CHP ve İYİ Parti arasında sıkı pazarlıklar taktiklerle gündemdeki, tazeliğini sürekli canlı tutuyor. İYİ Parti ‘’bağımsız seçime gireceğiz’’ diyerek CHP’yi kendisine daha çok taviz verilmesi için zora sokma hesapları içinde…
CHP, İYİ Partisiz ve Yeşil Sol Partisiz Ankara, İstanbul, Adana, Antalya ve Mersin gibi belediyelerini tekrar kazanacaklarına pek inanmıyorlar. Bu durumu iyi tahlil eden İYİ Parti her platformda CHP’yi köşeye sıkıştırıp çaresiz durumda bırakmaya çalışıyor.
CHP bu çıkışlar ile ilgili İYİ Parti kanadından gelen açıklamalara hiç cevap vermeyerek iş birliği kanallarını açık tutuyor.
CHP’li bazı siyasetçiler istemeye istemeye Kemal Bey’in “ulu orta konuşmayın” talimatına uymaya gayret gösteriyorlar. Kemal Bey “hele köprüyü geçelim gereğini sonra düşünürüz” modunda…
Bunu destekleyen bir hareketi Kemal Bey 28 Mayıs seçimi öncesi belgeledi.
6’lı masaya rağmen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile gizli protokol yaptı. Bu da “hele bir seçim kazanalım gerisine bakarız” demektir.
Meral Akşener 26 Ağustos’ta Afyonkarahisar da uç bir çıkış yapmayacak iş birliği kapısını açık bırakarak yine sert bir konuşma yapacak kanısındayım.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli İP’e çağrı yaparak “Gel beraber komşu olalım” diyerek İP’i zor durumda bıraktı. İP kanadında ise “Gel İYİ Parti içinde beraber olalım” çıkışı yaptı.
Kimlik sorunu yaşayan İyi Parti önünde üç seçenek var…
1) Kendi ad ve logusu ile yerel seçimlere hazırlanmak ki bu bazı İP’lilere göre en mantıklı olan yoldur.
2) El güçlendirerek ön alma taktikleriyle CHP işbirliği içinde il ve Büyükşehir belediye seçimlerini almak.
3) Bazı yerlerde Ak Parti ve MHP ile iş birliğine gitmek.
İYİ Parti kendi logusu ile seçime girerse il belediyesi kazanmama tehlikesi ile
CHP ile işbirliğine girerse Milliyetçilikleri ve sağ muhafazakarlıkları sorgulanması ve Yeşil sol parti ile anılması tehlikesi ile,
MHP’nin içinde olduğu ‘’Cumhur İttifakı’’ ile iş birliğine giderse MHP içinde erime tehlikesi ile,
Karşı karşıya…
Kanaatim o dur ki en güçlü ihtimal ikinci şık olacak. İP’nin CHP ile işbirliği şartlarından bir tanesi ise Yeşil Sol Parti ile anılmaması…
İyi Parti Ak Parti ile işbirliğine razı gibi lakin MHP içinde erimemek için mesafeli duruyor.
Eski CHP’li İP’li Aytunç Çıray “Ağustos ayı Türk zaferleri ayıdır” dedi. Bu söyleme bir başka CHP’li gazeteci Şaban sevinç şiddetle karşı çıktı. “Nasıl Osmanlı Savaşını Büyük Taarruz ile aynı tutarsınız” dedi.
Osmanlı düşmanlığı bunları asla ihya etmeyecektir.
Aytunç Çıray bağlandığı bir TV programına Kemal Bey’in kendisine taktim ettiği plaketi arkasına alarak görüntü verdi. İster istemez insanların aklına; “Acaba Aytunç Çıray CHP den bir Büyükşehir Belediye adaylığı mı istiyor?” sorusu geliyor.
İYİ Parti ile işbirliğine gidilmese CHP Büyükşehir Belediyelerini kaybetme ihtimalini hesap ediyor olmalı ki, İYİ Parti ile dirsek temasları olan Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ile Ankara ve İstanbul’u alırız hesabı için de İYİ Partililerin çıkışlarına cevap vermiyorlar.
Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ise işbirliği yoksa bizler aday değiliz fikrindeler. Bile bile kaybedecekleri bir seçime girmek istemiyorlar.
AK Parti ise Yeşil Sol Partisiz CHP’li adayların bazı Büyükşehirlerde seçim alamayacaklarını biliyorlar. Bu rahatlık ve güven içinde “Türkiye Yüzyılı” söylemlerini alana anlatıyorlar. Ellerinin tek zayıf olduğu nokta hayat pahalılığı ve enflasyon…
Siyasi arena da herkes herkesten ön almak ve el yükseltmek için hamleler üstüne hamle yaparak stratejik davranıyorlar.
Siyasi pozisyon gösteriyor ki, 2024 Yerel seçimlerinde olmasa da 2028 Genel Seçimlerinde iki partili yapıya doğru evrilen bir siyasi rekabete tanıklık edeceğiz.
2024 Yerel Seçimleri satranç tahtasında çok büyük hamlelere gebe… Pazarlıklar, el güçlendirmeler ve ön almalar…