Hafta sonu Malatya’mızda Galatasaray’ı, lig liderini ağırlamanın gururunu yaşarken, mükemmel futbol ve galibiyette eklenince bizler için adeta müthiş bir pazar olmuş oldu. Bu gurura katkı yapan, İslam dünyasının hassasiyeti olan Kudüs koreografisi ile tüm dünyaya mesaj veren taraftarlarımız gururumuzu bir kat daha arttırdı. Emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum.
Son haftalarda alınamayan puanlar, gol noktalarında çektiğimiz kısırlık, alt sıralardaki takımların aldığı puanlar ve kulüpte yaşananlar tedirginlik yaratmıştı. Galatasaray ve Kayseri maçları gözümüzde zorlaşmıştı. Maç günü geldiğinde sahada inanan bir takım, teknik heyet ve taraftar vardı. İlk yarı önde oynayan, pozisyon üreten, Galatasaray’a oynama şansı vermeyen Yeni Malatyaspor 2 de gol bulunca coşku doruğa çıktı. Erol hocayla kazandığımız savunma anlayışımızı eksiksiz yaptık. Orta alanı çok adamla kapadık, kenarları kapadık ve rakibe oynama fırsatı tanımadık. Bunu yaparken hücumsal anlamda da güzel işler yaptık. Merkezden ve kenardan hücumlar ne ararsanız vardı. Bol pozisyona girdik. Oynadığımız futbolla süper lige ne kadar yakıştığımızı ve değer kattığımızı Kaya Çilingiroğlu’nun gözüne gözüne soktuk.
Maça üçlü savunma ile başlayan cimbom, her türlü yenerim diye geldiği Malatya’dan fark yiyebilirdi. Biz ise klasikleşen anlayışımızla sahadaydık. Boyları kısa ama yürekleri büyük Sadık, Azubike ve Murat maçın kilit isimleriydi. Cissoko’nun oyuna katkısını ilk defa hissettik. Aytaç’ta iyi kaleci olduğunu, cesur oynadığında neler yapabileceğini görmüştür. İkinci yarı oyun iyi gidiyordu, erken yapılan değişiklikler oyunumuzu azda olsa etkiledi. Neticede maçı galip olarak tamamladık ve psikolojik sınır olarak belirttiğim 16 puanın üzerine çıktık. Benim için ilkyarı hedefi gerçekleşmiştir. Kayseri maçında alınacak puanlar ikinci yarı işimizi daha da kolaylaştıracaktır.
İkinci yarı hazırlıklarının yapılaması gerekir. Ligdeki yerimiz şuan için rahat olabilir. Takımın oyuncu eksikleri var. Transfer yapılırken tabiî ki son karar yönetimde ama hocanın istediği oyuncular üzerinde yoğunlaşılması daha doğru olur. Takımdan gönderilecekler belirlenerek ekonomik olarak transfer için olanak yaratılmalıdır. Bana göre kaleci, santrafor ve on numara oyuncusuna ihtiyaç var. Yalçın problemi çözülürse savunmada sol bek ihtiyacı elzem değil ama alınabilir.
BAL’da ilk yarı bitti!
Süper Lig ve amatör arasındaki boşluğu dolduracak profesyonel takım ihtiyacı tüm futbol kamuoyunun ortak görüşüdür. Burada hocası, futbolcusu, hakemi, yöneticisi profesyonelliği görecek, kendini yetiştirecek ve piyasaya açılacak. Bunu gerçekleştirme kapasitesi olan Yeşilyurt Belediyespor bunu dillendirmesine rağmen, bir türlü başarılı olamıyor. Bu konuda özeleştiri yapmaları gerekir. Malatya futbolunun bir yılı daha kaybedildi. Bu aslında sadece Yeşilyurt’un sorunu değil tüm Malatya’nın sorunu ve projesi olmalıdır. İnönü Üniversitesi takımımız yaşadığı sorunlar sebebi ile zorluklar yaşamasına rağmen temsil noktasında fena işler yapmıyor. İki takımımıza ikinci yarı için başarılar dilerim.
Esen kalın…