Hepimizin en az bir tane sosyal medya kanalına sahip olduğu bu çağda tanıdığımız tanımadığımız birçok kişinin hayatına günbegün şahitlik etmekteyiz. Mükemmel hayatlar, harika evler, mutlu aile tablosu.
Peki, kaçı bize gerçeği yansıtıyor? Öncelikle sosyal medya fenomenlerinin tüm hayatını gözler önüne anbean sermesinin en büyük sebebi reklam gelirleridir. Ne kadar çok paylaşım o kadar çok reklam.
Her şeyin dört dörtlük olduğu hayatları izliyoruz. Alıp kullandıkları her üründen memnun görünüyorlar. Bunların hepsi görünürde olan şeylerdir. Arka planda neler olduğunu hiç görmüyoruz.
Genel olarak bir kurgu üzerine hayatlarını sergiliyorlar. Başka türlü reklamları inandırıcı olmaz. Sabah uyanıp içtiği kahveden yaptığı temizliğe çocuklarının bakımına kadar göstermeye başlıyor. Bu her karesi kurgulanmış sponsorlu ürünleri tanıtmaya yöneliktir. Tabii asgari ücretle çalışanların kazancı fenomenlerin kazancına kıyasla devede kulak kalıyor.
Neden takip ediyoruz?
Temelde insanın merak duygusu yer alıyor. Başka insanların ne giydiğine, nasıl yaşadığına, çocuklarını nasıl büyüttüğüne kadar her şeyi merak ediyoruz. Bu merak sosyal medya fenomenlerinin kazancını sağlıyor. Sosyalliği, sosyal medyada yaşayan binlerce insan var. Gerçeklikten kopuk sanal insanlarla, bağ kurma isteği de buna etkendir.
Sosyal medyayı gerçek dünyanın bir parçası olarak görmeyi bırakmalıyız. Sosyal medyayı işinin bir parçası olarak kullanan kişilerin hayatının dört dörtlük olmadığını onların da birer insan olduğunu bilmeli, herhangi bir eksiklik duygusu yaşamamalı, görüneni değil gerçeklik algısını korumalıyız.