Malatya’nın son üç valisi de Karadeniz’den. Spor ve iş dünyasındaki Karadenizli hegemonyasından sonra siyasette de Karadenizliler sıkça boy gösterir oldu. Tabi bunda şüphesiz neredeyse son 15 yıldır siyasete yöne veren Sayın Cumhurbaşkanı’nın Rizeli olmasının payı yadsınamaz.
Ülkemizde özellikle atama usulü yapılan görevlendirmelerin neredeyse bir çoğunun ideolojik uygunluk baz alınıp yapıldığı su götürmez bir gerçek artık. Şuan ki siyasi konjonktür ne yazık ki buna zorluyor. Yani yöneten kişiyi yerini sağlamlaştırıp, hareket kabiliyetini arttırabilmesi için çevresini kendi adamlarıyla doldurmaya…
Malatya’da görev yapan son üç valinin de liyakat esasına göre belirlenmediği herkesçe kabul görmüş bir gerçek. İşte bu durum, koltuğa oturan valiyi devlet memuru gibi hareket etmeye itiyor… İş yapmaktan çok, gelen giden evrakı imzalayıp, bir anlamda idare-i maslahatçı olmaya zorluyor. Nasıl olsa buradan daha iyi bir yere gönderilmem yapacağım işe-hizmete bağlı değil, o zaman ne gereği var macera aramanın diye düşünüyor…
Aslında gelen giden evrakı imzalayan bir vali olmak da, sahaya inip operasyonel bir vali olmak da mührü taşıyan Süleyman’ın inisiyatifinde. Nasıl olsa prosedürde böyle bir zorunluluk yok… E seçime oynayan bir siyasetçi de değil, atanmış kişi sonuçta…
Neyse esas meseleye gelelim…
İstanbul’a atanan Vasip Şahin ne yazık ki selefinin bayrağını iyi taşıyamadı. Ancak ilginçtir, görev süresince kendisini eleştirenler daha sonra sırf İstanbul’a atandı diye arkasından çarşaf çarşaf methiyeler dizdi. Sanki Malatya’ya büyük hizmetleri dokunmuş gibi “iyi bir valiydi” denildi.
Yine ilginçtir, aynı kişiler hala Ulvi Saran’ın hizmetlerini tartışıyor!
Ekmeği ekmekçiye verip üstüne de eline sağlık demek lazım… Adam en son Evliya Çelebi döneminde yeşil olan, günümüze gelene dek bakirleşen Malatya dağlarını delip, enva-i çeşit ağaç dikti…
Sırf bu hizmeti bile daha uzun yıllar Ulvi Saran ismini bize unutturmayacak gibi.
Yama Dağı Kayak Tesisi, Levent Vadisi Balkonu, Turistik Gemi ve Nemrut’a yapılan otel gibi icraatları da aklıma gelen birkaç iz bırakan hizmeti. Tabi bu işlerin bazıları, Saran’dan sonra göreve gelen Vasip Şahin’in iş takibi noktasındaki kayıtsızlığından dolayı, ya aksadı ya da tamamlanamadı.
Malatya film Festivali ve Kitap Fuarı gibi Malatya’nın kültür ve sanat noktasındaki büyük projelerini de unutmamak lazım.
Kim ne derse desin, yaptıklarıyla-yapmak istedikleriyle Ulvi Saran sıra dışı bir valiydi.
Gelelim yeni Valimiz Süleyman Kamçı’ya… Henüz tanışma-tanıma evresinde. Önümüzdeki günlerde az çok kendisiyle ilgili fikir sahibi oluruz. Yalnız Sayın Kamçı’ya naçizane tavsiyem Ulvi Saran’ın izinde gitmesi, yarım kalan işlerini tamamlaması. İşte o zaman, Malatyalıların unutamadığı Valiler arasına Süleyman Kamçı ismi de yazılır.