Merhaba sevgili okurlarım… İslam âleminin rahmete ve berekete kavuştuğu şu haziran uzunluğunda; orucun feyzi ile zengine merhamet, fakire serinlik veren ayların sultanı Ramazan’dayız.
Aslında Ramazan demek, hayat yolunda insanın hayatın kıyısına çekilip soluklanması ve etrafındaki insanların müşkül durumlarını görmesi demektir. Şahlanırken dünya endişesi, bir babanın düşen yavrusunu kaldırması gibi insanlığın eğilip kendini kaldırmasıdır.
Ramazan, fukaranın sofrasında bir tas çorbanın artmasıdır. Yetimin saçında dolaşan bir eldir Ramazan. Susuzluktan çatlayan dudaklarda Allah lafzıyla Kerbela’yı hatır edip, kalpte hüzün sellerinde günahımızı boğmaktır Ramazan…
Ramazan, İslam ve Hak yol için savaşan ashab-ı güzün gibi açlıktan karnına bir taş bağlı olarak Peygambere açlığını, yokluğunu sunmak ve açılan karın kemerinde Peygamber karnına bağlanan üç taşı görmektir…
Çok şey ifade eder Ramazan. Dünyada ekmeğin tadını unutan, Kerbala gibi kasten susuz bırakılan binlerce insan var. Müslüman âlemi Arakan’da Hz. İbrahim gibi ateşe atılıyor, yakılıyor. Doğu Türkistan’da esir Müslümanlar, Çin işkencesi altında Bilal gibi taşlarla eziliyorlar.
Mısır’da Hz. Yusuf gibi iftiralarla Müslümanları zindan edenler; Suriye’de, Irak’ta, Müslümanları fıkra fıkra bölerek sırf bir taht uğruna Yezid gibi Müslüman kanını Müslümanlara döktürenler var. Filistin’de anneleri, kardeşleri ve evleri için taş atan çocukları tankla, misket bombaları ile öldüren Nemrut suratlı, Firavun ahlaklılar var. Devlet terörüyle bebekler öldürülürken bu katliamlara sevinenler var.
Biz Müslümanlar birlik olup, Mevlana yüreği ile her kardeşimize yürekten sarılmalıyız. Öz amcasını öldüren ve ciğerini dağlayan Hz. Vahşi’yi affeden Hz. Muhammed (sas) kalbine bürünüp, Müslümanın merhametini ve kardeşliğini tüm dünyaya hatta arşa duyurmalıyız.
Bizler kardeşiz, gerisi teferruattır ve Ramazan ayı bereketin, güzelliğin ayıdır. Şu Ramazan ayında Hacı Bektaşi Veli gibi bir ve diri olmalıyız. Yunus Emre gibi kardeşimize eğri bir söz eğri bir düşünce taşımamalıyız. Mevlana gibi birbirimize semah durup, günahı çokça affeden Allah’tan umut kesmemeliyiz. Pir Sultan gibi darağacını yalan söze tercih etmeliyiz. Birbirimizi sevmek için binlerce neden varken, neden ufak şeyler yüzünden ayrılığa nefrete, sığınalım ki?
Ramazan ayı yokluğu varlığa çevirmektir. Bizler Ramazan bereketini İslam âleminde şahlandırıp, yaymalıyız. Şefkat Peygamberimizin selamını ve vasiyetini yetime, yoksula ulaştırmalıyız. Bu biz Müslümanların en büyük görevlerinden biridir.
Ramazan bereketi ile hoşça kalın…