Rahmetli Erbakan ne demiş?

Abone Ol

Kıymetli hemşerilerim, saygıdeğer okuyucularım,

İki ay kadar önceki bir yazımda dile getirmiştim.

Atatürk gibi bir kahramanı, Türk Kurtuluş Savaşı önderini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucusunu  inkar eden, aşağılayan, Cumhuriyet Dönemimize küfreden ve günümüzde ülkemizde görülen her türlü  kötülüğün, ahlaksızlığın sebebi olarak görülen, ve kısaca Kemalist Laik, Seküler dedikleri sistemden çıkılmadan hiçbir şeyin düzelemeyeceğini söyleyen temiz diyemem, kirli, Türkiye’yi amaçlarına göre biçimlendirmeye çalışan kanalların  yönettiği, insan kılıklı, vatandaş kılıklı kimseler paylaşımlar yapıyor sosyal medyada.

İyi niyetle yapıldığı belli olan değerlendirmelerin elbette ki, Devletin de, Milletin de başının, gözünün üstünde yeri var.

Nitekim, o yanlışlıklar, o haksızlıklar adım adım temizleniyor, düzeltiliyor Büyük Devletimizce, Cumhurbaşkanlığımızca.

Ama bunların temiz niyetli olmadıkları, Fetö yöntemli oldukları belli.

Bunlar, derdi başı İkinci Büyük Önder Erdoğan’ı devirmek.

Ne pahasına olursa olsun, nasıl olursa olsun bunu yapmak.

İç savaş mı olur, dış müdahale mi olur, darbe mi olur, hile mi olur…

Bunlar da günümüz Türkiye’sinin karşı devrimcileri…

Hani, Biden ABD seçimleri öncesi, “Erdoğan Hükümetinin yıkılması için Türkiye’de muhalefete yardım edeceğim” demişti ya!

O günlerde, bir CHP’li arkadaşa,

-Haydi, Biden kazanıyor. Yardım edecek. Erdoğan’ı devirirsiniz demiştim de o, hiç düşünmeden,

-Devirsin de kim devirirse devirsin! demişti.

Bu altı sene öncenin psikolojisi.

Geçen zamanda bazı karşıtlarda iyi yönde değişme olsa da, çoğunluk daha katılaşmış olabilir.

Yukarıda sözünü ettiğim dezenformasyonları yapan sosyal medyacıların bir amacı da, Ak Parti’ye oy veren dindar vatandaşlarımıza;  

-Bakın Ak Parti, yirmi beş yıldır iktidarda. Niye Kemalist düzeni değiştirmedi? deyip onları Ak Partiden soğutmak olabilir.

Geçenlerde, bu tür Atatürk, Cumhuriyet karşıtı paylaşımları yapan birinin, paylaşımına, “Yüksek müsaadelerinizle Rahmetli Necmeddin Erbakan Hocanın bir videosunu paylaşıyorum burada” diyerek Rahmetli Erbakan Hocanın Atatürk’le ilgili konuşması olan bir videosunu ekledim.

Rahmetli Erbakan’ın milliliğini, vatanseverliğini, milli ve yerli sanayiciliğini sonraları daha iyi anladım.

CHP Battalgazi İlçe Başkanıyken de Erbakan’ın ölüm yıldönümünde açılan “Fotoğraf sergisini” gezmeye gitmiştim. Bu ziyaretim basınımızda da yer almıştı.

O sergide yazılı bir sözü beni çok etkilemişti.

“Dinimiz İslam, dünya saadeti için de, ahiret saadeti için de yeter” diyordu.

Erbakan Hoca’mız o videoda yer alan, videodan alıp yazdığım 279 kelimeden oluşan, vurgulu, coşkulu konuşmasında, Atatürk’le ilgili neler söylemiş? Bakalım bir, okuyalım bir:

“Atatürk ilkelerinin ne olduğunu nerden bileceğiz?

Atatürk bu ülkede yirmi üçten otuz sekize kadar Cumhurbaşkanlığı yapıyor.

Hangi politikaları takip ettiyse ilkeler bunlardır.

Buyur gel arkadaş, otur şuraya bakalım.

-Yirmi üçten otuz sekize kadar bu ülkede takip edilen politikaların temel esasları nedir?

-Gel bakayım bir.

-Nedir bu esaslar?

Biz o zaman ilkokul çağındaydık.

Bu dönemleri yaşadık, yaşayarak biliyoruz.

Biz ilkokulda her yıl ‘Yerli Mallar Haftası’ yaptık. Daha çocukken.

-Ne demek ‘Yerli Mallar Haftası’?

Üzüm, fındık yiyorduk o haftada kutlarken bunu.

-Bunun manası nedir?

Kendi gücümüzle kalkınacağız.

