Sırada dayak mı var?

Daha neler neler yaşayacağız kim bilir?

Abone Ol

Daha neler neler yaşayacağız kim bilir?

Öyle zannediyorum ki sırada dayak var.

Hoppalaaaa…

Yanlış anlamayın ben şiddete hala karşıyım ama insanlarında problemlerinin çözümsüzlüğe mahkum edilmesinden yana da değilim.

Dr. Sinan Oğan yerel mahkemelerin, emsal kararların esas alındığı bir yapay zeka sistemi ile dönüştürülebileceğini, böylelikle uzun mahkeme süreçlerinin artık sonlandırılabileceğini ifade etmişti.

Uygulanabilirliği hakkında bir yorum yapamam. Hukukçu değilim! ama uygulandığını hayal etmek bile insanı mutlu etmeye yetiyor.

Mahkemelerde kararlar yargıçlar tarafından mevcut mevzuat çerçevesinde vicdanen veriliyor.

Yapay bir vicdan geliştirilebilir mi bilemem ama kararların algoritmalar ile hızla verileceğinden hiç şüphem yok. Bence üzerinde çalışılmalı.

Sıradan bir vatandaş herhangi bir suça karıştığında aldığı ceza ile adliyede on dosyası olan bir vatandaşın aldığı cezaları karşılaştırıyorum. Hukuken elbet bir açıklaması vardır ancak ben bunu kendi vicdanıma açıklayamıyorum.

Hal böyle olunca alınan kararı bir insanın vermesi ile alt yapısı sağlam bir yapay zeka sisteminin vermesi arasında bir fark olmayacağı kanaatine varıyorum.

Suç işlemeye eğilimi olanlar tarafından ceza evleri ıslah değil de nekahat yerleri olarak algılanıyorsa öncelikle bu algıyı yıkmanın gerektiğini düşünüyorum.

Caydırıcılık idari soruşturmalarda da ön planda olmalı. Aile Bakanlığındaki bir idari soruşturma yine Aile Bakanlığındaki memurlara yaptırılmamalı. Aksi takdirde ahbap çavuş ilişkisi ile soruşturmalara yön veriliyor. Bu yönlendirmelerin bir an önce önüne geçilmeli.

Bir soruşturmanın derinleştirilmesi için basına düşmesi gerekmemeli.

Böyle olmayınca ne oluyor?

Mağdur çıkış yolu bulamıyor. Çözümsüzlüğe mahkum ediliyor. İşte tam burada şimdi ne yapacaksın sorusu sorulduğunda. Sıranın en az dayağa geldiğini ya anlıyorsun ya da açıktan duyuyorsun.

İşte sırada dayak var dememin sebebi bu!

Mağdur kendisine yapılanı Allah’a havale ettiyse ne mutlu mağdur edene…

Allah’a sığınıp meşru bir mücadele içine girdiyse mağdur eden yine de şanslı dememeliyim.

Acı çeken acı çektirenin acı çektiğini görmek ister!

Sonunda ben de İbrahim Erkal’a bağladım. Allah sizi bildiği gibi yapsın…

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…