RAMAZAN AYINDA NAMAZ

Abone Ol

Ramazan ayını iyi bir şekilde değerlendirmek ve Allah’ın razı olduğu bir kul olabilmek için bu ayda oruç tutacağız dedik ama bu yeterli mi; elbette ki hayır…

Bu ayın bir diğer özelliği teravih namazının kılınması. Teravih namazı Ramazan ayında müekket sünnettir. Efendimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Namaz dinin direğidir.” Yine Efendimiz bir başka hadislerinde, “Namaz mümin ile kafir arasındaki farktır kim namazı terk ederse bu farkı kaldırmıştır.”

Efendimiz, “Düşünün bir insanın evinin önünde bir nehir geçiyor ve o insan bu nehirde günde beş defa banyo yapıyor. O insanda kir kalır mı? Aynen namaz da böyle mümini temizler” buyuruyor.

Rabbimiz de Süre-i Bakara’da şöyle buyuruyor: Onlar, gaybe inanırlar, namaz kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını yoksullara harcarlar.” Yine Rabbimiz, “Yüzlerinizi doğuya, batıya çevirip durmanız, hayır sayılmaz ki. Hayır ve taat sahipleri, Allah'a, son güne, meleklere, kitaba, peygamberlere inanan, Allah sevgisiyle yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere ve esirlere mal veren, namaz kılan, zekât veren, ahdettikleri zaman ahitlerine vefa eden, sıkıntı ve şiddet vakitlerinde sabreden kişilerdir. Onlardır sözleri doğru olanlar, onlardır sakınanlar.”

Yine Cenabı Hak, Muminun Suresi’nde şöyle buyuruyor: “Gerçekten de kurtulmuşlardır, muratlarına ermişlerdir inananlar. Öyle kişilerdir onlar ki namazlarını gönül alçaklığıyla kılarlar.”

Kuran’da yüze yakın ayette Allah-u Teala namazı emrediyor ve tüm alimlerin ittifakıyla namazsız mümin olmaz buyuruyorlar. Onun için Allah’ın ikramı olan Ramazan ayını değerlendirmek ve sonunda kurtuluşa ermemiz için namazımızı kılmamız şarttır. Aksi halede kervanı kaçırmış oluruz. Allah nazmımızı kılan kullarından eylesin inşallah.

Çok kıymetli okurlarım Ramazan ayının bir adı da Kuran ayıdır. Cenabı Hak Kuran-ı Kerim’i bu ayda inzal etmiştir. Kadir Suresi’nde şöyle buyuruyor: “Şüphe yok ki indirdik Kur'ân'ı Kadir gecesi.”

Bakara Sûresi’nin 185. âyetinde, Kur’ân'ın Ramazanda indirildiği açıkça bildirildiğinden bu gece Ramazan ayının içindedir. O gecenin kadri, şerefi, 3. ayetten itibaren anlatıldığı gibi pek yüce olduğundan, yahut kadri yüce Kur’an'ın, kadri yüce olan Peygambere o gece vahyedildiğinden, o yıl içinde olacak şeyler, o gece takdir edildiğinden, o gece ibadet etmenin kadri, pek üstün bulunduğundan bu adla anılmış ve o geceye Kadir Gecesi denmiştir.

Kadr, sıkışmak anlamına da geldiği cihetle o gece meleklerin yere inmesi, inenlerin kendilerine bir daha nöbet düşmemek üzere göğe çıkmaları, yeryüzünde öylesine bir kalabalık meydana getirir ki ayak basacak yer bulunmaz, bu yüzden Kadir Gecesi denmiştir diyenler de vardır.

Bazılarına göre Kadir Gecesi, yalnız asrı saadette vardı. Fakat bu rey, umumi olmayıp şazdır. Ramazanın on beşinden sonraki tek gecelerden, yani on yedinci, on dokuzuncu, yirmi birinci, yirmi üçüncü, yirmi beşinci, yirmi yedinci, yirmi dokuzuncu gecelerden biridir; on beşinci ve on yedinci geceleri de bunlara katanlar vardır. Son on gecede Hz. Muhammed’in (s.a.v), kendini ibadete verdiği rivayet edilmiştir. Ebu-Said-il-Hûdri de Hz. Muhammed’le (s.a.a) beraber itikafa girdiğini, yirminci günü sabahı, Hz. Muhammed’in (s.a.v), “Kadir Gecesi bana gösterildi, fakat unutturuldu, onu, son on gecenin teklerinde arayın; ancak ben o sabah balçık içine secde ettiğimi gördüm” dediğini söyler ve yirmi birinci gecenin sabahında yağmur yağıp mescidin damının damladığını bildirip “Allah ona rahmet etsin ve esenlikler versin, Rasûlullah’ın balçık içine secde ettiğini, hatta alnında toprak eseri bulunduğunu gördüm” der (al-Tecrid, Babu Fazlı Leylet-ül-Kadr, 126).

Şafii, bunu kabul etmiştir. Hanefiyye'ye göre yirmi yedinci gecedir. İmamiyye, on dokuzuncu, yirmi birinci, yirmi üçüncü gecelerden biri yahut her üçü, yahut da bilhassa yirmi üçüncü gece olduğunda müttefiktir. (Mecma, 2, 612-613). Sufiyye, gerçek yolcunun, hakıykat yolcusunun, kendi kadrini bilip öğrenmesine vesile olan, sevgilisi bulunan rabbinin indindeki derecesini anlatan hususi tecelliye mazhar olduğu gecedir ki bu da birlik makamına ulaşmasının iptidasıdır demişlerdir (Ta'rifat, 84).

Onun için bu mübarek ayı değerlendirmenin gereklerinden biri de bu ayda Kuran’ı çok okumamız lazım. En azından bir defa hatim etmeliyiz.