PKK akıllandı mı ne!

Abone Ol

Sevgili hemşerilerim

Sevgili kardeşlerim…

Güzel Malatya gelecek.

Her yer eskisinden daha iyi görünecek.

Koca koca evler, siteler, apartmanlar depremle yıkıldı, yıktırıldı.

Yerlerine gül gibi, demir gibi binalar yaptı güzel devletimiz; insan bakmaya kıyamıyor.

Devletimiz, güzel milletinden aldığı güçle, hazinesine giren vergilerle yaptı; devletimiz milletine duyduğu derin hizmet bilinciyle yaptı.

Sahiplerine güle güle oturmak nasip olsun inşallah.

Dostumuz, düşmanımız için, Allah Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin gücünü, kuvvetini artırsın, ayağına taş değdirmesin.

Canlarını dişlerine taktılar, düzüp koştular Malatya’yı.

Hangi devlet bunu başarır? (Ali Mahir değil!)

1999 büyük depremi sonrasında yorumda yazdığım yazıda, “Milletin kafasındaki ‘Devlet Baba’ imajı yıkıldı. Devletler kendi güçleriyle bu tür depremlerin altından kalkamaz. Uluslararası Kuruluşlar oluşturulmalı.” demiştim.  Deprem sonrasında Türkiye’ye gelen Hollanda Savunma Bakanı da bu yazdığımızın aynısını söylemişti.

Tabii bu Avrupa devletlerinin işine gelmezdi.

Öyle ya, çürük binalar fakir ülkelerde olacak, depremde onlar yıkılacak, yardım da koşup kurtarmak, para pul harcamak da onlara düşecekti.

Kimi kandırıyorsunuz!

Hesap doğruydu; karar doğruydu, onun için, “Neme lazım” dendi.

Ama çıplak akılla yaşam doğru akmıyor ki!

Akılla vicdan birlikte olacak, ortak karar verecek.

Vicdansız insanın o diğer canlılardan ne farkı var?

“Ooo, Selahaddin, sen de her devleti senin devletin, her milleti senin milletin, her medeniyeti senin medeniyetin gibi biliyorsun! Sen yirmi iki milyon kilometrekarelik alanı yönetmişsin. Sen, insanlık tarihine yön vermişsin. Avrupa tarihçilerine, ‘Türkler olmasaydı, Dünya tarihi başka yazılırdı’ dedirtmişsin. Bunları unuttun mu?” diyorum kendi kendime…

İnkâr etmeyelim, Depremimizde Avrupa’dan da azımsanmayacak denli yardım geldi. Sağ olsunlar.

Benim dediğim, kurumsallaşmış, bütçesi, aracı gereci, kurtarıcıları, uzmanları olan büyük dayanışma birliği, teşkilatı.

Şunu unutmamak gerekir:

Önce kendine güveneceksin. Gerekirse göbeğini kendin keseceksin.

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, “Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin…” (Trump’ı söylemiş sanki; kandıracağını sanıp yalandan iltifatlar yağdırıyor ya! O zannediyor ki Türkiye o, eski derbeder Türkiye ve başkan da o başkanlardan biri!)

Devletimiz, hep daha iyiye, daha güzele doğru adımlar atıyor.

Bir sene kadar önce de “Kardeşlik, Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” için doğru, güzel bir süreç başlattı.

Milletin iradesiyle oluşmuş Gazi Meclis de ‘Evet’ dedi.

Komisyon kuruldu, canla başla çalışılıyor.

Bu amaç Kürt, Türk hepimiz için, herkes için güzellik doğuracak bir amaç.

Öyleyse, bilir bilmez laflar etmeyeceğiz.

Karalamaya, yıpratmaya gitmeyeceğiz.

Bin yıldır aynı coğrafyada yaşıyoruz.

Aynı Dine, inanmış, iman getirmişiz.

Kültürlerimiz, dillerimiz birbirine karışmış.

Eniştemiz, yengemiz, gelinimiz, dayımız, teyzemiz Türk olmuş, Kürt olmuş; kanımız kanımızla birleşmiş.

Bakın Şair ne demiş dizelerinde:

Damda birlikte yatmışız

Öküzü hoşça tutmuşuz

Koyun değil şu dağlarda

Sanki kendimizi gütmüşüz

Hor baktık mı karıncaya

Kırdık mı kanadını serçenin

Vurduk mu karacanın yavrulusunu

Ya nasıl kıyarız insana… Hasan Hüseyin Korkmazgil

Bu, terörsüz Türkiye çabasına kim hayır der?

Bu amaç kime zarar verir? Yanıt:

-Terörden nasiplenenlere, Türkiye’yi, Bölgeyi avucunun içinde tutmak isteyen devletlere.