Evet, bizim üzümümüzle, bizim fındığımızla, bizim çayımızla, bizim pamuğumuzla, bizim pancarımızla.

Bizim ürünümüzle kalkınacağız.

-Ne yapılıyor?

Kabotaj Bayramı yapılıyor.

-Ne demek Kabotaj Bayramı?

Limanlar arasında yabancılar sadece nakliyat yapabiliyor idi.

Bunlar ortadan kaldırıldı.

Biz, kendi limanlarımız arasında, kendi gemilerimizle nakliyat yapacağız.

Bin dokuz yüz yirmi yedide, Kayseri uçak fabrikası kuruldu.

O fabrikanın kuruluşunda temel atarken yapılan konuşmaları okumayanlar alsınlar, okusunlar.

Sene yirmi yedi düşünününüz, uçak sanayiyi, sanayiyi biz kuracağız diyor.

-Bunun altında yatan mana nedir?

“Biz sanayileşeceğiz. Biz savunma sanayimizi kendimiz kuracağız” diye haykırmak bunun manası.

Ayrıca bir şeye daha dikkat çekmişizdir.

O da, bak şahsiyetli bir dış politika takip edilmiştir.

Ve en mühim unsur olarak bağımsızlık, bağımsızlık esas alınmıştır.

Biz bunu yanlış yorumlamak isteyenlere, her zaman Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini” dikkatle okumalarını tavsiye etmişizdir.

Orada en mühim konu bağımsızlığımızı korumak olduğu tekrar tekrar vurgulanmıyor mu?

Hatta, ‘Sizi idare edenler gaflet içerisinde, Batılılara uşak olmak isteyebilirler.

Hangi şart altında olursanız olun, onlarla mücadele edeceksiniz’ diyor.

-O halde özetleyecek olursak, Atatürk ilkeleri ne?

-Bağımsızlık.

-Kendi gücüyle kalkınma.

-Şahsiyetli dış politika.

-Atatürk bir defa dış seyahat yaptı mı Cumhurbaşkanı olduktan sonra? Hayır.

-Neden?

-Çünkü biz, tarihin en şerefli Milletiyiz.

O büyük tarihi düşündü.

“Başkasının ayağına gitmem.” dedi…

Paylaşımının yorum kısmına bu videoyu koyduğum o arkadaş, bu video ile ilgili ne yazdı biliyor musunuz?

-Rahmeti Erbakan Hocamız, bu sözleri,  dönemin şartlarında Silahlı askerleri lehine etkilemek için söylemiştir dedi.

Sonra da bu paylaşımını tümden sildi.

Bu videoyu, kandırdığı kişilerin görmesini, dinlemesini istememişti herhalde.

Bu videoyu yine böyle, hep Atatürk aleyhine paylaşımlar yapan bir başka kişinin paylaşımının altına da  koydum.

O kişi bana cevaben ne yazdı? Buraya aynen yazayım, görün;

 “Üstadım, Rahmetli Erbakan’la 30 yıl beraber çalıştım. Bir tek toplantısında dahi böyle bir söz söylemedi. Bu konuşma o günkü mecliste Cumhuriyet Halk Partililere yapılmış bir yollamadır.” dedi.

Ben de, “O konuşmaya böyle söylenebilirse eğer, Rahmetli Hocamızın her konuşmasına da başka bir şeyler söylenebilir.” diye yazdım.

Bir paylaşımcı da tekrar tekrar, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunun kaldırılmasını istiyor.

“Haydi kabul edelim ki, 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu çıkarıldığı dönemde bir zorunluluktu. Üzerinden 60-70 sene geçmiş, hala zorunluluk neresinde?” diyor.

1951 yılında, rahmetli Menderes döneminde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi hatırasını korumak gayesiyle çıkarılmıştır.

m.1-Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır…
m.3-Kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır.
Bu kişinin paylaşımı altına da, “Vatanımızın ve Milletimizin kurtarıcısı, Devletimizin Kurucusudur. O’nun bir mirasçısı, altsoyu da yoktur ki hakkında bir hakaret olduğunda şikayet edebilsin. Siz böylesi bir Milli Kahramanı, Koruma Kanununu kaldırıp da nasıl kötü insanların önüne atmak istersiniz? demiştim.

Bilindiği gibi, Cumhurbaşkanları da özel olarak korunmaktadır.
TCK. m. 299: Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ve soruşturma şikayete bağlı değildir.

Sevgili hemşerilerim, kıymetli okuyucularım;

Kandırmalara, yalanlara karşı uyanık olalım, siyasetimizi Güzel Vatanımızın, Kahraman Milletimizin menfaatleri doğrultusunda yapalım; bir olalım, iri olalım, diri olalım; en az o Batı milletleri kadar milli olalım.