Sami kasap 2

Abone Ol

Rahmetli sanatçımız Sami Kasap’ı anlatmaya devam edelim:

Gasap Sami’nin kızı ve damadı Amerika’da Newyork’ta yaşamaktadırlar. Sami ağabey kızının daveti, üzerine bir gün Newyork’a gider. On beş gün sonra Gasap Sami, Malatya caddelerinde gezmektedir. O tarihte Malatya’nın nüfusu bu kadar kalabalık değil, herkes duymuş Amerika’ya gittiğini.

Görenler merak içinde sorarlar:

“Sami abe, ataş almaya mı gettin Amarika’ya. Niye çabuğh geldin?”

“Gardaş heç sorma, sabah evden çığhıyım, ağhşama gadar fırlanıyım, bi Allah’ın gulu demiy ki Sami abe yorulmuştursun, gel otur, hele bi soluğhlan. Bi çay söyleyem de içesin. Yoğh gardaş yoğh, bele melmeket mi olur? Melmeketime gurban olalar belekim.”     

Gasap Sami’nin rahmetli babası oğlunun çevresinden ve arkadaşlarından rahatsızlık duymaktadır. Oğlunun belli işi olan ticaret erbabı, (Onun tabiriyle) belli başlı kişilerle arkadaşlık etmesini istemektedir.

Bir akşamüstü, evlerinin kapısında son model bir şevrole araba durur. Birileri iner ve kapıyı çalarlar. Kapıyı Gasap Sami’nin babası açar,

“Buyurun evladım, kime bağhtınız”

“Sami Beye bakmıştık bey amca”

“Sami işe getti çağam, ben babasıyım, bana söyleyin ne diyecekseniz”

“Yok bey amca, biz kendisini görecektik. Şu kartımızı ona ver, o bizi arar”

Kartı verip kibarca ayrılırlar. Kartta, gelenin ismi ve “Acente” yazmaktadır. Bunu gören yaşlı adam nasıl mutlu olmuştur anlatamam. Nasıl mutlu olmasın, oğlunu ilk defa aklı başında, varlıklı ve otomobil yedek parça satışı yapan bir esnaf aramıştır..!

Sami Kasap, eve geldiğinde, babası;

“Aferin oğlum, şimdiye gadar seni hep, p...şt, pe......

venk herüfler, hep gevendeler soruydu. İlk defa aklı başında biri seni sordu. Herüf acentacı mıymış neymiş.”

Sami ağabey, devamla; Garta bakınca kim olduğunu anladım. Beni soran, pavyonlara gonsomatris kadın ayarlayan, şarkıcı bulan Antepli bir aracıydı.

Zavallı babam “Acente” kelimesini görünce yedek parça satıcısı zannetmiş gelenleri. O zaman, yedek parça satanlara “Acentacı” denirdi.

Heç bozmadım, rahmetli babam eyle mutluydu ki anlatamam, gelenin ne iş yaptığını söylesem gene üzülecekti...          

Gasap Sami ilerde yıllarca süren bir beraberliğe imza atacağı sevgili eşi Mahire ablayı almak için ne mücadeleler verdiğini şöyle anlatıyor:

Mahire ablayı ilk gördüğü gün, beyninden vurulmuş ve bu kadın benim helalim olmalı diye düşünmüştü. Konuyu ailesine açtı ve kız tarafına niyetleri bildirildi. Fakat kızın babası Gasap Sami’nin yaptığı işi beğenmediği için onu hiç tanımamasına rağmen ben “Gevende”ye kız vermem diye kestirip attı.

Sami bu, tuttuğunu koparan bir yapısı olduğu için hiç geri adım atmadı. Günlerce ne yapabilirim diye düşündü, stratejiler geliştirdi...

Müstakbel kayınpederi dini bütün biriydi. Vakit namazlarını mümkün olduğunca mahalle camisinde kılardı. Gasap Sami’nin aklına dahiyane bir fikir gelmişti.

Ertesi gün, sabah ezanı okunur okunmaz, abdest alıp kayınpederinin gittiği caminin yolunu tuttu. Sabah namazında cemaat ancak bir saf dolduracak kadar az oluyordu. Sami camiye girdiğinde kayınpederi henüz gelmemişti. Bir müddet arka saflarda oyalandı ve kayınpederi gelince hemen onun yanındaki boşluğa yerleşti.

Namaz başladı, Sami kayınpederinin yanında huşu..! içinde namazını kıldı ve kayınpederi namazın sonunda selam verdiğinde, yanı başında namaz kılan genç bir delikanlı gördü. Ertesi gün, daha ertesi gün ve daha ertesi gün durum değişmedi. Zavallı adam her sabah namazında selam verdiğinde aynı kişiyi görüyor ve ne dini bütün, temiz bir genç diye içinden geçiriyordu. Artık Sami’yi çok iyi tanıyor ve takdir ediyordu. Kızımı bu genç gibi, dindar biri istese ne olurdu sanki, hiç düşünmeden gönül rahatlığıyla verirdim diye düşünüyordu..!

Fakat bu çok takdir ettiği ve beğendiği gencin kızını isteyen türkücü olduğunu bilmiyordu.

Sami geliştirdiği stratejilerinin sonucunu aldığının farkındaydı, çünkü kayın-pederinin sevecen ve sevgi dolu bakışlarının artık kendi lehine kullanılacak kıvama geldiğinin farkındaydı.

Anasına kızı istemek için haber göndermelerini istedi. Babası, oğlum sen doğru dürüst bir iş bulmazsan senin gibi bir gevendeye kız vermezler.!. Boşuna bizi el aleme rezil etme dediyse de dinletemedi. Ve kız istemek için kız evine gittiler.

Kızın babası, yatsı namazını kılmış eve yeni gelmişti. Kızını istemeye geleceklerini o an öğrendi. Nereden çıktı bu kız isteme, daha önce gevendeye kız vermem dedim anlamadılar diye düşünürken, gelmelerine izin veren  eşine de kızmaktaydı... Kapı çaldığında kızın babası, Kasap Sami’nin ailesini nasıl kırmadan reddedebilirim diye düşünürken, Sami ve ailesi misafir odasına girmişlerdi bile.

O da ne..! Gözlerine inanamıyordu, gelen genç her gün sabah namazında aynı safta namaz kıldığı gençten başkası değildi...

Sonuç mu?

Tabi ki mutlu son ve güzel bir düğün...

Kıssadan hisse, azmin elinden hiç bir şey kurtulmaz.

Malatya’mızın en önemli sanatçılarından Sami Kasap’ın farklı ve nüktedan kişiliğini anlatmak istedim.

Mekanı cennet olsun... Yakınlarına sağlıklı bir ömür diliyorum...

 Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına...