Hepimizin bildiği ve eskilerin en güzel zamanlarını gördüğü sinema salonları gün geçtikçe azalıyor. “Sinemaya gitmek” aktivitesi her geçen gün azalırken ilerleyen zamanlarda ise yok olacak. 7. Sanat dalı olarak adlandırılan sinema, serüvenine devam edecek olsa da sinema salonları yerini dijital platformlara bırakmış durumda.
Covid-19 salgını ile başlayan etkiler sinema salonlarını da vurdu. Sinema salonlarının kapanması belirli bir alışkanlığı azalttı. Eskilerin başka alternatifinin olmaması da tabii ki sinema salonlarına ilgi gösterilmesini artırıyordu fakat sinema salonları şu anda birer birer kapanıyor. İstanbul’da klasikleşen bazı nostaljik salonların kapatılması ile başlayan bu dalga birçok salonu da etkiledi.
Korona virüsü ile başlayan ve dijital platformların yükselişiyle de hız kazanan bu azalış, salonlarında azalmasına neden oldu. Şimdilerde özel sinemalar yok denecek kadar az. Alışveriş merkezlerinin içerisinde yer alan sinema salonları ile eski alışkanlıklar sürdürülmeye çalışılıyor.
Bu etkilerin dışında sinemada film izlemenin maliyetleri de her geçen gün artış gösteriyor. Günümüz ekonomisinde bilet fiyatları da bütçeleri zorlarken insanların yavaş yavaş sinemadan uzaklaşmasına neden oluyor.
Bir de artık hepimiz kısa videolar izlemeye o kadar alıştık ki kimsenin uzun bir yapım izleyecek sabrı kalmadı. Bazı yorumlara bakılınca anlaşılıyor ki belirli bir süreden sonra kimse dikkatini veremiyor. Evde, dijital platformlar üzerinden film izleyen insanlar filmi durdurarak, ara vererek izlemeye o kadar alıştı ki kimse artık uzun vakit geçiremiyor bir yapıtın karşısında. Saatlerce kısa ve çoğunlukla amaçsız videolar izleyebiliyorken birçok insan 2 saatlik bir filmi dahi bitiremiyor. Bu da tamamen uzun uzun tartışılabilecek ayrı bir konu.
Yani görünen o ki benim de çok sevdiğim ve keyif aldığım sinema uzun yıllar faaliyetlerine devam edecek olsa da ilerleyen zamanlarda, “sinemaya gitmek” gibi bir aktivite kalmayacak. Sinema salonları ise belki de nostaljideki yerini alacak.