Samimiyetsiz ilişkilerin değişmeyen hareketi

“Anladım ki insanlar; Susanı korkak, Görmezden geleni aptal, Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar… Oysaki ben istediğim kadar hayatımdalar. Göz yumduğum kadar dürüst Ve sustuğum kadar insanlar…”

Abone Ol

Samimiyetsiz ilişkilerin değişmeyen hareketi

Yazıma Şems’in güzel bir sözü ile başlamak istiyorum.

“Anladım ki insanlar;
Susanı korkak,
Görmezden geleni aptal,
Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar…
Oysaki ben istediğim kadar hayatımdalar.
Göz yumduğum kadar dürüst
Ve sustuğum kadar insanlar…”

Olayları çok karıştırmaya gerek yok.

Bazen bazı konularda ses çıkartmadığınız zaman “hiçbir olaydan haberi yok veya haberi olmaz” denilebilir. Aptal yerine konduğunu düşünmek ya da hissetmek bir davranış bozukluğu değil, karşı tarafın acizliğidir. Aptal yerine koyan da koyulan da yani her iki taraf da yerlerini sevdilerse bu böyle sürüp gidebilir.

Tüm iyi niyetinizle yaklaştığınız insanların yalanlarını dinlerken artık sadece uzaklaşmak istersiniz.

Yavaş yavaş uzaklaşırken olan biteni de sorgulamaya başlarsınız.

Ama karşı tarafın unuttuğu bir şey vardır. Kimse aptal değil…

Bir şeyleri sakladığınızda veya anlatmamanız gereken her şeyi anlatıp anlatmanız gerekene susuyorsanız artık iyi niyetinizi sorgulama noktasına geliyoruz demektir.

Fazla samimiyetin getirdiği uzaklıktan her zaman korkan biri olarak bir defa daha ne kadar haklı düşündüğümü anladım.

Arkamızı döndüğümüzde bizi gerçekten savunabilecek insanlarla karşılaşmanız ve sizi asla yarı yolda bırakmayacak insanları tanımanız dileğiyle…

İyi Bayramlar…