Amerika, babasının hayrına mı PKK’ya milyonlarca Dolarlık silah alıyor?

Kürtleri çok sevdiği için mi?

Sokaklarda yatan-yaşayan onca vatandaşı var; onlara yer, yurt yapsın.

Kürt gençleri hayat gerçekleriyle bağdaşmayan, yani soyut teorilerle hülya alemine dalıp, serüven peşinde koşup, kendilerini, ailelerini devletlerini milletlerini heder etmemelidir…

Bugüne kadar ölen öldü, anaları ağladı bundan sonra olmasın.

Artık yeter! Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge ve Kardeşlik projesi Devletimizin; Türk’ün, Kürt’ün hepimizin faydasınadır.

Evet, bir olalım, diri olalım, iri olalım hep birlikte Türkiye olalım.

Düşmana karşı etten kale olalım!

Bazı bilgisizler, bazı kandırılmışlar, bazı odaklar bu güzel amaca zarar vermeye çalışmakta.

Doldurulmuş, kafadan atma düşüncelerle süreci taşlamaya çalışmaktalar.

Kürt olsun, Türk olsun bütün vatandaşlarımızın oluşturduğu Türk Milleti için, doğusuyla, batısıyla her köşesini bir tutup yoluyla, köprüleri, viyadükleri, hızlı trenleri, havalimanları, barajları, şehir hastaneleri, üniversiteleriyle… baştan başa donatan, devamla gece gündüz, hastalık, sağlık demeden çalıştığını çocukların bile gördüğü, inşallah örnek aldığı Recep Tayyip Erdoğan’a, 2014’ten beri sıkı sıkıya takip ettiğim, vatan hesabından başka hesabının olmadığını bildiğim, gördüğüm Devlet Bahçeli’ye, Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’a, MİT Başkanı İbrahim Kalın’a güvenmiyor musunuz?

Bunlardan Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk Milletine zarar gelir mi?

PKK, Türkiye’den çekildiğini bildiren açıklamasında, “Ortadoğu’da yaşanan çatışma ve savaşların Türkiye’nin ve Kürtlerin geleceğini çok ciddi biçimde tehdit eder hale gelmesi üzerine geçen yıl bu sürecin başlatıldığını…” söylüyor.

Provokasyonlara gelebilecek, çatışmalara sebep olabilecek unsurları Türkiye dışına çıkardık diyor.

Demek ki bu Türk-Kürt hepimizin faydasına.

“PKK akıllandı” diyebilir miyiz?

İnşallah öyledir.

Şunu da söylemek istiyorum: Allah bana, CHP’nin de akıllandığını gösterir İnşallah.

CHP iş yaparak iktidara gelinebileceğini anlar inşallah.

Şeytanın yolundan çıkar da Hak yola girer inşallah.

Bugüne değin yaptıklarının tersini yapar da iktidar olabilme umuduna erer inşallah.

Bana göre, CHP’nin akıllanması, PKK’nın akıllanmasından daha değerli Türkiye’ye.

Sekiz sene önce CHP’den ayrıldığımda benimle röportaj yapan gazeteci arkadaşıma,

-Ben CHP’den ayrılmadım. Bu parti CHP değil demiştim.

2004 Yerel Seçimleri bozgunu akşamı, Malatya bir yerel TV kanalın canlı yayınında, masada bulunan kül tablasını elime alıp (İlkelliğe bakın, o tarihler Türkiye’sinde ekranda bile sigara içilebiliyordu), elimi masanın dışında gezdirerek,

-CHP halkın yörüngesinden çıkmıştır.” demiş,

-CHP’nin başında Deniz Baykal değil, atıyorum Ağrı il başkanı olsa daha çok oy alırız diye eklemiştim.

“Seçilirsem, Erdoğan’ın devrilmesi için Türkiye’deki muhalefete yardım edeceğim.” diyen Biden’ın kazanacağının belli olduğu sıralarda bir CHP’li arkadaşıma,

-Haydi iyisiniz. Baydın seçiliyor. Erdoğan’ı devirir dediğimde, arkadaş,

-Devirsin de kim devirirse devirsin demişti.

CHP hala bu yolda yol alıyor, daha doğrusu “yolunu bulmaya” çalışıyor!

Evet kıymetli hemşerilerim, arkadaşlarım,

Yazının sonuna geldik, Malatya, sapasağlam konutlarıyla, işyerleri, çarşıları, iş merkezleriyle, camileri, cemevleri, bahçeleri, parkları, gülü çiçeğiyle yepyeni, güzel mi güzel olmakta, il dışındaki ildaşlarını beklemekte.

Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge Projesiyle huzurumuz, birliğimiz, bütünlüğümüz güçlenecek.

Bir de Ana Muhalefetimiz işini yoluna koyarsa, değmeyin artık keyfimize!