Sosyal Çürüme

Abone Ol

Son yıllarda hayatımıza giren sıklıkla duyduğumuz hatta kullanmaya başladığımız sosyal çürüme kavramı bize neyi anlatıyor?

Sosyal çürüme kavramı akademisyen Zeliha Burtek’in sokak röportajı konuşmasıyla gündem olmuştu. Bu kavram kısaca etik anlayışın ortadan kalkması şeklinde özetlenebilir. Etik ;insanların bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları, doğru- yanlış, iyi- kötü gibi ahlaki açıdan değerlendiren felsefe disiplinidir.

Doğruyla yanlışın birbirine karıştığı, iyi ve kötünün yer değiştiği, ahlaki açıdan değiştiğimiz bu dönemde sosyal çürüme kavramının doğru ve yerinde kullanıldığını görebiliriz. İnsanların artık bireysel olarak iyi ya da kötüyü ayırt etmek yerine sürü psikolojisine kapılıp herkes böyle yapıyorsa bu doğrudur deyip etik olmayanın peşinden gittiğini görmekteyiz. Trafikte kuralların çiğnenmesi, liyakatsizlik, hukuk kurallarına uyulmaması, insanın metalaşması, paranın çok hızlı bir şekilde el değiştirmesi sosyal çürüme örnekleri olarak karşımıza çıkıyor.

Toplumu oluşturan birey en temelde ahlaki bir değer olan saygıyı kaybetti. İnsanın insana, doğaya, hayvana saygısı kalmadı. Saygının olmadığı yerde insan kullanılabilen bir obje haline geldi. Her şey çıkar ilişkilerine bağlandı. İnsanlar daha sinirli daha öfkeli bir yapıya büründüler adalet ve kural tanımama her şeyin mümkün olduğu bir ortam yarattı. Her birey her konuda haklı olduğunu düşünmeye başladı, kimse kimseyi dinlemedi, herkes herkesin sınırlarını ihlal etmeye başladı ,haksızlık karşısında susmanın mantıklı olduğu varsayıldı. Bireydeki bu değişim aile ilişkilerini ve toplum ilişkilerini değiştirdi. Gündem çok hızlı değişir oldu. Olaylar karşısında bir şokun atlatılmadan diğerine geçilmesi, ardı arkası kesilmeyen olaylar silsilesi travmatik bir toplumu yarattı. Travma olmuş kişilerin reaksiyonlarını toplumumuzda gözlemleyebiliyoruz.

Peki bu çürüme karşısında neler yapmalıyız? Toplumu oluşturan bireyin umudunu kaybetmemesi, iyi bir değişime evrilmesi için birlik olunması, insan haklarına , kadın ve çocuk haklarına değer verilmesi gerekiyor. Unutmayın ki biz değişirsek toplum değişir.  Her şey için çabalamaya değer bir milletiz.