsak onu her koşulda ölçüsüzce övmemiz yeterli olacaktır. Ancak buradaki zarar verici etkinin ‘’ölçüsüzlük’’ olduğunu unutmamak gerekir.

Ölçüsüzlüğü her seferinde bir öncekinden farklı ya da daha fazla diye anlatmama gerek yoktur sanırım.

Ölçüsüz övgünün yeterlilik diye tatmin edici bir seviyesi yoktur. Muhatabını rahatlatır. Uzun süre aynı dozda verilirse işe yaramamaya başlar.

İlaç gibidir. Birden yüksek dozda yüklemeye kalkarsan insanı kusturabilir. Yavaş yavaş ve sürekli verip hastayı alıştırmak gerekir. Hasta yakınlarını da yan etkilerine hazırlamak icap eder.

Ölçüsüz övgünün yavaş yavaş ve artırılarak verilmesine alışan insan artık avucunuzun içindedir. Övgüyü birden keserseniz yoksunluk krizine girebilir. Pimi çekilmiş bomba gibi olur ki kimin neresinde patlayacağını kestiremezsiniz.

Sanırım hepimize tanıdık geldi!

Ölçüsüz övgü mesleği dalkavukluktur.

Dalkavuğun fikri olmaz. Varsa da söylemez. Söyleyemez!

Dalkavuk efendisi ne istiyorsa onu verir.

Dalkavuğun gözü efendisinin yerinde olmaz. İşini yapar ‘’hakkını’’ alır. İşinden olmak istemez.

Bir konudaki fikrin açıkça dile getirilmesini savunan insanlar dalkavukluktan ve dalkavuklardan hoşlanmazlar.

Yüreklidirler. Yiğittirler.

Beğenilme, takdir edilme, en önemlisi de rızık kaygıları olmadığı için doğruya doğru yanlışa yanlış derler.

Yapacakları herhangi bir yorum birinin canını sıkabilir, tepki alabilirler diye düşünmezler.

Muhatapları ile aralarının iyi ya da kötü olması fikir beyanlarını etkilemediği gibi bu durumu birileri ile arayı düzeltmek ya da arayı bozmak için kullanmazlar.

Sözün her türlüsünü dinleyip en güzeline tabi olurlar.

Birine ya da bir topluluğa olan kinleri onları adaletten uzaklaştırmaz.

Yanlışı savunan dostlarını doğruyu savunan düşmanlarına tercih etmezler…

Sarsılabileceklerini de yıkılmayacaklarını da iyi bilirler.

Aklınızdan soru işaretleri eksil olmasın…