Rektörlük nedir?

Abone Ol

Uzun bir moladan sonra tekrar yazmanın keyfi içinde paylaşıyorum bu yazıyı.

Bugün İnönü Üniversitesi için büyük gün.

Çünkü toplamda 8 yıl boyunca görev yapan ve öğrenciler başta olmak üzere, siyasilerin, basın mensuplarının eleştiri oklarının hedefinde olan Prof. Dr. Cemil Çelik’in görevi devretme zamanı geldi.

Tabi üniversite için de yeni bir dönem kapıda.

Bu yazıyı yazmadan önce REKTÖR’ün sözlükteki anlamına bakma ihtiyacı duydum.

Üstelik benim kitabımdaki anlamıyla farksız olduğunu gördüm.

Benim için rektörlük, başta öğrenciyle uyum içerisinde, sevgi ve saygı çerçevesinde olan, geçirdiği her güne yeniliklerle başlayan, bir tık daha nasıl ileriye gidebilirim diyen, siyasete uzak, öğrenciye, akademisyene yakın ve basını, ekranı seven, sır kutusu olmayandır.

Siyasi düşüncesi ve geçirdiği süreci göz önünde bulundurmazsak Fatih Hilmioğlu dönemi hem benim kriterlerime hem de sözlükteki rektörlük kelimesine birebir uyuyordu.

Çünkü Hilmioğlu döneminde en iyi üniversiteler arasında yer alan İnönü Üniversitesi her sene tercih sıralamasında öğrencilerin bir numaralı tercihi oluyordu.

Üstelik kampüsün içi, öğrencilerin yaşam alanı ve Turgut Özal Tıp Merkezi kısacası her şey deyim yerindeyse tıkır tıkır işliyordu. Hilmioğlu ekranı seviyor, basın mensuplarını geri çevirmeden her soruyu cevaplıyor ve makamının kapısını 7’den 70’e herkese açıyordu.

Evet, siyasete yakındı ve solcu olarak nitelendiriyordu kendini ama artıları eksilerinden fazla olunca bu kimliği üniversitenin önüne geçmedi.

Gün oldu devran döndü ve gelen gideni arattı. Siyasetin içinde olduğu için her daim eleştirilen Hilmioğlu’ndan sonra göreve gelen Prof. Dr Cemil Çelik ise siyasetçilerle ters düşmede bir numaraydı.

Öyle ki göreve gelmesinde en büyük etken olan AK Parti camiasını bile hiçe sayıp kafa tutmaya başladı.

Ve Fatih Hilmioğlu’nu eleştiren AK Parti Milletvekili Mustafa Şahin de “Hilmioğlu dönemini mumla arıyoruz” diyerek söylenmesi gereken son sözü söyledi.

Şimdi yeni bir sayfa açılacak.

7 aday adayı, 820 akademisyenin oylarıyla aday olarak seçilecek ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayına sunulacak. Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olurunu alırsa 2 dönem üniversiteyi yönetecek.

Yalnız bu seçimde adayların kuvvetli olması akademisyenlerin işini zorluyor. Aralarında ciddi projelere imza atan isimlerin olduğu aday adayı listesi İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim ÜyesiProf. Dr. İlhan İçen, İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim ÜyesiProf. Dr. Kemal Duruhan, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim ÜyesiProf. Dr. Aysun Bay Karabulut, Fransa Rouen Üniversitesi’nde rektörüProf. Dr. Cafer Özkul, İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim ÜyesiProf. Dr. Hacı Bayram Kaçmazoğlu, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı BaşkanıProf. Dr. Ahmet Kızılay, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim ÜyesiProf. Dr. Cengiz Ara’dan oluşuyor.

Kulislerde birçok isim gündeme geliyor hatta kesin gözüyle bakılıyor ama bence hiç birşey net değil çünkü 820 akademisyenden oluşan topluluğun ne diyeceği, onların bir üniversiteden ne bekledikleri, ne istedikleri çok önemli.

Açıklanacak sonucu bende en az sizin kadar merak ediyorum.

Ama bir basın mensubu olarak, Malatyalı olarak, anne olarak, kadın olarak tek bir şey istiyorum seçilecek isimden; “REKTÖR” olsun başka bir şey olmasına gerek yok…