Sessiz çöküş: Alım gücü düştü!

Eskiden alışveriş yapınca poşetlerimiz dolar taşardı, şimdi sadece cebimiz deliniyor. Market raflarında ürünler değil artık etiketler yarışıyor.

Abone Ol

Aynı maaş, aynı para ama alınana ürünler her gecen gün eksiliyor. İşte bu duruma alım gücünün düşmesi diyoruz. Sessiz ama etkili bir çöküş…

Bu mesele öyle enflasyon verileriyle, merkez bankasının faiz oranlarının açıklamasıyla sınırlı olmuyor. Vatandaşların hayatının tam ortasından etkiliyor.

Ay sonun getiremeyen emekliden, harçlık veremeyen çalışanına kadar herkesin gündeminde. Çünkü artık zam haberi almak sevinç değil kaygı sebebi. Maaşa zam veriyorlar ancak et, süt ve ekmek daha çok zamlanıyor.

Alım gününün düşmesi, hayat standardının düşmesi demek. Sadece temel ihtiyaçlara ulaşmak zorlaşmıyor; kültüre, eğitime, tatile erişim de birer lüks haline geliyor. İnsanların geleceğe dair umutları azalıyor, çünkü bugünden belli oluyor.

Temel sebebi ekonomik politikalar, gelir adaletsizliği var. Ancak bunun çözümü sadece büyük rakamlarla, dev projelerle değil, sokaktaki insanın cebine dokunan gerçek adımlarla olur. Unutmayalım: Bir toplumun refahı, birkaç gösterişli istatistikle değil, sıradan bir ailenin mutfağında kaynayan tencerede ölçülür.