Sahipsizlik ve Malatya!

Abone Ol

Aydın karşılaşması nasıl ki maçın hakemi tarafından 15.dakikada bitirildiyse, Pendik maçı da 47.dakikada verilen ilk penaltı kararı ile o an bitti. Eğer bir hakem maçın skorunu değiştirmek isterse bunu önce futbolcunun gardını düşürerek yapar. Jest ve mimikleriyle, tacı, korneri, faulü vermesiyle, işaret diliyle, itiraza gelen oyuncuya söylediği sözlerle, üzerine oynadığı takımı sindirir.

İlk yarı normal bir maç oluyor, daha çok isteyen Yeni Malatyaspor 2 – 0 öne geçiyor. Devre arasında koridor basılıyor, tehditler savruluyor. Neler oluyorsa hakeme, güdümlü füze gibi çıkar çıkmaz ikinci yarıya penaltı kararıyla başlıyor. 47.dakikada niyetini belli ediyor. O penaltının kaçması ya da gol olması hiç önemli değil. Hakem Yeni Malatyaspor’lu oyunculara, “Yahu sen 10 tane atsan ben sana bugün bu maçı kazandırmam” mesajı veriyor.

İrfan’ın sakatlanması olayın tuzu biberi oluyor.

Hakemin akabinde verdiği kararlar, Yeni Malatyaspor’un gardını düşürdü. Bir futbolcu sahada “Biz sabaha kadar oynasak bu maçı kazanamayız” psikolojisine sokulduysa ki; Pendikte oyuncularımıza bu taciz yapıldı. Direnmek imkansız hale gelir. Zaten ikinci penaltı kararı hakemin direk niyetini ortaya koyuyor. Baktı ev sahibi takım gol atamıyor, “Hadi o da benden olsun” diyor. Hakem son olarak bir de yarım penaltı gibi frikik çalarak, kendi elleriyle yaptığı pastanın mumlarını dikiyor. 2-2 hayırlı olsun.

Maçın hikayesi bu.

Yeni Malatyaspor yönetimin maç sırasında ve sonrasında yaşadığı olaylar olmuş, inanın hiç üzülmedim bireysel olarak. Eğer sen böylesine kritik bir maç öncesi, sıradan bir beraberlikte bile takımı toplayan, adam eden hocana sallayarak fırsatçılık yapan insanlarla kol kola girme, ağırlama ve ödüllendirme cesaretinde bulunuyorsan o halde size diyecek ve durumunuza üzülecek hiçbir düşüncem yok!

Benim gibi gerçek Malatyalı ve Malatyasporluların gözünde Yeni Malatyaspor Pendik’i kendi sahasında eze eze yenmiş, fakat sahipsizlik olan makus kaderine yenik düşmüştür. Adil Gevrek ve İstanbul kanadı yöneticiler de bu saaten sonra bana hiçbir şey anlatmasınlar. Bu takımın, futbolcuların, taraftarının, hocasının haklarını koruyamadıkları gibi kendi haklarını bile savunamamışlardır.

Taraftar bu tür maçlardan sonra “Sahipsiz Malatya” diyor. Bu sözü her ne kadar üzerlerine alınmasalar da ben bir kez daha hatırlatayım. Sayın Valim, Sayın Belediye Başkanım, Sayın Milletvekillerim, Sayın STK’lar Malatya’nın sahibi sizlersiniz. Bu şehrin sahibi, ileri gelenleri ben değilim, esnaf Kemal amca değil, çaycı Hüseyin değil, sizlersiniz!

Şampiyonluğumuzun iki haftadır gasp edildiği bir ortamda nerede bu Genel Başkan Yardımcılarımız Allah aşkına? Ne zaman çıkacaksınız ortaya? Yeni Malatyaspor kaderine terk bir şekilde şampiyonluk kupasını kaldırdığında, nasıl geleceksiniz kutlamalara?



Peki, “Yeni Malatyaspor kaybetsinde şu hocaya, futbolcuya, bu takıma destek olanlara nasıl çakayım” diye el ovuşturanlar, sizi nereye koyacağız bu memlekette. Karagümrük maçı sonrası nasıl bir kin ve zehir kusmadır bu. Elazığ’dan gazeteci getirsen yeminle bu kadar bozmak için uğraşmaz bu takımı. Hayatı boyunca kendi yeteneği dışında hep birilerinin sayesinde biyerlere gelmeye çalışan insanlar olarak; geçmişinizdeki defoları örtmeye çalışarak, Malatya futbolunda soyup soğana çevirdiğiniz insanları kenarı atarak, her dönem ekonomik ilişkileriniz olduğu için yönetimleri yalayıp, hocalara ve futbolcuya sallayarak daha kaç yıl kirletmeyi düşünüyorsunuz futbolumuzu?

Ama bundan sonra yok öyle yağma. Bu şehirde hala futbol küçük kaldıkça teknesini dolduranlar var! Yönetimler başarısız olup değiştikçe, bazılarının yeniçeriler gibi gelenleri yolmaya çalışıp, cülus kapma alışkanlığı devam ediyor. Bu satırları okuyan tüm taraftarımız bilsin ki; Yeni Malatyaspor’un bugün açık ara lider olamamasının tek nedeni işte bu sebeplerdir.