İleri demokrasi örneği sergilediğimiz anlar olabilir ama ben geçen cumartesi günü ileri demokrasi hissi aldım.
Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi’nin (ESKKK) genel kurulu Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı cumartesi günü…
Kimler yoktu ki…
AK Parti milletvekili Mustafa Şahin, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, TESK Yönetim Kurulu Üyesi ve MESOB Başkanı Şevket Keskin, TESKOMB Genel Başkan Vekili ve İç Anadolu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Mustafa Alan, Ticaret İl Müdürü Ahmet Demirbağ, Şube Müdürü Sezai Şireci, TSO Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç, Ticaret Borsası Başkanı Gürsel Özbey, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Malatya Bölge Birliği Başkanı İsmet Bayram, CHP İl Başkanı Enver Kiraz, MÜSİAD Şube Başkanı Mehmet Balin, CHP Battalgazi İlçe Başkanı Selahattin Sarıoğlu…
Bin 529 delegenin katıldığı bir seçimden bahsediyoruz…
O kadar çok “ileri demokrasiyi” benimsemişiz ki Kayseri Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefaletleri Bölge Birliği Başkanı Mustafa Alan divan başkanlığını yapıyor genel kurulun!
Haberi okurken gururlanıyorsun!
Acaba kaç aday var diye merak ediyorsun…
Toplamda iki aday varmış…
Biri mevcut başkan Ali Evren diğeri Ramazan Toptaş…
Herkes konuşuyor o gün…
Milletvekilleri, başkanlar, yardımcılar falan…
Yeni aday olmuş Ramazan Toptaş seçimden önce konuşmak istiyor.
Çok ileri bir demokrasi gereği bu isteği kabul görmüyor!
Niye aday olduğunu anlatacak, projelerinden bahsedecek belki mevcut başkanı eleştirecek ama kabul etmiyorlar!
Aday olanın konuşamadığı ama çoğu insanın konuştuğu genel kurulun parmak hesabıyla seçimi bana göre skandaldır!
Bin 529 delegenin ilkokul mantığıyla sınıf başkanı seçer gibi yapmak ileri demokrasinin ürünü galiba!
Açık oylamayı ama delegeler istedi, gibi saçma bir karşı görüş gelebilir…
Demokrasi dediğimiz kavramın başına ve sonuna bi şey eklemeden direkt ne ifade ettiğini iyi anlamak gerekir.
Delegeler o açık oylamayı isterken de parmak kaldırdılar…
Bin 529 delegeyi hür bir şekilde hiçbir sivil toplum örgütü veya kişinin baskısı altında bırakmadan oy verebilmeyi sağlamak demokrasinin gereğidir.
Demokrasi, herkesin rahatlıkla aday olabildiği ve adaylık konuşmasını rahatlıkla yapabildiği ve oy kullanma işlemini gizli yaptığı ve yine birilerinin baskısı altında kendilerini hissetmediği gibi “keskin” kuralları vardır!
Bu “keskin” kuralları gevşetirsen, birilerinin tapulu malı zannedilir…
O sürekli “başkan” olanların başkanlığı iyi de olsa tartışılır.
O sürekli “başkan” olanların genel kurulları siyasetçilerin siyasi demeçleri ile geçer!
Biri “paraleli kabul etmiyorum” der, diğeri “herkes haddini bilecek” der…
Kimse de konuşamayan adayın parmaklı seçimini konuşmaz…
En sonunda “hayırlı olsun” deyip dört yıl sonraya gün verilir!
Malatya’da bu tür konuları kimse yazmadığı için bize de hayırlı olsun, demek düşer.