ŞAM-Pİ-YON !

Abone Ol

Kim ne yorum yaparsa yapsın, kim ne düşünürse düşünsün, bu takım Şam-pi-yon!

Yahu arkadaşlar, rakiplerin değirmenine su taşıdığınızın farkında mısınız?

Adamlar son halimize bakıp kıs kıs gülüyorlar.

‘Şunlara bakın, takımları lider ama 2 yenilgiyle elleri ayakları birbirine dolandı’ diyorlar.

Allah için, kalan 6 haftada işi en kolay olan takımsın, önünde kazanabileceğin, yeni bir seri yapabileceğin bir tablo var ama sen kendi kendine, ‘eyvah’ deyip kara kara düşünüyorsun.

Sevgili ve çok saygı değer Malatyalılar, bu takım Şam-pi-yon!

Tabloya bir bakın Allah aşkına… Bu haftaki maçlar, takımların gidişatları ne anlatıyor, bir bakın ne olursunuz.

Aha da hiç yapmadığım bir şeyi yapıp, henüz oynanmamış bir maç için sonuç tayin ediyorum:

Bu Yeni Malatyaspor Giresun’dan puan alıp dönecek, takip eden hafta da sahasında Göztepe’yi yenecek ve bu işi bitirecek!

Buna inanmayan varsa işi rast gelsin, lakin ben inananların sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunu biliyorum.

Rahat olun, geçen hafta bizi yenen Eskişehirspor’un da, onunla aynı puana sahip Sivas’ın da, bugünkü rakibimiz Giresun’un da bu işi götürecek gücü yok.

Yine içlerinde ipi göğüsleyecek bir takım varsa o da biziz… Ümraniye ve Eskişehir yenilgileri bu gerçeği değiştirmez.

O yüzden kimse pes etme, olumsuz düşünme ya da karamsar olma gibi bir yanlışa düşmesin.

ESKİŞEHİR MAÇINDA NEDEN YENİLDİK

Gelelim Eskişehirspor maçındaki kötü görüntümüz ve aldığımız yenilginin altında yatan yanlışlara…

Bir kere herkesin dilinde olan ve artık ilkokul öğrencilerinin bile sokakta birbirlerine söylediği, ‘Azubuıke’nin eksikliğinden dolayı yenildik’ gibi mantıksız bir yorumu kabul etmediğimi en başta belirteyim.

Ne demek ‘Azubuıke yok diye yenildik’ Allah aşkına?

Eğer bir futbolcu bizi buralara getirmişse o zaman vay halimize.

Arkadaşlar Malatyaspor kompakt oynayan, takım oyununu benimsemiş bir ekip… Buralara da bu özelliği sayesinde geldi.

Bana göre Eskişehir maçındaki kötü görüntümüzün nedeni de tamda buydu işte, bizi biz yapan takım görüntümüzün dışında oluşumuz.

Bir kere yüksek konsantrasyon futbolcuların ayaklarının bağını çözmüş, sahada kim nerede oynuyor, kime ne iş yapıyor belli değildi!

İrfan Hocanın kadro tercihi noktasındaki yanlışlarının olumsuz getirileri de fazla olunca, işte ortaya bu tablo çıktı.

Haftalardır oynamayan Ferhat ve Sadık’ın bu maçta oynatılması ilk bakışta sorunlu bir tercih gibi görünüyor… Tabi bu tercihlerle ilgili İrfan Hocanın geçerli nedenleri de olabilir.

Bunun dışında bir başka hata da maç içerisinde yapıldı bana göre… İlk yarı sonrasında İrfan Başaran’ın oyundan alınıp, forvete takviye yapılması bana göre tam bir intihardı.

Boşalan orta sahamızı elini kolunu sallayarak geçen Eskişehir ileri uç elemanları biraz daha becerikli olsa ortaya tarihi bir hezimet çıkabilirdi.

Ancak tüm bunlara rağmen maçı berabere de bitirebilirdik.

Ne diyeyim, kalan 6 haftada bizi biz yapan o takım görüntümüze yeniden dönmemiz temennisiyle…