Peygamberimize salavat getirmenin bereketi

Abone Ol

Peygamberimize salavat getirmenin hayatımıza sayılmayacak kadar katacağı bereket ve faziletler vardır. Bunlardan bir kaçını ayetler ve hadisler ışığında sizlerle paylaşalım.

1- Peygamberimize salavat getirmek öncelikle Rabbimizin emrini yerine getirmektir, onun buyruklarına itaattir, zira Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: Allah ve melekler peygambere salât ediyorlar; ey iman edenler, siz de ona salât ve selâm okuyun. Ahzab, 56.

Müminlerin Hz. Peygamber’e salâtı, ona dua etmeleri, onu övgü ve hayırla anmalarıdır. Kendisine, “Selâmın nasıl verileceğini bildik, sana salât nasıl olacak?” diye sorulduğunda, Resûlullah namazların oturuşlarında okuduğumuz “salavât-ı şerife”yi öğretmiş, “Bana böyle salât edersiniz” demiştir (Buhârî, “Tefsîr”, 33/10). Sahih kaynaklarda meleklerin salâtı da dua, övgü ve tebrik olarak açıklanmıştır (Buhârî, “Tefsîr”, 33/10). Allah’ın bir kuluna salâtı şüphe yok ki büyük bir iltifat, şeref, lutuf ve rahmettir. Ancak bunun mahiyet ve keyfiyetini bilmek mümkün değildir. Kaynaklarda bu açıdan salât, “rahmet ve övgü” şeklinde tanımlanmıştır.

âyette Allah’ın müminlere rahmetiyle lutuflarda bulunması, meleklerin de onlara dua etmeleri salât kelimesiyle ifade edilmiş, hemen arkasından da bu salâtın doğurduğu sonuç açıklanmıştır: İnsanı karanlıklardan aydınlığa çıkarmak. Şu halde Allah’ın salâtı yalnızca övgü ve rahmetle sınırlı değildir, ona mazhar olanların gözlerini ve gönüllerini hakikate açan bir tecellidir.

“Siz de ona salât ve selâm okuyunuz” emri bağlayıcıdır, emrin yerine getirilmesi gereklidir. Ancak bunun zamanı, mekânı ve sayısı konusunda açıklama yapılmadığı için fıkıhçılar farklı yorumlar yapmışlardır. Ömürde bir defa Hz. Peygamber’e salavat okumanın ve selâm vermenin farz olduğunda ittifak vardır. Onun adı anıldıkça uygun aralıklarda aynı şeyi yapmanın müstehap (dince tavsiye edilmiş bir davranış) olduğu da ifade edilmiştir (Cessâs, III, 370; Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III,1584; İbn Âşûr, XXII, 98 vd.).

2- Salavat getirmek Peygamberimize gösterilen saygı ve sevginin kanıtıdır, Resulullah’ı çokça sevenler ona daha çok salavat getirir, çünkü insan sevdiğini hep hatırda tutar, her vesileyle onu konuşur, ondan bahseder.

Doğrusu seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ey insanlar, siz de Allah’a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, O’na saygı gösteresiniz ve O’nu sabah akşam tesbih edesiniz. Fetih, 9.

3- Günahlarımızın bağışlanması ve sıkıntılarımızın giderilme sebebidir.

Salavatın kendisi aslında bir dua olmakla beraber aynı zamanda duaların kabul sebebidir. Alimlerimiz duanın adabından bahsederken; duaya Allah’ın güzel isim ve sıfatlarını zikrederek başlayıp Allah’ı övmek, ona hamdetmek ve salavatla bitirmenin duanın kabul olma alameti olduğunu söylemişlerdir.

Peygamberimizin ashabından biri; ey Allah’ın Resulü duamda sana salavat getirmeye ne kadar yer vereyim diye sorar, sonra da bütün duamda sana salavat getireyim diye eklediğinde Peygamberimiz de ona şöyle der : Öyle yaparsan Allah günahını affeder ve sıkıntılarını giderir. Tirmiz’i, El-Bani tashih etmiştir.

4- Kıyamet günü Peygamberimize yakın olma ve onun büyük şefaatine nail olmanın en önemli nedenlerinden biri; Peygamberimize çokça salavat getirmektir.

Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır : Kıyamet günü bana en yakın olanınız bana en çok salavat getireninizdir. Tirmiz’i.

Başka bir rivayette de : Kim sabah on defa ve akşam on defa bana salavat getirirse şefatimi hak eder, diye buyurmuştur.Taberani.

5- Dualarımızın kabul olunma sebebidir.

Peygamberimiz dua ederken salavat getirmeyen bir sahabesine bu adam acele etti, sonra onu çağırıp şöyle dedi : Sizden biri dua ederken öncelikle Rabbine hamd ile başlasın ve onu övsün, peşinde Peygamberine salavat getirsin ve sonra da isteklerini Rabbin’e arzetsin’ diye buyurdu. Tirmizi.

6- Meclislerimizin bereketlenme sebebidir.

Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: Her hangi bir topluluk bir mecliste oturur da orada Allah’ı zikretmez ve onun peygamberine salavat getirmezlerse kıyamet günü o meclis onlar için pişmanlık nedeni olacaktır. Sahihu’l Cami.

7- Allah’ın rahmetini, sevgisini kazanmanın en önemli sebeblerinden biridir.

Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır : Kim bana bir defa salavat getirirse Allah bunun karşılığında on defa ona rahmet eder. Nesai.

Subhanallah, ne kadar büyük bir müjde kardeşlerim, sen Allah’ın sevgili kuluna bir defa salavat getiriyorsun Allah da sana defalarca rahmet ediyor, hatta bazı rivayetlerde; kulun on günahını silip kendisini on derece yükseltiyor.

8- Salavat getirmenin en faziletli olduğu gün Cuma günü ve Cuma gecesidir. Mümin o günlerde peygamberine daha çok salavat getirmesi gerekir.

Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: Sizin Allah katında en faziletli gününüz Cuma günüdür, o günde bana çokça salavat getirin, yüne başka bir rivayette, Salavatlarımızın peygamberimeze arzolunduğu, Peygamberimizin de buna selam vererek karşılık verdiği da haber verilmektedir. Ebu Davud.

9- Peygamberimizin üzerimizdeki haklarından biri de ona çokça salavat getirmektir, onun ismi anıldığında salavat getirmeyenleri peygamberimiz ; cimri olarak nitelendirmiştir, Peygamberimize salavat getirenlerde cömertlerdir. Allah cömertlere yakındır, Allah’ın rahmeti, cenneti cömertlere yakındır.

Kardeşlerim sözün özü bizler Allah’ın kullarıyız en büyük amacımız bu dünya hayatımda Rabbimizin rızasını kazanmaktır ve onun rızasını kazanmanın yollarından biri de Peygamberimize çokça salavat getirmektir.

Salavat’ın kalıplarıyla ilgili en faziletli salavatın namazlarımızın sonunda getirdiğimizi ‘ İbrahimi salavat ‘ olarak nitelenen salavattır.

Ama bazen bu kalıp uzun olduğu için Alimler şu şekilde salavat getirmenin de aynı ecre ve fazilete nail olacağını söylemiştir.

ALLAHUMME SALLİ VE SELLİM ALA NEBİYYİNA MUHAMMEDİN.