6 Şubat depremlerinin ardından bir türlü hayatın normal akışını dönemediği Malatya’da sorunlar bir türlü bitmek bilmiyor. Depremin ve ağır hasarlı binaların ardından şimdi de gündemimize meşgul eden konu enkaz çöplüğü.
Bir yanda hala 10 aydır yıkılmayı bekleyen binalar diğer tarafta yerleşim yerlerine dökülen enkazlar var. Güzel şehrimiz artık bir enkaz çöplüğüne döndü. Yıkımlar o kadar fazla ki artık enkazların döküleceği bir alan kalmıyor.
Yerleşim yerlerinin yakınına dökülen enkazlar ise vatandaşları bezdiriyor. Binalar yıkılırken çıkan toz ve duman şehir merkezindeki birçok kişiyi etkilerken, enkazların taşınıp döküldüğü yerlerde oturan vatandaşlar da bu toz ve dumanlardan nasiplerini alıyorlar.
Bu enkazların yarattığı tehlike ve sağlık üzerine olan etkilere her ne kadar göz ardı edilse de asıl tehlike 10 yıl sonra kendisini gösterecek ama o zamanda iş işten geçmiş olacak. Bir zamanlar Türkiye’nin en temiz havasına sahip olan güzel Malatya’mızda artık her saat başı bir yerden toz ve duman bulutları yükseliyor.
Şehir adete bir enkaz çöplüğüne dönüşmüş vaziyette. Bir yanda hala yıkılmayı bekleyen binalar ve kaldırılmayı bekleyen enkazlar var diğer yanda ise şehrin tekrar eski güzel günlerine dönmesini umut eden Malatyalılar var. Her ne kadar adım attığımız her sokak ve cadde de yıkımı görsek de yaşamaya olan inancımız hiçbir zaman eksilmiyor.
Her ne kadar yıkımların yılbaşı itibari ile sona ereceği belirtilse de toz ve dumanların bizlerde bıraktığı tahribat ve sağlık sorunları uzun yıllar sürecek gibi gözüküyor. Yani anlayacağınız deprem bölgelerinde sorun ve sıkıntılar bir türlü bitmek bilmiyor. Sorun çok ama çözüm yok.