Sokak köpekleri düğümü ne zaman çözülecek?

Abone Ol

Geçtiğimiz gün BUSABAH Medya muhabirlerinden Mehmet Kıroğlan’ın “O talimattan sonra hangi adımlar atıldı? Talimatlar havada mı kaldı?” başlıklı haberini okudum, Mehmet Ağabey’ime teşekkür ederim. Tam da benim düşüncelerimi yansıtmış haberine.

Sokak köpekleriyle ilgili sorun sadece Malatya’nın değil, tüm Türkiye’nin ortak sorunu. Her gün ulusal haberlerde sokak köpeklerinin saldırılarıyla ilgili yeni bir haber duyuyoruz. Gün geçmiyor ki bu soruna yeni bir sorun daha eklenmesin. Malatya’da bazında söyleyecek olursak, şehrimizde çok ciddi bir problem yaşanmadı ama sokak köpekleri saldırılarını duyduk. Belki duymadıklarımız da vardır, bunu bilemeyeceğim.

Ben devamlı sokak köpeklerinin bir barınak tarzı yerlerde bakılmasını istemişimdir. Tüm bakımlarının yapılabildiği, aç ve susuz kalmadığı, sıcak ve soğuktan çok fazla etkilenmediği, insanlardan uzak bir barınakta. Mehmet Kıroğlan Ağabey’im haberinde geçtiği gibi Malatya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Ekrem Ayaz, sokak köpekleri için doğal, insanlardan uzak bir yaşam alanı istemiş. Çok doğru. Malatya merkezden çok uzak etrafı çevrili binlerce köpeğin rahatlıkla yaşayabildiği doğal bir yaşam alanı. Ne kadar güzel olurdu. Köpekleri demir parmaklıklar arkasına atmak yerine böyle bir proje hayata geçse daha güzel olur.

Biz bunları konuşa duralım, kendi kendimize projeler yazıp çizelim bu soruna veya konuya yerel yönetimler eğilmezse hep böyle tartışıp dururuz. Önerilerimiz ve taleplerimiz hep havada kalır, devamlı havanda su dövüp, dururuz. Bu konuya belediyeler mutlaka eğilmeli. Geçtiğimiz ay Malatya Valisi Sayın Seddar Yavuz önderliğinde Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde bir toplantı yapıldı. Basındaki arkadaşlarımız konunun önemi dolayısıyla bu toplantıyı sayfalarının en güzel yerinde verdiler. Sayın Valim konu önemli olduğu için gerekli talimatları verdi ve “Çocuk ve gençlerimizin ve her bir vatandaşımızın sokakta güvenle dolaşabileceği bir ortamı hep beraber hazırlayacağımıza inanıyorum” sözlerini sarf etmişti. Çocuklarımızın ve bizlerin daha güvenilir bir ortamda rahatça dolaşmamız için bu sorunun çözülmesi gerektiğinin üzerine basa basa söylemişti sayın valim.

Ama geldiğimiz noktada herhangi bir adımın atılmaması gerçekten düşündürücü. Bu adımın atılması için daha ne kadar saldırı olması lazım, bilemiyorum ama sabah namazına camiye giden yaşlılarımız, işten geç vakitte eve dönen genç kızlarımız bu sorun dolayısıyla endişeliler. Özellikle anne ve babalar minik yavrularının bir köpek saldırısına uğramasından korkuyorlar.

Bu sorun devamlı gündeme geliyor evet doğru, bu da köpeklere düşmanlık ve nefret edilmesi anlamına gelmiyor. Başta köpekler olmak üzere tüm hayvanlar bizlere Yüce Allah’ın bir emaneti. Bu emanetleri korumak, kollamak, onlara düşman olmamak hepimizin başlıca görevi arasında. Dünya hepimize yetecek kadar büyük.