Şike mi yapsınlar?

Abone Ol

“Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal” derler ya. İşte tam da böyle bir maç geldi çattı. Bölgesel Amatör Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Yeşilyurt Belediyespor, bu hafta bu ligde sezon başından veri az bütçeyle onur mücadelesi veren İnönü Üniversitesi ile karşılaşacak.

Tabi bizlerde bu Malatya derbisini ilk maçta olduğu gibi kendimize ayrılan yerden takip edeceğiz. Edeceğiz ki ardı arkası kesilmeyecek maç sonu dedikodularına inanmak yerine, bazı şeyleri kendi gözlerimizle görelim.

Bu maçtan önce öyle şeyler konuşuldu, öyle şeyler duyuldu ki karşılaşmanın sonucu ne olursa olsun Malatya futbolunda hiç kimseyi tatmin edecek bir durum çıkmayacak ortaya.

YEŞİLYURT BAŞKANI ÜNİVERSİTE’Yİ SUÇLADI MI YOKSA BU MAÇA AYAR MI VERMEYE ÇALIŞTI?

Yeşilyurt Belediyespor Kulüp Başkanı Dursun Sucu bundan tam 1 ay önce İhlas Haber Ajansı’na bir açıklama yaptı. Net ifadesi şu: “Onların(İnönü Üniversitesi) oynadıkların takımların tamamı bizim rakibimizdi. Bizden 2 puan aldılar, rakiplerimizin hiç birinden puan alamadılar.” Bu açıklamanın üzerine Pazar günkü oynanacak maçta her iki takım oyuncularının da Allah yardımcısı olsun. Hele de İnönü Üniversitesi’nde forma giyen gençlerin.

Dursun Sucu tecrübesinde bir başkanın bu açıklamayı, ‘laf olsun torba dolsun’ diye yapmadığını hepimiz iyi biliyoruz. O halde başkanın asıl maksadı neydi, neyi hedeflemişti, bunların cevabını vermek karşılaşmadan sonra boynumun borcu olsun. Denilebilir ki Üniversite’nin iddiası yok maçı versin. O halde grupta 3 Maraş takımı var. 12 puan eder. Hepsi yatsın bir birine kim kazançlı çıkar bu işten?

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ NE YAPSIN?

Sucu’nun açıklamalarından sonra şimdi İnönü Üniversitesi’nin teknik heyeti, yönetimi ve futbolcuları ne yapsın?

Çıkıp maça asılsalar, ‘bakın şampiyonluğumuza engel oldular denilecek’, etkili birkaç adamlarını oynatmayıp, ya da maçta sıkmayıp, Yeşilyurt’un galibiyetine kaymak sürseler, Malatya futbolunda ölene dek şikeci diye anılacaklar.

Üniversiteli gençlerimizi neden bu psikolojiye soktular, neden onlara acımadılar, neden o üç otuz parayla mücadele eden çocukların emeklerine saygı göstermediler gerçekten çok ayıp.

Ama bence Yeşilyurt’a maçı verip ölene dek kara lekeyle dolaşmaktansa, çıkıp aslanlar gibi mücadele edip, ‘onurlarıyla, gururlarıyla oynattırmadılar’ dedirtmek en doğrusu olur. Şampiyonluk işi kısmet işi. Bakarsınız Yeşilyurt, Üniversite’yi yener yine şampiyon olamaz. Ya da Üniversite’ye yenilir yine şampiyon olur. Fakat İnönü Üniversitesi’nin en ufak bir farklı yaklaşımı bugün orada olanların sicillerine yapışır.

Bu müsabakadan önce en masum olan her iki takım oyuncularına da başarılar diliyorum. Allah her iki takımın idarecilerinin teknik heyetlerinin kalplerine göre değil, kendi adaletine göre bir sonucu her iki takıma da nasip etsin. Nihayetinde iki Malatya takımı için tarafsız bir temenni de bulunmak en doğrusu olacaktır.

TÜFAD’A KINA GÖNDERECEĞİM

TÜFAD Malatya Şubesi’nin başında sevdiğim, değer verdiğim genç bir antrenör var. Nihat Bayındır. Biraz tez canlı benim gibi. Geçenlerde Yeni Malatyaspor U21 müsabakasından sonra bir kınama yayınlayarak, ortalığı toz dumana çevirdiler. Mevzunun aslı öğrenildi ki TÜFAD’ın üyesi olan bir teknik adamla, eski yöneticileri arasında alacak-verecek konusunda saha dışında (haberin fotoğraflarında da mevcut) yaşanan tatsız bir olay.

TÜFAD’a yol göstermek ya da kararlarını yargılamak maksadında değilim. Fakat bir kınama yapılacaksa önce olayın tam bir mahiyetini öğrenmek gerekir. Mesela TÜFAD Malatya Şubesi, fırıncıda, trafikte, mağazada ya da halı sahada biriyle tartışan her hangi bir antrenörü için bir kınama yapacak mıdır bundan sonra?

Eğer bir futbol müsabakasında TÜFAD’ın bir üyesi saha kenarında o günün şartlarında aktif olarak görev yapıyorsa kendi maçında, bir kişinin sözlü ve fiili saldırısına uğruyorsa o zaman eyvallah. Kınamanın babasını yapsınlar. Ama millet 66’sından sonra gözü görmüyor, para pul derdine düşmüş, mahkemelik olmuş, icralar gitmiş TÜFAD sanki adamın hukuk bürosu gibi kınama yapıyor.

Keşke bizim de arkamızda böyle bir dernek olsa da para üstünü eksik veren minibüsçüyü, ezik domates veren manavı, soğuk ekmek veren fırını kınattırsak. TÜFAD, üyelerinin hakkını koruyan gözeten bir kurumdur, ancak üyelerinin kişisel işlerini takip eden bir kurum değildir, olmamalıdır!

Kaldı ki geçmiş yıllarda Malatyalı antrenörlere ne muameleler yapıldı. Bir Allah’ın kulu da kınamadı. Olayla ilgili kim haklı kim haksız diye polemiğe girmek istemiyorum. Olmasa daha iyiymiş. Bu tür durumlarda STK’ların ‘kınama, övme, tebrik, başarı, yerme’ gibi niyetlerle yaptıkları açıklamalarda ilgili olayın kamuoyunda bıraktığı infiali de göz önünde bulundurması lazım. Son olayı spor camiasına sorun bakayım, camianın nezdinde kim kınanmış?