“Daha ilk okul yıllarında idim o eve, daha doğrusu o evin bahçesine ilk gittiğim zaman. O dönemlerde beş kardeşin üçü Malatya’da yaşıyordu. En küçük kardeş dayım Prof. Asım Orhan Barut Amerika’da, en küçük kız kardeş ezem Güzide Müftügil İstanbul’da yaşıyordu. Biz, yani Annem Nadire, Büyük ezem Sıdıka yani Annemin ablası ve Dayım (Rıfat Barutçugil). Maalesef Büyük Dayım, yani annemin o Ankara’dan gelen abisi, Sadık dayım genç yaşta hayata gözlerini yummuştu. Bahçeye gitmek için İstasyon caddesi boyunca yürüdüğümüzü ve cezaevini geçer geçmez dar bir sokağa saparak biraz daha yürüyerek vardığımızı hatırlıyorum. Bahçenin sokağa bakan kısmı da yanındaki diğer bahçelerle olan sınırı da çalılar ile örülmüş idi. Çalılar ve sokağın arasında ise bahçe sulama harık (kanal) vardı (o dönemlerde Malatya’da bir bahçe sulama geleneği vardı. 15 günde bir sabah erkenden Saka’ya gidilir ve su sırası alınırdı. Sonra da bu yol kenarlarındaki harıklardan gelen su bahçelere sevk edilerek sulama yapılırdı). Biz bahçeden içeri o dar sokağa bakan tahta kapısından girerdik. Çok büyük bir bahçe idi. Her tarafta kayısı ağaçları vardı. İki tane de dut ağacı olduğunu daha sonraki gidişlerimde öğreneceğim bir bahçe idi. Çocuk gözümle bana uçsuz bucaksız gelen o bahçenin yıllar geçtikçe o kadar da büyük olmadığının farkına varacaktım. Bahçenin üst tarafında bir kapı daha vardı”...
...
Türkiye’nin ve Malatya’nın çok da iyi tanımadığı dünyanın en önemli evet yanlış duymadınız dünyanın en önemli fizikçilerinden biri olan Asım Orhan Barut’un Malatya’nın Tahtalı Minare semtinde doğduğu evin hikayesini yeğeni yazar Numan Aydınoğlu’nun dilinden anlatmaya çalıştım...
Fizik üzerine önemli çalışmalar yapan, Dünya fizik literatüründe önemli bir yere sahip bu değerli bilim adamı, 24 Haziran 1926 yılında, Malatya kentinin Tahtalı Minare diye bilinen semtinde, tek katlı kerpiç bir evde, Barutçugil ailesinin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi.
Cumhuriyet ilkokulunda ve Malatya Lisesinde üstün başarılar göstererek okudu. Çok zor olan giriş sınavını kazanarak, 1943 de İstanbul Teknik Üniversitesine kaydoldu. Yabancı ülkelere okumak için gönderilecek öğrencileri seçmek için 1944 yılında yapılan sınava girdi, çok başarılı oldu. İsviçre’ye gönderildi. Zürih Teknik Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği bölümünde okudu. Orada doktora yaptı, öteden beri fizik bilimine karşı derin bir ilgi duyuyor ve bu dalda derinleşmek istiyordu. 1953 yılında bir burs bularak ABD’ye gitti. Önce bir süre matematik ve fizik öğrenimi gördü. Öğretim üyesi oldu. Çeşitli üniversitelerde çalıştı. Birçok araştırma yaptı, fizik bilimine yeni görüşler getirdi, incelemeler, kitaplar yazdı. Bunlarla uluslararası bir ün kazandı. Fizik biliminin gelişip yaygınlaşması, bu bilimle uğraşanların düzey kazanması için çeşitli etkinlikler yürüttü, yaz okulları açtı, kongreler, kollokyumlar düzenledi, bu konuda yapılan etkinliklere dünyanın neresinde olursa olsun katılmaktan geri durmadı.
Prof. Dr. Orhan Asım Barut, bildiğimiz kadarıyla Malatya’ya son defa 1987 yılında gelmişti. İnönü Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesinde bir tören yapılarak, kendisine onursal doktora payesi sunulmuş, fakültenin bir dershanesine de adı verilmişti.
İlimizde uzun yıllar önce avukatlık, sonra Noterlik yapan rahmetli Rıfat Barutçugil, Prof. Dr. Asım Orhan Barut’un ağabeyiydi. Bugün Rıfat beyin iki çocuğu, yani Asım beyin yeğenleri de akademik kariyer sahibidirler. Bunlardan Prof. Dr. İsmet Barutçugil, ekonomi biliminde kariyer yapmıştır. Ekonomide teknolojik gelişimin yeri üzerinde çalışmaları vardır. Yayınları arasında “Teknolojik yenilik ve araştırma geliştirme yönetimi, (1981) de bulunmaktadır. Hikmet Barutçugil ise Mimar Sinan üniversitesinde öğretim görevlisidir. Ebru sanatı dalında çalışmaktadır. Öte yandan Prof. Dr. Asım Orhan Barut’lara baba tarafından yakın akraba olan Osman Azmi Barut da fizik öğretmeni olup, Türk Fizik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi’dir.
1994 yılında Colorado Denver’de 68 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Malatyalı ve Türk olduğunu her fırsatta belirten ve bununla övünen güzel insan mekanın cennet olsun.
Yine bir değerimizi andık sizlere de hatırlattık...
Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına…